Martin Eden hakkında
Puan vermedi·517 syf.··
2026 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 17:25
2026, 26 ocak, pazartesi günü saat 17.25'te kitabı bitirdim. İlk başlarda karakterin oldukça toy ve fazlasıyla heyecanlı hayat dolu hallerinden, sağanak yağmurun dahi hafifletemeyeceği bunaltıcı bir atmosferin içinde kendisini bulmasına, yaşamaktan azap duyacak ahvale bürünmesine şahitlik etmek benim için çok ilginç ve bir o kadar da hüzün verici bir okuma deneyimi oldu. Brissenden ve Martin'in burjuvaziye karşı duydukları nefreti özellikle kitabın sonlarında fazlasıyla duyumsadım, karakterin sakin kaldığı sinirbozucu yerlerde ben onun yerine sinirlendim :d Martin'in eskiden çok ama çok üstünde gördüğü bu insanların, durum değişince sergiledikleri can sıkıcı iki yüzlülüklerine karşı duyduğu bezginliği, nefreti ve alaycı hali bana da geçti istemsizce. Onun hikayesinin sonunda bu kararı vermesinde ve bunu kurtuluş olarak nitelendirmesinde "ölü adam hiçbir zaman dirilmez" inancının verdiği rahatlığa rastlanıyor, ancak bunun tam tersi bir inanca sahip olsaydı, belki de metafiziksel soyutlama yeteneği biraz daha derinlikli olsaydı, daha farklı bir yol çizebilirdi diye de düşünmeden edemedim. Kitaptaki en sevdiğim şey ise Martin'in iradesi ve çalışkanlığıydı, öyle bir iradeye sahip ki bunu son anlarında bile sergilemekten geri durmadı. Çalışkanlığa karşı bir kez daha imrendim bu karakterle birlikte, dünyadaki en güzel özelliklerden birisi kesinlikle. Keşke daha farklı bir yol çizebilseydi ve böyle bitmeseydi :'(
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,4bin okunma
UNUTULMUŞ BÜYÜLER VE TERK EDİLMİŞ ÖYKÜLER
8/10
·320 syf.··
2025 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2025 11:21
Öncelikle kitabın anlatımını çok başarılı buldum. Kitapta çok fazla yeri işaretledim ve bazı yerleri sadece betimlemeleri beğendiğim için işaretledim. Mesela bir hikayede hayalet bir çocuğu anlatırken "Köyünden çok uzak çimlerdi şimdi üzerinde durduğu, öyle ki renkleri de uzunlukları da farklıydı. Çocuğun ayakları altında ezilmeyişlerinin köyünden uzak olmalarıyla ilgisi yoktu." diyordu. Böyle küçük detaylar çok hoşuma gitti. Sonbaharda yağmur yağarken kahvenizi yudumlayarak okumanız gereken bi kitap bence. Anlatımıyla ve enerjisiyle ruhunuzu dinlendirebilecek ve bunu yaparken virçok şeyi sorgulamanızı sağlayacak bir kitap. Bazı alıntıları okurken yazarın olgunluğuna şaşırdığım zamanlar oldu. Bazı şeyleri o kadar sembolik ve güzel anlatmıştı ki imrendim. Ancak bazı hikayelerin cidden beni içine çekmediğini ve bana fazla sıradan geldiğini söylemeliyim. Özellikle kitabın kapağını görünce o ejderhaları elfleri ve şövalyeleri gördükten sonra daha epik fantastik bir dünya yaratılmasını ve fangarın hikayeleri gibi daha macera dolu hikayelerin olmasını isterdim. Yorumum böyle. Puanım 10 üzerinden 8 okumanızı tavsiye ederim ama benim gibi temmuz sıcağında değil sonbaharda okursanız çok daha fazla keyif alrsınız bence. D. N. Archeron
Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş ÖykülerD. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025636 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·248 syf.··
2025 3. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2025 17:22
