O günlerde son derece uysal bir gençtim. İnsanları ilginç bir şekilde değiştiren irade, içimde yeni yeni tomurcuklanıyordu. Aşırıya kaçan arzularım bende duyarlılığın, korkunun titremelerine benzeyen o hızlı sarsılmalarına yol açmıştı. Mücadele etmek beni ürpertmiyordu, ama paylaşılmış bir aşkın mutluluğunu tatmadan ölmek istemiyordum. Güçlükler ve arzularım iki paralel çizgi halinde gelişiyordu.
Sayfa 57 - İş Bankası - Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi·Kitabı okuyor
Öyküsünü yazıyorum annemin, hem annemi ve onun ölüme nasıl sürüklendiğini, bu ilginç intihar olayını, belki de dinsel, ruhbilimsel ya da toplumsal bir düşyorumu çizelgelerinden birinin doğrultusunda kolayca aydınlatabilecek herhangi bir yabancı gazeteciden daha iyi bildiğimi düşündüğümden, hem de kendim için, yapacak bir şeyler olunca canlandığımdan ve sonunda, bu özgürce seçilen ölüme, başka bir biçimde de olsa, dışardan bakan bir gazeteci gibi bir olay gözüyle yaklaşabilmek istediğimden.
İnsan hayatında böyle bir ritim olmadığı için mevsimler söz konusu olduğunda her insanın her mevsimi sadece bir kez yaşadığına inanıyorum. Doğumumuz ve çocukluğumuz ilkbahardır. Yirmili, otuzlu, kırklı yaşlarımızın o görkemli, hayat dolu, ilginç yılları ise yaz. Havanın biraz serinlediği ama dondurucu bir soğuğa dönüşmediği, yoğun tadı insanın damağında kalan sonbaharda kendimizi tanır, kendimize sığınırız. Kış geldiğindeyse (acımasızca) yaşlanır ve ölürüz.
Gezegenlerin hemen hepsi kendi eksenleri etraflarında dönmelerini pozitif yönde yaparken bilin bakalım hangi gezegen diğerlerine ters yönde dönmektedir? Evet, tam da tahmin ettiğiniz gibi tipik bir Venüs davranışı. Venüs gezegeni ilginç bir şekilde kendi etrafında dönüşünü diğer gezegenlerin tam zıttı bir biçimde yapmaktadır. Hani erkekler hatta sinirbilimciler olarak kadınların bazı davranışlarını anlamakta zorlanırız ya, işte astronomi dünyasında da Venüs'ün niye böyle davrandığının tanımlaması bir o kadar zor durumdur.
Evvela, bugüne kadar başına gelen kötü şeyleri alt alta yazıp oku.Bunca kötü şeye rağmen ben nasıl yaşamış, nasıl ayakta kalmışım dersin.
Sonra da şu anki dertlerini yaz.Yine,bunca şeye karşın nasıl oluyor da hâlâ nefes alabiliyorum diyeceksin.
İşin ilginç yanı şu ki,gelecekte de kötü şeyler yaşayacaksın.O zaman da aynı şeyleri düşüneceksin.
Ama bak; yaşadın,yaşıyorsun ve yaşayacaksın.
Hayat, senden bıkıp yerine başkasını alana kadar bu döngü devam edecek.