Hibrit tohumun amacı...
Genetiği değiştirilmiş yiyeceklerin amacı...
Gıdadan ilaca kimyasal ürünlerin amacı...
Açlığı gidermek ve daha iyi bir dünya yaratmak için değil! Öyle olsa... 2001 yılında IMF ve Dünya Bankası, Afrika ülkesi Malawi'nin dış borçlarını ödemesi için acil durum gıda rezervini elden çıkarmak ister miydi? Hangi açlıkla mücadele? Hepsi yalan. Ülkede büyük açlık sorunu çıkacağını bilmiyorlar mıydı? Ülkede açlık çıkınca bu kez ABD Kalkınma Ajansı (USAID) bu ülkeye 250 bin ton GDO'lu mısır hibe etti! Bunun altında ne olduğu belli değil mi? Bu aslında farklı bir nüfus planlama çalışması mı?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tohumda küresel güçlere mecbur bırakıldık.
Gübrede, ilaçta onlara mecbur bırakıldık.
Kimyasalların hammaddesi petrolde onlara mecbur bırakıldık.
Mazotta elektrikte onlara mecbur bırakıldık.
Endüstriyel yiyeceklerle hastalıklara maruz bırakıldık.
Şeker gibi haz veren katkı maddeleriyle beyni öldürdüler.
Kanser yaptılar, kısır ettiler. İlaca bağımlı yaptılar.
Bir yanda açlığı, diğer yanda obeziteyi arttırdılar.
İnsanoğlunu yedi günahtan biri olan ''oburluk'' ile cezalandırdılar!
Deneyciliğin ve bilimin onca zaferine rağmen pek çok insan hâlâ bazı sıra dışı olayları doğal nedenlerin sonucu yerine mucize olarak kabul etmeye devam etmektedir. Kuşkucu İngiliz deneycisi David Hume bir şeyin mucize olduğuna inanmadaki tek rasyonel temel, diğer bütün açıklamaların mucizeden daha ihtimal dışı olmasıdır, demiştir. Diyelim ki adamın biri saksıya dikili ve Aida operasından aryalar söyleyebilen bir palmiyesi olduğunu söylüyor. Hangisi daha ihtimal dışıdır? Saksıdaki palmiyenin doğa kurallarını çiğnemesi mi, adamın deli olduğu veya dalga geçtiği ya da bir takım maddelerin etkisinde kaldığı mı? Hume buna ''Geçiniz.'' diyecektir. Adamın kandırılmış veya gerçeği çarpıtma ihtimali doğal yasaların çiğnenme ihtimalinden daha yüksek olduğundan Hume, bir mucizenin gerçekleştiği sonucuna varılacak hiçbir şart öngörmeyecektir.