İlber Ortaylı’nın Cumhuriyet’in İlk Yüzyılı kitabı, Cumhuriyet tarihine geniş bir bakış sunuyor. Özellikle Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş, devletin kurumsallaşması ve kültürel değişimler konusunda oldukça bilgilendirici. Ortaylı’nın anlatımı akıcı ve konuya hâkimiyeti hissediliyor.
Ancak kitapta Adnan Menderes dönemi ve sonrasına dair yapılan değerlendirmeler oldukça yüzeysel kalıyor. Özellikle çok partili hayata geçiş, 1960 darbesi ve sonraki siyasi aktörler konusunda daha açık ve ayrıntılı bir anlatım beklerken, Ortaylı’nın bu konuları genel ifadelerle geçiştirdiğini görmek hayal kırıklığı yarattı. Siyasi olayların perde arkasını veya dönemin aktörlerine dair daha doğrudan analizleri bulmak zor. Bu nedenle, kitabın başlarında gördüğümüz derinlik ve açıklık, ilerleyen bölümlerde kendini yerini temkinli ve yüzeysel bir anlatıma bırakıyor.
Cumhuriyet’in ilk yıllarına dair güçlü bir kaynak olsa da, Menderes dönemi ve sonrası için daha detaylı okumalar yapmak isteyenler ek kaynaklara yönelmek zorunda kalabilir.
-1960'lar ile 1970'lerin arasına baktığımızda, köyden kente doğru çok yüksek bir göç oranı olduğunu görüyoruz. Bu göç toplumu nasıl değiştirdi?
- ...bizde ise öncelikle muhâfazakarlaşma oluyor ve göçmen geldiği yeriyle bağıntısını koparmıyor, hatta köyde toprağı eken akrabalarıyla, aile üyeleriyle bağı devam ediyor. Bu durum sosyologlarımızın hiç tahmin edemeyeceği bir şeydi. Köylüler şehirde gecekondu kavramı ve yaşam biçimi yarattı...
... Dolayısıyla gecekondu polülasyonu ciddi bir muhafazakar oy deposuna dönüştü.