Hayatının büyük bir bölümü boyunca annesini özlemişti ve bu özlem, bulamadığınız bir oyuncağa ya da eşyalarınızı paylaşmayı kabul etmediğiniz için artık size gelmeyen bir arkadaşa duyulan özlem gibi değildi. O, annesini özlemişti. Bu duygu hep içindeydi, gün boyunca ağrıyan ve gece olduğunda keskin bir acıya dönüşen bir boşluk. Kendi kendine eğer annesi geri dönerse artık iyi bir kız olacağına söz vermişti. Mükemmel bir kız. Yanlış yaptığı ya da söylediği ne varsa düzeltecek ya da değiştirecekti. Her şeyden çok, annesinin onunla gurur duymasını istiyordu.
Ama şimdi ne yapacağını bilmiyordu. Hayallerinde hep yalnızca ikisi uzaklara giderlerdi, sadece ikisi, el ele.