Spoiler içerir.
5/10
·520 syf.··
2025 98. kitabı
Bu kadar potansiyeli olan bir hikâyenin, hatta bir serinin sonu nasıl böyle olabilir? Okurken başları inanılmaz derecede sıkıcıydı. Yani açıkçası, başları diğer bölümlere göre daha iyiydi aslında. Tris’in yaşadığı şehrin bir deney olduğu ortaya çıkıyor. (Gerçi bunu bir önceki kitapta öğreniyorduk.) Tris, Tobias, Peter, Caleb ve Christina ile “dışarıya” çıkıp “dışarıdaki” insanları arıyorlar. Zaten “dışarıdakiler” onları gözetlediği için grubumuzu hemen alıyorlar. Meğer uyumsuz dediklerimiz saf genlermiş. Dünyadaki birçok insanın genetiği bozulduğu için, deneylerle saf gene ulaşmaya ve bunu çoğaltmaya çalışıyorlarmış. Tobias aslında uyumsuz değilmiş; ama o yönde bulgular veriyormuş. “Allah’ım, imdat!” diye çığlık atacaktım okurken. Bir de yazar son kitabı, bir Tobias’a bir Tris’e geçerek yazmış. Yani, sonu düşünüldüğünde bu çok mantıklı ama başta okumama hiç yardımcı olmadı. Çünkü ilk iki kitapta böyle bir anlatım olmadığı için buna uyum sağlayamadım. Sonunda Tris’in ölmesi ve Chicago’nun (Tris’in şehri) bağımsız bir şehir hâline gelmesi beni şaşırttı. Özellikle Tris’in ölmesini hiç beklemiyordum. Finalde Tobias ile birlikte olmaları hoş olabilirdi. Ama son kitabın geneline bakınca, yine de iyi bir son yazılmıştı. Bilmiyorum… Uyumsuzların saf gen olması fikri kafama pek yatmadı. İnsanların genetik bozukluklarının yalnızca daha vahşi, suça yatkın vb. olmaları bana inanılmaz sığ geldi. Ya da beklentim bu yönde olmadığı için doymuş hissetmedim. Emin değilim. Yine de bu son beni o kadar da tatmin etmedi.
YandaşVeronica Roth · Artemis Yayınları · 20164,319 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2025 131. kitabı
Beni Geride Bırak ~ K. M. Moronova . Karanlık bir askeri romantizm okumak ister misiniz? Kitabın duyurusu yapıldığı ilk andan itibaren o kadar çok merak ediyordum ki geldiği anda okumaya başladık ve inanılmazdı! ‘Riøt askerinin iyisi ölü olandır.’ cümlesiyle aklıma kazınan beni şoklara sürükleyen bir kitaptı. Belli bir saldırının ardından ekibinde hayata kalan tek kişiydi. Özel operasyon ekiplerinden bir diğeri olan ve birbirlerine düşman olan Malum’a katılması gerekiyordu. Kimsenin gitmeyeceği yerlere giden ekibin yeni üyesi Nell olacaktı ama ekibin önceki üyesinin kaybının sorumlusu olarak görülen Riøt ekibinin üyesini aralarına almak hiç kolay değildi. Özellikle Bones için bu hiç kabul edilemezdi. Adam bir asker değil de bir cehennem kralı resmen! Kaybettiği ortağı, bundan sorumlu tuttuğu ekibin üyesi olan kadın ve acımasız bir ilişki Arkadaşlar o kadar inanılmazdı ki… Kitapla ilgili söylediğim hiçbir şey yeterli olmayacak önden bunun uyarısını yapmak istiyorum. Göreve çıkmadan önce küçük bir kaçamak yapmak isteyen Nell hiç beklemediği bir karşılaşma yaşıyor ve aman allahım Nefretten aşka temasının zirvesi diyorum başka bir şey demiyorum dostlar. Öyle sahneler okuduk kiiii Timin çavuşu olan Eren, bence ondan daha baskın olan Bones, diğer üyeler ve ekibin yeni üyesi Bunny yani Nell. Bones nefretinin merkezinde olan bu kadını timden göndermek için elinden geleni yapıyor. Cidden elinden geleni yapıyor ama. Öyle sahneleri vardı ki imdat çığlıklarım yankılandı ve okurken sürekli kızlara mesaj attım bu tepkileri tek başıma yaşayamazdım Ekipten ayrılması için o kadar çok şeye maruz kalıyor ki ben olsam arkama bakmadan kaçardım ama Bun ve Bones çok manyak bir ikiliydi. Sahneleri yüksek dozda alev ve benim açımdan şok içeriyordu İnanılmaz cesur, inanılmaz alev alev ve
