Balıkların çoğu yaşlanınca ömürlerini boşuna geçirdiklerini söylenip yakınırlar. Sürekli sızlanıp herkesten şikayet ederler. Ben bilmek istiyorum, hayat gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak, sonrada yaşlanıp ölüp gitmek mi yoksa bu dünyada başka türlü yaşamak da mümkün mü?
İşlediğimiz günahın kefaretini ödüyoruz. Bir adam tarafından kandırılmaya izin vermiş, onun peşine körü körüne takılmış olmamızın kefaretini; başkaldıran insan tanımını unutma, bencillik, öngörüsüzlük, vurdumduymazlık, diktatöre boyun eğme, küçük hırslarımıza kapılma günahlarının kefaretini. Gündelik yaşamımızın içinde küçük boyun eğişlerimizden oluşan küçük günahların hikayesi bu.
Halkın aymazlığına gösterdiğin tepki, dağa kaçan İsa hikayesini getirdi aklıma. Peygamberi dağa doğru koşarken görenler, “ Ey İsa, aslandan mı kaçıyorsun? “ diye sormuşlar. O, “Hayır!” demiş.” “Kaplandan, ejderhadan mı kaçıyorsun?” diye sormuşlar. O yine, “Hayır,” demiş ve eklemiş, “ben peygamberim, aslandan kaplandan korkmam.” Peki o zaman neden kaçıyorsun?” diye sormuşlar. “ Ahmaklardan kaçıyorum,” demiş İsa, “çünkü onlarla baş edemem.”