Bugün Suriye'de yaşıyor olsaydınız, bir cehenneme tıkılmış olurdunuz: yaşam korkutucu, şiddet ve yoksulluk dolu, öngörülemez ve Suriyelilerin hemen hepsi için kısa. Bunları yazdığım sırada Suriye'deki iç savaşta ölenlerin sayısına ilişkin tahminler 150.000 ile 250.000 arasında değişiyor.(Tahminler arasındaki bu uçurum işlerin ne kadar kötü olduğunu gösteriyor: ölüler bir bilinmezlik bulutunun içinde kaybolmuş.) Yaşam kalitesi düşen insanların sayısı milyonları buluyor. Şiddet yüzünden hemen herkes yoksullaşmış durumda. (2014 yılı itibariyle ülkedeki işsizlik oranı yüzde 60 olarak tahmin edilmektedir.) Aklı başında hiç kimse şu anda Suriye'de yaşamayı tercih etmez.
''İnançlı bir Hristiyan'a karısının onu aldattığını, ya da yoğurt yerse görünmez olacağını söyleseniz o da herkes gibi bunların doğru olup olmadığını anlamak için deliller arayacak ve bunlara herkes ne kadar inanırsa o ölçüde inanacaktır. Ama aynı adama, başucunda tuttuğu kitabın, içinde yazan her türlü inanılmaz iddiayı kayıtsız şartsız kabul etmediği takdirde onu cehennem ateşinde yakacak görünmez bir tanrısal varlık tarafından yazıldığı söylenmiştir ve bu kişi göründüğü kadarıyla bunu doğrulayacak hiçbir kanıt aramamaktadır.''
-Sam Harris (İmanın Sonu)
Genç haham golfe çok düşkünmüş. Dininin en kutsal günü Yom Kippur'da bile ne yapar ne eder, çaktırmadan sıvışıp golf oynarmış.
Gene bir Yom Kippur günü, ortalıkta kimsecikler yokken golf sahasına gitmiş. Topu yerleştirip vurmuş, top havada süzülürken bir rüzgar çıkmış ve top, doğrudan uzaktaki deliğe girmiş.
Mucizeyi gören meleklerden birisi, Tanrı'ya, ''Adam Yom Kippur'da oyun oynuyor,'' demiş, ''siz kalkmış yardım ediyorsunuz. Ceza mı yani şimdi yani?''
Tanrı gülümseyerek, ''Elbette ceza'' demiş. ''Tek atışta topu deliğe soktuğunu kime anlatacak?''