Breaking Bad
Bazen çaresizlik, insanı hiç yürümeyeceğini sandığı illegal yollara sürükler. Bir hastalık sadece bedeni değil, ruhu da sınar; işte o noktada bazıları Walter White olarak kalır, bazıları ise Heisenberg’e dönüşür.
Gökkuşağı'nın bütün renklerini barındıran o gözlerin, bir bana mı alaca bakar, Tanyeri doruğunda tenin. Yahut sen hangi cennet'in makamında bağışlandın yüreğime, miğferim de imanımın izleri, seni sevmek kurumuş bir ağacın altında, kök salmış umudumu yeşerten devrimim.(İllegal bir uykuya ihtiyacım var her an tutuklanacak gibi, kollarında ölmek isteyecek kadar kalmak gibi) Neek
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum. Bir yağsam pahalıya mal olacağım... Didem Madak
Uzun boy, kemikleri estetik yüzden başkasını kabul etmeyen, sevgili değiştiren, kriterlerine uymayanlara ağır hakaret eden ortalama ve altı görünüşte kadınlardan bahsediyorum. Geçmişte olmadığı kadar şiddetli, sadece kadınların lehine bir adaletsizlik var. Kapalısı da açığı da aynı ruhları bu sanki. Bu nasıl trend yaratılışı? Emekle elde edilemiyor. Parkları ve üniversiteleri gözlemlemen yeterli.Tek istina serseri illegal işlere bulaşmış suçlularda bazıları dışa bakmıyor o kadar. Bir de işverenler sırf bu şerefsizlere crop etek giyiyor diye iş,staj veriyor. Kaç insanın hakkına giriyorlar. Her gün böyle bir ekosistemde uyanmaya zorlanılıp şükretmek nasıl içtenlikle mümkün olsun?
1000Kitap
konuşuyoruz arada bir, flörtleşiyoruz çok nadir, sevgili değiliz olmak istediğimi biliyor ama olmuyor biliyorum adamdan vazgeçemiyorum takıntı yaptım sürekli profilini stakliyorum illegal işlere onun yüzünden geri adım atmış bulunmaktayım yakında beynini peynir ekmekle yemiş diye show habere çıkarsam şaşırmayın önden bir haber edeyim dedim..
Gözlemci Mütercimin Trajedisi: Dijital Gözetim Çağında Epistemolojik Sabotaj ve Entelektüel Direnişin Sınırları İstasyonun Yıkılışı ve Zamanlamanın Trajedisi Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreği geride kalırken, insanlığın dijitalleşme hikayesi artık bir özgürleşme anlatısı olmaktan çıkmış, mutlak bir kuşatılmışlık realitesine evrilmiştir. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, teknolojik gelişmelerin masum birer ilerleme hamlesi olmadığını, aksine küresel sermaye ve devlet aygıtlarının eliyle yürütülen monolitik bir egemenlik inşası olduğunu göstermektedir. Bu sürecin kırılma noktalarını geriye dönük bir okumayla incelediğimizde, entelektüel zihnin en büyük zaafı olan "post-facto" (olgu sonrası) analiz tuzağıyla karşılaşırız. Tarihsel kronolojiye bakıldığında, kırılmanın kökleri iki binli yılların başına kadar uzanır. İki bin dört yılında Silikon Vadisi’nde küçük sermayelerle temeli atılan platformlar, bugün küresel siyaseti manipüle eden, başkan yardımcılıklarını dizayn eden ve devletlerin kılcal damarlarına sızan birer devasa veri imparatorluğuna dönüşmüştür. Trenin çoktan kalktığı, istasyonun yıkıldığı ve rayların doğrudan egemen yapıların merkezine bağlandığı bu post-facto gerçeklikte, entelektüel ancak bir tarihçi gibi geriye bakarak trajediye not düşebilmektedir. Eğer iki bin dört yılında bu analiz yapılıp kurumsal nüfuz sınırlandırılsaydı, bugün algoritmik determinizm altında ezilen bir toplum yerine, veri egemenliğini elinde tutan bir öznellikten bahsedebilirdik. Fakat bugün, geçmişin ihmaliyle şekillenen bir algoritmik kuşatmanın tam ortasındayız. I. Sistemin Monolitik İllüzyonu ve Fiyatlandırılmış Muhalefet Günümüz gözetim kapitalizmi, muhalif söylemi doğrudan yasaklamak yerine onu emme ve kendi lehine dönüştürme kapasitesine sahiptir. "Sistem, muhalif
Felsefe