65 yıllık bir evlilikten sonra hayat arkadaşına veda etmek zorunda kalmak... Birçok açıdan inanılmaz bir kitaptı. 20'li yaşların başında, aşksal konularda oldukça zorluk çekerken Marilyn ve Irvin Yalom'un birbirlerine olan aşkını okumak birtakım sorgulamaları da beraberinde getirdi. Kitabın yedinci bölümünde Irvın Yalom eşinden "Ona yetmiş üç sene aşık olmuştum ve birkaç ay önce altmış beşinci evlilik yıl dönümümüzü kutlamıştık. Bir başka insana bu kadar çok ve bu kadar uzun süre hayran kalmanın sıradışı olduğunu biliyorum. Ama bugün bile ne zaman odaya girse içim aydınlanıyor. Onun zarafetine, güzelliğine, iyiliğine, bilgeliğine, her şeyine hayranım." diyerek bahsediyor. Bir başka insanı tüm kusurlarına rağmen kabul etmesinin zorluğu ve sevginin bir şeyleri iyi etme konusundaki yeterliliği hakkında düşünerek kendi kendimi yiyip bitirdiğim bir zaman diliminde, bu ikilinin birbirlerine karşı olan şefkatleri, sevgileri ve birbirlerini yeri geldiğinde kendilerinden önceye koyabilmeleri içimde bir şeyleri değiştirdi. Daha çok "Beni kim böyle kabul eder ki?" diye düşündüğümü, "Ben birini böyle kabul edebilir miyim?" kısmını her zaman geri planda bıraktığımı fark ettim. Bir insana bir ömür boyunca hiçbir azalma olmadan, hatta belki de gittikçe artan bir aşk duyabilmenin ihtimalini düşündüm sık sık. On sekizinci bölüme geldiğimdeyse Irvın Yalom'un "Hiçbir şey Marilyn'le el ele tutuşmaktan daha fazla haz vermiyor. Ona doyamıyorum. Ortaokuldan beri hep böyle oldu. İnsanlar Roosevelt Lisesi yemekhanesinde sürekli el ele tutuştuğumuz için bizimle dalga geçerdi ve yetmiş yıl sonra biz hala el eleyiz. Bu sözcükleri yazarken ağlamamak için kendimi zor tutuyorum." sözleri yüzümde buruk bir gülümseme oluşturdu. Böyle bir aşk, bulunabilen bir şey mi, yoksa bunu inşa etmek bize mi
Ölüm Kalım MeselesiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 2022654 okunma
Namık Bey Niye Spoiler Veriyorsunuz?
10/10
·188 syf.··
2024 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2024 00:36
İnceleme yazarken hiçbir şekilde sırf büyük kitleye veyahutta çoğunluğa uyacağım diye o şekilde düşünmesem bile incelemelerime eklemekten hiç hoşlanmam. Bu yüzden bu incelememi yazarken de dürüst bir şekilde başlayıp dürüst bir şekilde bitireceğim. Bir itirafla başlıyorum o zaman: Bu kitaba hiçbir beklentiyle başlamadım. Yani kitabın edebi açıdan herhangi bir güzelliği olacağını düşünmüyordum. Çünkü okullarda bize Tanzimat Dönemi eserlerinin hep ilklerden oluştuğunu ve pek de edebi değerleri olmadığını, sadece "İlkler Dönemi" olduğunu ve bu yüzden önemli olduğunu öğrettiler. İlk edebi roman olan İntibah 'a da bu yüzden pek edebi değeri yüksek olmayacak bir kitapmış gibi başladım. Lakin Tanrım... Uzun zaman sonra bu kadar beni sürükleyen ve duygulandıran bir kitapla karşılaştım. Evet kitaptan film olmuş eserlerde bu duyguyu alabiliyordum ama bir kitaptan direkt olarak bu duyguları hissedebilmek gerçekten farklı bir tecrübeydi. Bu yüzden Namık Kemal 'e bir kez daha hayran kaldım demeliyim. Yalnız tek bir problemim var Namık Bey ile. Kendisi parantez içini kullanarak kitabın ortasında bize kitabın sonuyla ilgili spoiler veriyor. Yani ben çok memnundum halimden çok heyecanlı heyecanlı ilerliyordum. Bir baktım ki Namık Bey kitabın sonu ile ilgili bize alttan alttan spoiler veriyor! İntibah , kıskançlığın, fesatlığın, gıptanın çok bulunduğu bir kitap. Aynı zamanda 1800'lü yılların sonundaki Osmanlı halkının bütünüyle bir yansıması olduğunu da es geçmemeliyim. Çünkü bu tür kitaplarda ve yazarlarda her zaman bir eleştri aramanın gerekli olduğunu düşünüyorum. Ki bu eserde de zannımca o zamanın aşklarının ve aşıklarının bir eleştrisini yapmış Namık Kemal . Çünkü o zamanlar insanlar ve özellikle gençler o kadar çabuk aşık olup o kadar tabiri caizse tek bakışlarıyla körkütük bir
