8/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:50
Ne yaparsan yap ne yaşarsan yaşa pişman öleceksin hewal adlı bu kitabımızda acaba yaşantım şöyle olsaydı böyle olsaydı konusuyla bazı şeylerin farkına vardırmayı amaçlıyor yalan yok okumayı düşünmüyordum bu kitabı hem piyasada fazla abartılmış olarak gösteriliyor olmasından hemde milenyum sonrası yazılmış romanlara karşı olan önyargımdan dolayı ama bu kitabı gayet beğendim ve yargımı kıracak bir devrimci olmuş oldu ama joe gey olmayaydı iyiydi ayrıca bu kitap hayatınızı veya yaşamınızı hor görenlere “abi valla diğer yaşamlarımı da gördüm en makbulü bu inan bana” demenizi sağlayacak bir sav veriyor karşınızdaki sizi deli olarak görmezse bu iyi bir karşılık olabilir başka bir evrende .Özetle konusuyla diliyle ,üslubuyla beğendiğim Herkese tavsiye edebileceğim bir kitaptı iyi okumalar.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,5bin okunma
10/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2026 174. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:38
"FİGARO'NUN DÜĞÜNÜ" "İntikam, oh, tatlı intikam Onurlu bir adam için bir ferahlıktır; Utanç ve onursuzluğu unutmak, Alçaklık ve adiliktir. Zarif ve esprili, keskin ve nükteli, Her zaman eleştirel ve her zaman politik, Evet, yapabilirsin... Dava önemlidir! Ama inan bana, onu mahvedeceğim. Ve tüm yasaları çarpıtmalıysam, Ve tüm kayıtları gözden geçirmek zorundaysam, Entrikalarla ve müdahalelerle, Başarısız olunamaz, zafer benimdir. Ve eğer tüm yasaları ben yaparsam..." Figaro’nun Düğünü, sahnelendiği dönemde pek çok kişiyi güldürmekten çok tedirgin eden bir opera. Mozart’ın başyapıtı, bestelendiği 1786 yılında “tehlikeli” damgası yemiş, hatta İmparator II. Joseph’in sansüründen geçmekte zorlanmış. Bu neşeli aşk oyununu bu kadar kışkırtıcı yapan neydi? Soyluların âhlaki çöküşü sergileniyordu. Kont sadakatsiz, kibirli ve halkının haklarını hiçe sayan biri olarak resmedilmişti. Alt sınıftan karakterler akıllı, becerikli ve âhlaki üstünlüğe sahipti. Feodal haklar (soylunun gelin üzerindeki “ilk gece hakkı”) alaya alınıyordu. Kont’un uşağı Figaro, güzel Susanna ile evlenmek ister ancak efendisi Kont Almaviva, eski feodal hakkını kullanarak gelinle ilk geceyi kendisi geçirmeyi planlamaktadır. Figaro ve Susanna, zekâlarıyla Kont’u alt etmek için çevirmedikleri dolaplar kalmaz. Opera tarihinde kadınlar hep birbirinin kuyusunu kazır. Burada değil tam aksine. Kontes ve Susanna rakip değil, müttefik. Biri eş, biri hizmetçi. Aralarındaki statü farkı dağlar kadar. Ama el ele verip Kont’a oyun kuruyorlar. En sevdiğim sahne burası oldu. Kontes diyor ki: “Gel kocama ders verelim.” Susanna “Olur” diyor. İntikam için değil, saygı için. Kadın dayanışması 250 yıl önce yazılmış. Kont karısını aldatıyor. Kontes öğreniyor. Modern bir dizi olsa bavul toplanır, kapı çarpılır. Ama Kontes öyle
Edebiyat
Figaro'nun DüğünüWolfgang Amadeus Mozart · Fihrist Kitap · 20245 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·315 syf.··
2026 58. kitabı
Anadolu'nun güney kıyıları ile ilgili olarak yapılacak kapsamlı araştırma için başvurulacak kaynakların başında, İngiliz Amirali Francis Beaufort'un İzmir Limanı'ndan başlayıp, üzücü bir olay sonucu Ayas'da bitirmek zorunda kaldığı araştırmalarının ardından 1817'de çıkardığı "Karamanya" adıyla bilinen kitabı da yer alır. Beaufort'un bir seyahatname niteliğindeki bu eseri, denizcilikle ilgili bilgilerin dışında, yurdumuzun güney kıyılarının tarihine, tarihi coğrafyasına, arkeolojisine ve nihayet 19. yüzyılın başlarındaki genel idari ve sosyal yapısına tuttuğu ışık gözardı edilmeyerek, Suna - İnan KIRAÇ Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü'nün yayın programına alınmıştır. Ali Neyzi ve Doğan Türker'in büyük bir çaba ve dikkatle gerçekleştirdikleri bu çeviride, özgün metne olabildiğince bağlı kalınmış ve müdahaleden kaçınılmıştır. Okuyucuya kolaylık amacıyla özellikle eski yer adlarının yanına, parantez içinde italik harflerle bugünkü adları eklenmiş; gerekli görülen yerlerde editörün dipnotlarıyla yeni bilgiler sunulmuş; yazarın dipnotları olduğu gibi bırakılmış; çizim, plan, resim ve yazıtlar ise hiç dokunulmaksızın tıpkı aktarılmıştır.
