Ah, ne iyi olurdu Agathon, demiş, iki insan birbirine dokununca, bilgi, dolu olandan boş olana akabilseydi! Tıpkı iki çanaktaki suyun bir yün ipliği ile çok doludan az doluya aktığı gibi.
Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarihin tozlu yollarında, Anadolu’nun kadim izlerini sürmek isteyenlere Oğuzhan Karadirek’in Anadolu Uygarlıkları adlı eseri eşsiz bir rehber.
"Anadolu, birçok medeniyete ev sahipliği yaptı." sözünü hep duyduk, biliyoruz. Ancak kendi adıma bir özeleştiri yapmam gerekirse;
ilkçağ uygarlıklarıyla arama hep bir mesafe koydum. Çünkü terimlerin yabancılığı ve anlatımların karmaşıklığı, bu coğrafyanın derin tarihine yaklaşmamı zorlaştırıyordu.
İşte tam bu noktada Karadirek’in sade, samimi ve anlatmak için çabalayan diliyle karşılaştım.
Anadolu Uygarlıkları, akademik bir yoğunluk taşımıyor olabilir ama tarih meraklısı ruhlara “Hadi bir yolculuğa çıkalım” diyen, belgesel tadında bir eser.
Okudukça “Şimdi hangi devlete ya da kültüre merhaba diyeceğim?” diye meraklandım. Bu kitap, bilgiden çok daha fazlasını; geçmişle bağ kurmanın keyfini sundu.
Kimi zaman sade bir anlatım, bir konuyu sevdirmenin en etkili yolu olabiliyor. İşte bu kitap da tam olarak bunu başarıyor.