Risale-i Nur şakirdleri vücud-u manevîsinde, ancak küçük bir ayak parmağı kadar bir kıymeti olan bu bîçare kardeşinizi, Hâlıkımız bu günahkâr abdini nihayetsiz in'am ve ihsanına lâyık görmüş ki;
Risale-i Nur naşirine bir talebe,
Risale-i Nur şakirdlerine bir kardeş,
Kur'an hâdimlerine bir arkadaş etmiştir.
Arabî ve Farisî bilmeyen,
ilim ve medrese görmeyen bir âsi abdine,
hikmet-i Samedaniyesiyle böyle bir ikramda bulunuşu, elbette bir hikmete müsteniddir. O da her halde Risale-i Nur'la alâkadar olanlar arasındaki safvet ve ihlas ile, Risale-i Nur'un ind-i İlahîdeki derecesine ve hizmetin ulviyetine atfolunur.
Barla - 305
Günümüzde dijital medya adeta bir mücadele alanına dönmüş durumda. Kimisi bâtılı kimisi de hakkı yaymak için çalışıyor. Aslında bu platform inananlar olarak ihmal etmememiz gereken bir saha.
Sosyal medyayı şuurlu ve bilinçli kullandığımızda ilim öğrenmeye ve tefekküre vesile olur. Faydalı paylaşımlar hayrın daha çok insana ulaşmasına katkı sunar. Gelin sosyal medyayı "salih amel" projesine çevirelim. Sosyal hizmet projelerinde yer alabiliriz. Doğu Türkistan ve Gazze gibi mazlum coğrafyalann sesi olabiliriz. Kitap tahlili ve ilim halkası gibi çalışmaların çoğalmasına destek olabiliriz. Bunlar gibi daha nice hizmetler bu alanda bizi bekliyor Allah'ın izniyle.
Dijital medyada tebliğ ve davet nasıl olmalı? Bunun bir usul ve yöntemi var midir? Gelecek yazıda bu konuyu ele alacağız inşallah..
"Herkesin yüzünde herkesten onu temyiz edecek birer alâmet-i farika bulunması ve sîmalar gibi seslerde, dillerde ayrı ayrı farklar bulunması, bilbedahe onun ilim ve hikmetiyledir."
"Kur'ân, Arapların dilinde nazil oldu; fakat Allah, Arapçayı bilmenin Kur'ân'ı anlamaya yeterli olduğunu hükmetmedi. Vahyi, Resûlullah'ın ﷺ terbiyesinde öğrenilen bir ilim kıldı."
Sosyoloji benim için bir ilim değil, bu ülkenin maruz kaldığı büyük sarsıntıları anlama ve anlamlandırma kılavuzudur. Kendimizi tanımadan, başkasını tahlil edemeyiz...