KaramanyaFrancis Beaufort · Pera Müzesi Yayınları · 20022 okunma
Puan vermedi·283 syf.··
2026 311. kitabı
Oğuz Atay, Bir Bilim Adamının Romanı adlı bu biyografik romanında, Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli bilim insanlarından biri olan İTÜ İnşaat Fakültesi profesörü Mustafa İnan’ın yoksulluk, zorluklar ve fedakarlıklarla dolu ilham verici hayat hikayesini konu alır. Yazar; Adana'daki çocukluk yıllarından başlayarak bir dâhinin akademi basamaklarını tırmanışını anlatırken; bilim aşkını, entelektüel ahlakı, bir hocanın öğrencilerine olan adanmışlığını ve Cumhuriyet ideallerinin ilk kuşak bilim insanları üzerindeki yansımasını, belgesel niteliğinde ama bir o kadar da samimi, içten ve edebi bir dille işler.
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 9. kitabı
! Spoiler içerebilir ! Siz sevdiği kitapları tekrardan okuyabilenlerden misiniz bilmiyorum ama ben değilim. Ne kadar sevsem de elim bir okuduğuma bir daha kolay kolay gitmiyor benim. Biraz herhangi bir yerde kıpırdayamaz hale gelecek şekilde kök salmamak için biraz da daha okumamış olduğum kitaplardan yayılan bilinmezliğin, farklı bir düşüncenin, cümlenin, karakterin cazibesinden sanıyorum. Başka nedenleri de olabilir. Yalnız birkaç seferdir okuduğum kitapları daha bitirmeden tekrar okumanın hayalini kurarken buluyorum kendimi. Kitaba daha onu bitirip bir kenara atmadan tekrar çekiliyorum. Feniçka da bu duyguyu iliklerime kadar hissettiğim bir kitaptı bir süredir. Çok kısa bir zaman önce okumama rağmen tekrar elime aldım onu. İlk okumamda çok etkilenmiştim. Sürekli bir sonraki sayfanın heyecanı içinde bazı yerleri çok da anlamasam da geçmişim. Bunu çok net fark ettim. Tekrar okuduğumda mekanlar diğer kişiler vs. ye dair şeylere çok daha dikkat etme fırsatım oldu. Salomenin hayatını çok daha iyi bilerek okuyunca içinde kendi hayatına dair daha çok şey gördüm. 8. Sf'da hem yazarına hem karakterine ait ortak özellikler göze çarpıyordu: •Moskovada doğmuştu. (St. Petersburgda doğdu) •Eski bir askeri doktor olan babasıyla (Salomeninki de rus general) birlikte daha küçük yaşlarda İsviçreye gitmiş, burda üniversite öğrenimine başlamıştı. •Babasının ölümünden sonra (17 yaşında kaybetmiş Salome de babasını) bir yığın çaba gerektiren uğraşlarl, ders vererek, her türden çeviriler yaparak azimle eğitimini sürdürmüştü. •Anlaşılan Zürihte (Salomenin okuduğu yer) arkadaş olduğu pek çok erkekle birlikte okuyordu. Bunlar yakalaması kolay benzerliklerdi ama dediğim gibi ben kitap boyunca bunları gördüm. Eğer Salomeyi Nietzsche'nin evlilik teklifini reddeden kadın olarak
FeniçkaLou Andreas-Salomé · İş Bankası Kültür Yayınları · 20219,5bin okunma
Puan vermedi·237 syf.··
2026 17. kitabı
Gelişim kitabı desen değil, roman desen değil. İkisinin çok yumuşak geçişlerle harmanlanmış hali diyebilirim. Okurken ben çok keyif aldım. Belki de kendimde değiştirmek istediğim bir çok şeyle empati kurduğum için olabilir bilemiyorum. Gayet akıcı ifadelerle kurulan hikayede kendisini değiştirmek isteyen karakterimizin tanıştıgı kişi tarafından hayatının nasıl değiştiğine değiniliyor. Aslında bir çok şeyi istesekte cesaret edemediğimizi, cesaret etsekte inanmadığımızı ve asıl meselenin inanmak ve adım atmakla olabileceğini çok güzel ifade ediyor. Değişim önce senin içinde başlamalı ve sen bu değişimi isteyip inandığın sürece, kendini sevip çabaladığın zaman başaramayacağın hiç bir şey yok . Hele bir kadın olarak öyle güçlüyüz ki.. Yeterki farkına varalım ve kendimize güvenelim.. Kiloların, mutsuz giden evliliğin, iş hayatında yaşadığın haksızlıklar, çocuklarınla olan iletişim bozuklukukların, insanların seni hep garanti görüp herşeylerine koşturması ve senin bunları yenip mutlu hissedeceğin tek güç var .. o da senin içinde ... yeter ki iste kendine inan.. O kadar güzel cümleler var ki kitapta bir kaç tanesini paylaşayım. "Hayatını değiştirecek yegane insan sensin.." "Kişiliğiniz sizi sürekli başkalarını mutlu etmek için çabalamaya mı yönlendiriyor" "Eleştri ekerseniz , hayal kırıklığı ve kin biçersiniz, sevgi ve takdir ekerseniz, minnet ve şevkat biçersiniz." Keyifle okunacak ve yer yer kendinizi hatırlatacak bir kitap ..
İkinci Hayatın Tek Bir Hayatın Olduğunu Anladığında BaşlarRaphaelle Giordano · Yan Pasaj · 20171,428 okunma