Beni Geride BırakK. M. Moronova · Pukka Yayınları · 2025488 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
3/10
·392 syf.··
2025 70. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2025 15:22
Kitabı yarım bırakıp bırakmama arasında o kadar kaldım ki kitabın sonunda hala ay burada mı bıraksam artık diye düşünüyordum. Keşke bıraksaymışım. :( Kitabımız zaten, bir kitaba olumsuz yorum bırakan bir okurun şiddetli maceralarını ele alsa da bu beni korkutmayacak ve yorumumu yazacağım :) Lütfen benim peşime düşme Taylor Adams :) Gerçi kitabın sonunda söz veriyor ama yine de yazalım. Yazar belki alttan alta bize mesajlar vermeye çalışsa da maalesef çok başarılı bir kitap oluşturamamış. Çok da sevmediğimden spoiler içeren bir şekilde inceleme yazacağım. Yani buradan kitabı kesinlikle tavsiye etmediğimi anlayabilirsiniz. Çok daha güzel gerilim gizem kitapları var. SPOİ İÇEREBİLİR Öncelikle kadın karakterimizin çok salak oluşundan başlamak istiyorum. Normalde öyle durup dururken bir karaktere özellikle binbir emekle yazılmış kitapların karakterelerine böyle girişmem ama beni çok sinirlendiren davranışları sonucunda maalesef karakterimizin hakkında bu kanıya vardım. Köpeği fare zehirleriyle dolu bir et parçası yiyor hatta katilin kendi sözleriyle ''Bir tanesi bile öldürmeye yeter.'' Ve kadın sadece köpeğini kusturmak için ağzına tuz boşaltıyor ve kusunca oh tamam yaşasın kurtuldu artık iyileş kendi kendine diyerek kitabın sonuna kadar neredeyse köpeği salıyor. Birincisi herhangi bir canlı, insan veya bir hayvan o kadar şiddetli zehirlenme karşısında acil tedavi görmesi gerektiğini tüm cümle alem bilmesine rağmen karakterimizin ''önce can, sonra canan,'' diyerek köpeği salıp kendi canının peşine koşuyor. Hayır tabii ki koşsun ona bir şey demiyorum ama hiçbir şekilde köpeğini yardıma götürmek için hamle yapmaması bilemiyorum o adrenalinle başka şeyler elbette yapılabilirdi. Ama katilin ve karakterimizin ''Köpeğini kurtardı, köpeği için savaştı'' falan demesi.. Hayvanın
1000Kitap
Kötü YorumTaylor Adams · Nox Yayınları · 2024179 okunma
8/10
·334 syf.··
2023 84. kitabı
Aman Allah’ım bu neydi böyle??!!? Romantik komedi sandık konu nerelere geldi Romantik, dram, aksiyon, komedi?! Bir sayfada gerginlikten ölürken diğer sayfada nasıl güldürebilir? Gerçekten izahı olmayan şeylerin mizahı olurmuş bunu Poyraz ve Tolga’yı okurken çok iyi deneyimledim Şimdi kısaca konusuna değinmek istiyorum; Havin anne ve babasını kaybettikten sonra Efran’ların evinde yaşamaya başlıyor. Havin’in çocukluğu, Efran’ın ergenliğiyle ve hatta gençlik yıllarıyla birlikte geçiyor. Aralarında 7 yaş var o yüzden Efran, Havin’e karşı her zaman bir arkadaş, yaş farkından dolayı ağabey gibi yaklaşıyor. Aradan yıllar geçiyor, Efran psikopat ağbisi Karan tarafından kaçırılıyor ve dört yıl