İnsanın her an teklifsizce çalabileceğini bildiği bir kapısının olması ne güzel diye düşündü Hatice...
"Ey Rabbim, sen ne yüce, ne cömertsin..." dedi. "Her seferinde içeriye buyur edilmek ne güzel. Bu kapı ne güzel bir kapı.
Hiç kapanmaz. Kapatmaya kimseciklerin gücü yetmez. Hiç küsmez hiçbirimize. Bu kapının hediyesi hiç tükenmez, duvarlarında her daim asılı durur aşk hediyeleri. Sevgilileri biter dünyanın da bu kapı gene bitmez... Yolları biter, çölleri biter, denizleri, ummanları biter de arzın, bu kapı yine bitmez...
Sonsuzluk denizinden bir katredir bu ev. Bir aşk imzası, bir lütuf, bir ilahi jesttir, bizi en fazla ve hakkıyla seven Yaradıcımızın hatırası gibidir... İşte yine geldim bir kul olarak ya Rab! Affeyle beni, ört beni, koru beni, sev beni... Senden gelecek affa, merhamet örtüne, korumana ve sevgine öylesine muhtacım ki... Binlerce kere tevbe ederek nefsimden doğan kusurlarıma... Binlerce kere yüceltirim Zatını, tesbih ederim Seni binlerce kere... Ey Rabbim, sesimizi duyansın, hallerimizi bilensin, açtık gönlümüzü sana, sen imdat eyle, sen affeyle, sen yollarımızı hayra çıkar, sen bize dünya ve sonrasında iyi-likler, güzellikler ver Allahım..."