Mecdi, Yanbû yakınında yaşıyordu. Onun burada bulunuşu, bu­radan geçecek bu büyük kervana ne kadar ehemmi­yet atfettiğini gösterir. Her nasılsa Bedr yerli halkı, Müslüman ordusu hakkında hiç bir şey bilmiyordu. Mecdî, kuyudan su almak üzere biraz evvel gelmiş olan iki develi süvari müstesna, hiç bir şey görmedi­ğini ve bilmediğini söyledi. Ebû Süfyân, Müslüman sü­varilerin çıkıp geldikleri cihete acele koştu ve ayak izlerini takip ederek, henüz yeni edilmiş deve pisli­ği bulunan bir yere geldi; eline bir parça alarak onu ezdi, parçaladı ve içinde hurma çekirdeklerini görür görmez «— Aman Allahım! Bura ahalisinin devele­rine verdikleri yem bu olamıyacağına göre, bunlar Medinelilere ait develerdir ve eminim ki bunlar Muhammedin (S.A.) askerlerinin develeridir.» diye hay­kırdı. Buradan acele olarak kervanın beklediği yere döndü ve süratli bir hecin devesi ile Mekke’ye bir imdat çağrısı gönderdi, kervanın yolunu değiştirdi, Bedr’e uğrama yerine, Kızıl Deniz sahil yolundan yü­rüyüşüne devam etti ve iki gece hiç duraklama yap­maksızın devamlı yürüyüş yaptı ve böylece kervan, Müslümanların hücumundan kurtulmuş oldu ve Mek­ke’ye vardı’. Yoldayken, ikinci bir haberci ile, artık Mekkelilerin yardımına ihtiyacı kalmadığını bildir­mişti.
Arefe Günü Yapılacak Dua
حدثنا العباس بن الفضل الأسفاطي ثنا موسى بن إسماعيل المنقري ثنا عزرة بن قيس حدثتني أم الفيض مولاة عبد الملك بن مروان قالت سمعت عبد اللّٰه بن مسعود يحدث عن النبي صلى اللّٰه عليه وسلم قال ما من عبد دعا بهذه الدعوات ليلة عرفة وهي عشر كلمات ألف مرة لم يسأل اللّٰه شيئا إلا أعطاه إياه إلا قطيعة رحم أو مأثما: سبحان اللّٰه الذي في السماء عرشه سبحان الذي في الأرض موطؤه سبحان الذي في البحر سبيله سبحان الذي في النار سلطانه سبحان الذي في القبور قضاؤه سبحان الذي في الجنة رحمته سبحان الذي في الهواء روحه سبحان الذي رفع السماء سبحان الذي وضع الأرضين سبحان الذي لا ملجأ منه إلا إليه Ummu Fayd, Abdulmelik ibn Mervan'ın azadlısı, dedi ki: Abdullah ibn Mesud'un Peygamberden şöyle söylediğini anlattı: "Hiçbir kul yoktur ki, Allah'a bu on kelime olan dualarla bin kere dua ettiğinde, akraba bağlarını kesmek ve günah işleme istemesi müstesna, Allah ona dilediğini vermesin: Arşı gökyüzünün üzerinde olan Allah her türlü eksiklikten münezzehtir, yeryüzü ayak basılan yeri olan her türlü eksiklikten münezzehtir, yolu denizde olan her türlü eksiklikten münezzehtir, otoritesi ateşte olan her türlü eksilikten münezzehtir, hükmü kabirlerde olan her türlü eksiklikten münezzehtir, rahmeti cennette olan her türlü eksiklikten münezzehtir, ruhu havada olan her türlü eksiklikten münezzehtir, gökyüzünü yükselten her türlü eksiklikten münezzehtir, yeryüzlerini koyan her türlü eksiklikten münezzehtir, Kendisinden ancak kendisine sığınma olan her türlü eksiklikten münezzehtir." حدثنا يحيى بن عثمان بن صالح وعمرو بن أبي طاهر بن السرح وأحمد بن رشدين قالوا ثنا يحيى بن بكير ثنا يحيى بن صالح الأيلي عن إسماعيل بن أمية عن عطاء بن أبي رباح عن ابن عباس قال كان مما دعا به النبي صلى اللّٰه عليه وسلم في حجة الوداع اللهم إنك تسمع كلامي وترى مكاني وتعلم سري وعلانيتي لا يخفى عليك شيء من أمري أنا البائس الفقير المستغيث المستجير
Din
Reklam
غَر۪يبَمْ ب۪ى كَسَمْ ضَع۪يفَمْ نَاتُوَانَمْ اَلْاَمَانْ گُويَمْ عَفُوْ جُويَمْ مَدَدْ خٰواهَمْ زِدَرْگَاهَتْ اِلٰه۪ى (Garibim,kimsesizim,zayıfım, güçsüzüm, imdât derim...Affını, yardımını dilerim dergâhından,ey Allah’ım)
- Ey büyük Allah`ım! İmdat Sende, yardım Sende, diyerek Ona dayandım, Ona sığındım.. En büyük dostum, en büyük kurtarıcım O (c.c.) idi..
Sayfa 91·Kitabı okudu
İnsanın her an teklifsizce çalabileceğini bildiği bir kapısının olması ne güzel diye düşündü Hatice... "Ey Rabbim, sen ne yüce, ne cömertsin..." dedi. "Her seferinde içeriye buyur edilmek ne güzel. Bu kapı ne güzel bir kapı. Hiç kapanmaz. Kapatmaya kimseciklerin gücü yetmez. Hiç küsmez hiçbirimize. Bu kapının hediyesi hiç tükenmez, duvarlarında her daim asılı durur aşk hediyeleri. Sevgilileri biter dünyanın da bu kapı gene bitmez... Yolları biter, çölleri biter, denizleri, ummanları biter de arzın, bu kapı yine bitmez... Sonsuzluk denizinden bir katredir bu ev. Bir aşk imzası, bir lütuf, bir ilahi jesttir, bizi en fazla ve hakkıyla seven Yaradıcımızın hatırası gibidir... İşte yine geldim bir kul olarak ya Rab! Affeyle beni, ört beni, koru beni, sev beni... Senden gelecek affa, merhamet örtüne, korumana ve sevgine öylesine muhtacım ki... Binlerce kere tevbe ederek nefsimden doğan kusurlarıma... Binlerce kere yüceltirim Zatını, tesbih ederim Seni binlerce kere... Ey Rabbim, sesimizi duyansın, hallerimizi bilensin, açtık gönlümüzü sana, sen imdat eyle, sen affeyle, sen yollarımızı hayra çıkar, sen bize dünya ve sonrasında iyi-likler, güzellikler ver Allahım..."
Sayfa 72·Kitabı okudu
Din
“ Allahım ! Günahlarımız yüzünden önümüze hayatın ve ölümün en korkunç perdesini indirdiğin dakikalarda bile biz Seni sevecek, Sana inanacak ve Senden imdat bekliyeceğiz.
Sayfa 208·Kitabı okudu
Reklam
Reklam