boyunca anlatmaya dilimin varmayacağı, yüreğimin kaldırmayacağı şeyler yaşıyor. Karan’ın elinden kurtulduktan sonra psikolojik rahatsızlıkları ortaya çıkıyor ve ailesinin yanına dönme istemiyor. Efran’ın kabuslarına ortak olmak, hücrede yaşadığı şeyleri okumak benim için çok zordu Efran’ın eve dönüşü, Havin’le eski günlerdeki arkadaşlıklarına da dönüşü demekti ama hiçbir şey bu kadar basit değildir. Aradan uzun yıllar geçmiştir, Havin büyümüş, ciddi anlamda değişmiştir. Karakteri hal ve hareketleri ona çocukluk arkadaşından çok çekici bir kadın gibi gelmektedir. Hal böyle olunca olay ondan kaçmaya, dayanamayıp geri gelmeye ve birbirlerini çıldırtma noktasına kadar gelir. Sonra bu ikili aralarındaki bu çekime dayanamaz, ilişki yaşamaya başlarlar ve tarih Efran için yeniden tekerrür eder. Sayfa 180 den sonra kitap öyle bir yön değiştirdi ki sabaha kadar kitabı elimden bırakamadım. 240 larda ise kelimenin tam anlamıyla dananın kuyruğu kopmuştu. Gerim gerim gerildim, aha dedim mutsuz son geliyor imdat!! Bu arada Kemal amca’yı çok sevdim. Sonlara doğru hayatıyla ilgili bir karar aldığında
1000k
Yaz GecesiÇağla Fulya · Otantik Kitap · 202369 okunma
Şiirde Uç Noktalarda Kalem Oynatmak
10/10
·106 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
Şiirde Uç Noktalarda Kalem Oynatmak Halit YILDIRIM Her ne kadar şiirin tam bir tanımı yapılmamışsa da “şiir yürek sesidir” desem kimse itiraz etmez sanırım. Belki de bunda her şairin farklı bir dünyasının olması, farklı bir tarzı olması sebeptir. Önceleri şiir için ölçülü ve kafiyeli söz olarak bakılırken bugün bu tanımın dışında çok farklı şiirler üretilmektedir. Şekil, kalıp, form, teknik… adına ne derseniz deyin her şey çok değişti. Bu yüzden bu şiirdir, bu değildir gibi bir sınıflandırma ya da değerlendirme yapmak çok zor. Bu minvalde “şiir öldü” gibi artık bayatlamış ve büyüklenme kokan sözlere de itibar etmediğimizi de peşinen belirtelim. Bu kısa girişten sonra elimize ulaşan İlkay Coşkun’un “+Uç” kitabı üzerinden İlkay Coşkunun şiirleri hakkında bir değerlendirme yapmaya çalışacağız. “+Uç”, şair İlkay Coşkun’un beşinci şiir kitabıdır. Daha önce sırasıyla; Yüreğimden Süzülen Nağmeler (Gündüz Yayınları 2008), Düş Yolcusu (Antik Yayınları-Şiir 2011), Bilonsa (Şiir Vakti Yayınları-Şiir 2012) ve Bimola (Şiir Vakti Yayınları-Şiir 2017) kitapları yayınlanmıştı. Bunlardan başka yazarımızın deneme türünde; Kahve Bahane (Vilayet Yayınları-2018) ve İç Hatlar (KDY Yayınları- 2020) isimlerinde iki kitabı daha mevcut. Baştan sona bir günde okuduğumuz şairimizin “+Uç” kitabındaki şiirlerinde bu defa farklı bir İlkay Coşkun sesi ve nefesi bulduk… Coşkun bu kitabında biraz daha hikemi bir tarz benimsemiş gibiydi. Şair, “İnsan Denen Şey” şiirinde de itiraf ettiği gibi şiirle buluşulan günden beri başka bir kavgada… Bu kavga zaman zaman hayatın acımasızlığı, adaletsizliği ile olurken kimi zaman da sevgilinin vurdumduymazlığı, vuslatın çileli yolları ve geçip giden zamanla ve tabii ki hafızalardan silinmeyen hatıralarla... Bu kavga bazen coşkun bir lirizmle bazen de hikemi bir
+Uçİlkay Coşkun · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) · 202010 okunma