İlknur Koyuncu

İlknur Koyuncu
@ilknurkyncuu
Lefkoşa Türk-Rum sınırındaki ateş savaşı, yer yer boğuşmaya dönüşerek sürüyordu. Bayrak radyosu sık sık bir şarkıyı yayınlamaya başlamıştı: "Bir gece ansızın gelebilirim..." Uzun zaman, "bekledim de gelmedin" şarkısı çalarak Türklerle dalga geçen Rumlar bu şarkıyı duyunca vurulmuşa dönüyorlardı. Şarkı silah sesleri arasında, hele paraşütler yağarken daha etkili olmaktaydı.
Sayfa 367 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnönü'nün söylediği son söz üçünün de işine işledi: "..Unutmayın, vatan savunmasında Türk'ün sabrı, tükendiği yerde yeniden başlar."
Sayfa 161 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih
1923 YILINDA Cumhuriyet ilan edildiği zaman Türkiye genellikle ortaçağda yaşayan, geri, yoksul,ilkel, birçok salgın hastalıklı, sanayisiz, yoksul bir köylü toplumuydu. Tanzimat 84 yıl içinde ancak İstanbul'un birkaç semtine girebilmişti. Okur-yazar erkek oranı %7 idi. 42.000 köy vardı, ebe sayısı 200, doktor sayısı 340 kadardı. Demiryollarının bir metresi bile Türklerin değildi. Pek çok konuda dışa bağımlıydı. Çivi bile ithal ediliyordu.
Sayfa 43 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih
Kalkınma Değil, Kontrol
9/10
·314 syf.··
Beğendi
·
2025 50. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2025 19:30
John Perkins, bu kitapta yıllarca içinde bulunduğu düzenin karanlık yüzünü anlatıyor: Yoksul ülkelere kalkınma yardımı adı altında borç verilerek, onların ekonomik esaret altına alındığını ve Amerikan çıkarlarının nasıl korunduğunu açıkça gözler önüne seriyor. Beni en çok etkileyen bölümlerden biri, Endonezya’da izlenen geleneksel bir kukla gösterisiydi. Gösteride, dönemin ABD Başkanı’na benzeyen bir figür yer alıyordu. Bu sahne, halkın emperyalizme karşı duruşunu ve sanatı direniş aracı olarak nasıl kullandığını anlatıyordu. “Dışarıdan gelenler sürekli kazandıklarını sanırlar ama halkın ruhu sahneden hiç inmez.” Bu bana günümüzde Endonezya Cumhurbaşkanı'nın Türkiye’ye gelip “Atatürk benim ilham kaynağım” demesini hatırlattı. O kukla gösterisindeki ruh hâlâ yaşıyor. İran’da Perkins’in karşılaştığı yaşlı bir adamın sözleri ise sistemin özünü özetliyordu: “Siz yardım etmiyorsunuz, çıkar sağlıyorsunuz.” Perkins, emperyalizmin işleyişini üç aşamada anlatıyor: 1. Ekonomik baskılar ve borçlar devreye giriyor, 2. Olmazsa gizli operasyonlar ve suikastlar gerçekleşiyor, 3. Hâlâ sonuç alınamazsa, doğrudan askeri müdahale yapılıyor. Panama’da yaşananlar bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Liderlerin baskı altına alınması, direnenlerin yok edilmesi ve sonunda doğrudan müdahale yapılması, bu düzenin acımasızlığını gösteriyor. ABD, bu sistemi onlarca yıl sürdü: Borçla ülkeleri kontrol etti, direnişi kırdı, gerektiğinde şiddete başvurdu. Tüm bunları “demokrasi” ve “özgürlük” söylemleriyle gizledi. Ancak her imparatorluğun unuttuğu bir gerçek var: Baskı sonsuza kadar süremez. Halklar bir gün uyanır. Tarihin terazisi ağır ve adildir. Emperyalizm, eninde sonunda kendi yalanlarının altında çökecektir. Bu kitap bir pişmanlık değil, bir uyanış çağrısı. Ekonomik sömürünün
İnceleme
Bir Ekonomik Tetikçinin İtiraflarıJohn Perkins · April Yayıncılık · 20043,911 okunma

İlknur Koyuncu

, bir kitap okudu
9/10
·314 syf.··
Beğendi
·
5 günde okudu
·
2025 50. kitabı
John Perkins
8.1/10 · 3.911 okunma