Gözlerinden neden yaşlar aktığını bilmez bir halde direksiyonu sıkıca kavrayarak silecekleri çalıştırmayı denedi ve buğulananın cam değil kendi gözleri olduğunu fark etti. Keşke ölsem cümlesinin neden bir tılsım gibi kafasının içinde aralıksız dönüp durduğunu bilemiyordu. İçindeki biri bu cümleyi yanıtlıyormuşçasına, "O zaman öl." cümlesini aralıksız duymasının sebebini de bilemiyordu. İki yabancının diyaloğu gibi olan bu basit sözlerin, onun tir tir titreyen bedenini büyülenmiş gibi sakinleştirmesinin sebebini de bilemiyordu.