1000Kitap
İntibahNamık Kemal · Can Yayınları · 202149,3bin okunma
10/10
·256 syf.··
2023 29. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2023 00:00
*spoiler* "Uzay benim için her zaman bilinmez olmuştur. Filmleri, bilim kurgu romanları... Arthur C. Clarke, Tanrıların Arabaları... Ya burada olmam inanılmaz bir şey yani! Space Odyssey!" diyor ve başlıyorum. Sevgili İthaki yayınları, Tanrılar belanızı versin, saygılar. Birinci sayfa, birinci paragraf yazım yanlışları başlıyor. Bağlaçlardan sonra virgül konmaz. Bağlaç olan ki de bir bağlaçtır (adı üstünde bağlaç olan ki) ve ondan sonra da virgül konmaz, tıpkı benim bu cümlede hiçbir yere virgül koymadığım gibi. Gün ve ışığı yani gün ışığı bitişik yazılmaz; ayrı yazılır. That's it bruuh! Mic drop. Side eye. İlk sayfalardan ABD ve SSCB gerilimi başlıyor. Bu savaşta ABD'nin tarafında yer alacağımı bir an bile düşünmüyorum. Özellikle uzay söz konusuysa. Rusya halkına açık politikaları ile bütün bilgileri, uzay gelişmelerini, araç gereçlerini sergilerken nasıl geldiniz ve çaldınız iyi biliriz. Ay'a da bugün kalksam gitsem kimsenin ayak izini göremem, böyle de eminim. CGI ve yeşil perde kalpazanları sizi. Bizimle uğraşmayın Allah'ıma kitabıma laağnn! Bu iki süper gücümüz "I wanna be on the front line, knotted up suit ties, talkin' like a headstrong mama" diye konuşadursunlar, gerçek patron eve geldi. Şimdi naneyi yemediniz mi? Henüz on sekizinci sayfadayken insanoğlunun ne mal olduğu tüm açıklığıyla gözlerimizin önüne seriliyor. Alexander Wainwright adlı eski bir din adamı, şimdilerin Özgürlük Birliği lideri eline bir imza kağıdı almış diyor ki "Şı kıdır imzi tiplidim. İziyliliri bin di giricim." Sen kimsin ula solucan ölümlü? İmza toplayıp uzaylıları görmek istiyon. Uzaylılar da diyecek ki "Waow! Madem imzan var, hemen görünelim." Ahahahhaah Mükemmel bir olaylar silsilesi. Mü kem mel. Çünkü böyle bir durum yaşansa eminim embesil bir çengelköy hıyarı adam böyle bir
Çocukluğun SonuArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 20214,384 okunma
8/10
·336 syf.··
2024 7. kitabı
Adı güzel, kendi güzel Hanzade.. Peki ya bahtı?? Hanzade zengin bir aileye mensuptur. Katıldığı bir davette yakışıklı biriyle karşılaşır. Ve sonra olanlar olur. Kendini hapishanede bulur. Malesef kimseyi de kendine inandıramaz. Başta zorluklar yaşasa da hapishane hayatına o da ayak uydurur. Ve o güzel, soylu kız. Güçlü bir hapishane ağasına dönüşür. Ayrıca çok da zekidir. Keza şeytana bile pabucunu ters giydirir. Ben kitabı detaylı anlatmak istemiyorum. Açıkçası okuyup kendiniz şahit olun istiyorum, 2 akıl küpünün karşılıklı ataklarını. Ve sizi merak da bırakıyorum :D Bu arada Komiserim seni es geçmek istemiyorum. Mesleğine duyduğun sevgiyi, saygıyı kitapta çok güzel gördüm ve de imrendim. (yaptığışeylerçokiyiydibuyüzdenkaçmaz) Kızımız Zengin, kendini beğenmiş, güzelliğinin farkında olan bir kızdan Baltalı hano'ya nasıl evrildi? Komiser Muharrem bu kadar zeki olmasına rağmen Baltalı Hano'yu alt edebildi mi? Peki Baltalı Hano Komiseri alt edebildi mi? Ya aşk bu koşuşturmaca da kimsenin kalbine dokundu mu? Tüm bu soruların cevabı kitabımızda.. O zaman ne diyoruz.. Okuyun ve de okutunuz ifindim..
Komiser Muharrem Baltalı Hano'nun PeşindeMehmet Işık · Yaka Yayınları · 2023337 okunma