Hep aklıma ilk geleni söylüyorum. Dedim ya, biraz deliyim.
Sayfa 47·Kitabı okuyor
Biz iki kişiyiz. Kayra ve Kinyas. Yan yana duruyoruz. Soldan başlarsan Kayra, sağdan başlarsan ben ilk olanım. Biz iki kişiyiz dünyada. Sıraya girmiş olsak bile zamanında, satmışız yerlerimizi birkaç şişe votkaya. Yan yana duruyoruz. Zihinlerimiz yatmış. Ne ilk var. Ne de son! Ne denge var, ne de bir ajanda!
Sayfa 162
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sihre ilk başladığımın sebebinin insanların şaşkın yüzlerini sevmek olduğunu hatırladım. Ama bir yerden sonra, sahneye çıktığımda seyircilerin yüz ifadelerini göremez oldum.
Sayfa 182·Kitabı okudu
"En baştaki sorun dil," dedi sultan. "Bunu unutmayın. İlk önce dillerini unutup karıncalıktan çıkacaklar, fil olmak için can atacaklar. Durmadan fillere öyküneceklerdir. Her karıncanın içinde bir fil padişahı yatacak. Karıncaların kellelerini kesmektense, dillerini kesmek daha doğrudur. Anladınız mı dediğimi?"
Sayfa 57·Kitabı okudu
İncecik, güneşten yanmış, kara saçlı başı hafif geriye atılmış, topu fırlattıktan sonra bir an havada kalan kolunda bileziğinin ışıltısıyla kız, yeni yaşamın ilk sayfasını süsleyen, özenle renklendirilmiş bir minyatür gibi göründü ona bir an.
İlk günlerde o kadar çok ağlamıştı ki, gözyaşı pınarlarının kapasitesine kendi bile şaşmıştı. Bilim adamları, bir insanın gözünden ne kadar çok tuzlu su akabileceğini bilirler mi? Bu da ona eski bir anı hatırlattı: Bir yaz, İtalya kıyılarında tatil yaptıklarında, küçük bir küveti deniz suyuyla doldurup bebeği içine sokarlardı... Gözyaşları ile çok daha büyük bir küvet doldurmak, içinde koca bir devi yıkamak mümkündü oysa.