eda

Ahmed Arif
Kendine iyi bak. Bir daha hiçbir ana doğurmaz seni. Bir daha hiçbir cihan bulamaz seni.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
En yakınımızla bile öyle uzak ki ara...
Annesi, “Balıkla salyangozun arkadaşlığı! Duyulmuş şey değil! “ diye cevap vermiş ona. “Ben de balıkla salyangozun düşmanlığını duymadım. Ama sizler onu hallettiniz.”
Balıkların çoğu yaşlanınca ömürlerini boşuna geçirdiklerini söylenip yakınırlar. Sürekli sızlanıp herkesten şikayet ederler. Ben bilmek istiyorum, hayat gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak, sonrada yaşlanıp ölüp gitmek mi yoksa bu dünyada başka türlü yaşamak da mümkün mü?
İşlediğimiz günahın kefaretini ödüyoruz. Bir adam tarafından kandırılmaya izin vermiş, onun peşine körü körüne takılmış olmamızın kefaretini; başkaldıran insan tanımını unutma, bencillik, öngörüsüzlük, vurdumduymazlık, diktatöre boyun eğme, küçük hırslarımıza kapılma günahlarının kefaretini. Gündelik yaşamımızın içinde küçük boyun eğişlerimizden oluşan küçük günahların hikayesi bu.