Çocuk pijamaları giyer ve senin içinden bir çığlık yükselir hayır hayır hayır !!!! Ayrımcılık ne zaman başladı? Ne zaman şunlar kötü bunlar iyi oldu?? Nezaman insan a değer vermeyi Bıraktık??
Robinson Crusoe'un ilk basımı 1719 yılında yapılmıştır ve ilk İngilizce roman olarak görülmektedir.
York'lu Bir Denizcinin, Kendi Kaleminden, Deniz Kazası ile Düştüğü Amerika Sahillerindeki Oroonoque Nehri Ağzındaki Issız Bir Adada 28 Yılını Geçirirken Yaşadığı Serüvenler ve Korsanlar Tarafından Kurtarılması nı anlatır.
İbn-i Sina ve İbn-i Tufeyl'in kitabı ''Hay ibn-i Yakzan'', Robinson Crusoe kitabıyla çok benzerdir.
Kitapta Batı'nın sömürge tarihi ve felsefesi anlatılır.
Çin'i adeta İngilizlerin oyuncağı haline getiren, genç nüfusu çürüten afyon bağımlılığının ilk izlerinden ve Amerika'daki İspanyol ve Portekiz'lilerce gerçekleştirilmiş katliamalardan bahsedilir.
Kitapta Türklerle ilgili olarak iki tane ilginç cümle sarfedilmiştir.
Birinde Robinson'un bıyığını "çok etkileyici" görünen Türkler gibi uzattığından bahsedilir. İkincisinde ise, Robinson bir İspanyol ile Türk arasında, iyi efendilik karşılaştırılması yapılsa, Türk'ün muhtemelen daha iyi olabileceğini düşündüğü anlaşılır.
Kitabın başlangıcı Hz.Adem ve Hz.Havva'nın cennetten çıkartılmasıyla benzerlik gösterir.
Mr. & Mrs. Bennet 5 kız çocuğuna sahip bir anne baba. Mr. Bennet sakinlikten, sessizlikten ve kitapları ile vakit geçirmekten zevk alan birisi iken karısı Mrs. Bennet en büyük arzusu kızlarını evlendirmek olan bir bayan. Kitapta tasvir edildiği kadarı ile görgüsüz ve çoğu durumda birilerini mahçup edecek davranışlar sergileyebiliyor.
Olay örgüsü Mr. Bingley’in Netherfield Korusu’nu tutup Longbourn’a komşu olması ile başlıyor. Bu komşuluk Bennet ailesinin hayatına Mr. Bingley ile beraber birçok kişi getiriyor ve Bennet ailesi olaylar yaşamaya başlıyor. Mr. Bingley ile beraber gelen kişilern başında ise ileride Mr. Bennet’ın damadı olacak olan Mr. Darcy yer alıyor. Bu komşuluk aynı zamanda Bennet ailesinin kızlarından olan Jane ve Elizabeth’in hayatına da büyük değişiklikler ile yön veriyor.
Mr. Bingley ile beraber Bennet ailesinin hayatına giren Mr. Darcy ise herkesin onayladığı şekilde gururlu, kibirli ve hırslı bir adam olarak görünüyor. Kahramanlarımızdan Elizabeth ve Mr. Darcy arasında her ne kadar kitabın başlarında müthiş bir iticlik ve birbirlerinden uzak durma isteği yaşanılıyor olsa da kitabın ilerleyen yerleri bu ikili arasında şaşılacak şeylerin yaşanmasına sebep oluyor.
Kitap ana tema olarak sevigniz aşkınız varsa gururunuzun, önyargılarınızın sizi yanlış yönlere sevk edebileceğinin, kendinize üzüntü, hüzün ve pişmanlık verebilecek şeyler yaşabileceğiniz olgusu üzerinde duruyor. :)
Gurur ve önyargı tüm dünyada en çok kürsüsü olan kitaptır :)
Bu kitabı okuduktan sonra neden Atam ın ısrarla Türk çocuklarına okutulması gerektiğinin üzerinde durduğunu daha iyi anladım.. Çökmüş bir millet nasıl küllerinden yeniden doğar onu anlatır kitap... Şöyle der Petrov ;
Devletlerin kuvvet ve zaafı, milletlerin ilerlemesi ve gerilemesi, yalnız idare adamlarının ehliyet ve iktidarından veyahut dirayetsizliğinden ileri gelmez. İdare adamları iyi veya kötü, kahraman veya zalim olsun, onlar kendi milletlerinin birer yansıtıcısıdırlar. Onlar milli ruhun birer kopyasıdır. Onlar halk kitlesinin içinden doğmuştur. Bir millet nasılsa, idare adamları da onun gibidir. İşte bundan dolayıdır ki eskiden beri "Her millet layık olduğu idareye ve idare adamlarına sahip olur," denilmiştir.
Gregor Samsa’nın bir sabah uyandığında kendini bir böceğe dönüşmüş olarak bulmasıyla başlayan Dönüşüm, insanın yaşama, insana ve nihayetinde kendine bile yabancılaştığı bir toplum incelemesidir.
Dönüşümün farkında olan Samsa, önce mücadele eder. Yataktan kalkıp, işe gidebilmenin yollarını arar. Odasının kapısı kilitli olduğu ve ailesine derdini anlatamadığı için tek başınadır. Yıllar boyunca olduğu gibi…
Bir insanın toplumdan ve kendinden kopuşunun, bağ kurma yeteneğinin körelmesinin, dışlanmasının, kendi kabuğuna çekilmesinin tasviridir