Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti: İnsanoğlu insanoğlunun cehennemidir. Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. Fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz.
Çaresi olmayan hastalıkta acılar sona erer,
İyileşme umuduyla duyulan acı beterini görüp diner.
Yas tutmak gelmiş geçmiş yaramazlıklara,
Yol açar kısa yoldan yeni mutsuzluklara.
Kader alıp götürürse elde tutamadığımızı,
Soğukkanlılık alaya alır kaderin zararını.
Soyulduğunda gülen, hırsızdan bir şey çalar,
Boş yere kederlenen, kendi kendini soyar
İnsanların çoğu, en kötü durumda öylesine acı dolu, en iyi durumda da öylesine tekdüze, mutsuz ve sınırlı bir hayat sürüyorlar ki bundan kaçma arzusu ve birkaç anlığına bile olsa kendilerini aşma özlemi ruhun başlıca tutkularından biridir ve bu hep böyle olmuştur.