...Bir zamanlar saniyeleri bile kıymetli olan bu kâh kusurlu kâh kusursuz rakamlar şimdi benim için eski ehemmiyetlerini ne kadar da kaybetmişler! Zil istediği kadar acılaşabilir, memur, demir kapıyı kapamak tehdidini istediği kadar ileri götürebilir; ben artık o vapurların yolcusu değilim, benim oralarda artık kimsem kalmadı.
"Hiç bir sahne kurup, " dedin, " kendini onun içine yerleştirdiğin oldu mu? Hiç bu manzaranın içinde kendinden daha uzağa ve derinlere giderken kendi ardından seyre daldığın oldu mu?"
Tarif ettiğin şeyin yazmak olduğunu sana nasıl anlatabilirdim? Her şeye rağmen seninle çok yakın olduğumuzu, ellerimizin farklı sayfalara vuran gölgelerinin iç içe geçtiğini nasılsın söyleyebilirdim?
Dünyada karşınıza çıkan her hatayı düzeltmek tek bir kişi için fazla büyük bir yük. Sadece bir kişisiniz ve dünyanın yükünü fazlasıyla kendi omuzlarınıza yüklüyorsunuz.
Bir çarkın içinde koşuyor gibisiniz. Çaba gösterip depresyonunuzdan kurtulamya çalışıyorsunuz ama başarısız oluyorsunuz, bu devamlı deneme ve başarısız olma döngüsü de asıl depresyonunuzu körüklüyor.