Puan vermedi·203 syf.··
2026 206. kitabı
Zülfü Livaneli, Stockholm’de sürgünde yaşayan ve ölümcül bir hastalığın pençesinde olan bir adamın, hayatına giren gizemli bir kedi ve geçmişin gölgeleriyle yüzleşmesini anlatıyor. Siyasi mülteciliğin getirdiği o ağır yalnızlığı, vatan hasretini ve intikam ile bağışlama arasındaki ince çizgiyi sorgulayan; bir insanın kendi içsel dehlizlerine yaptığı hüzünlü ve derinlikli bir yolculuk.
Bir Kedi, Bir Adam, Bir ÖlümZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202129bin okunma
KADER BİZLERİ GÖRÜNMEZ KILAR
Puan vermedi·107 syf.·
2026 30. kitabı
Bu kitap, sırlarla örülü, gizemli bir atmosferin içine çekiyor okuru. Anlatım tarzı, alışılmışın çok ötesinde, adeta bilinmeyenin kapılarını aralayan bir tınıya sahipti; bu yenilik beni derinden etkiledi. Santiago Nasar’ın ölümünü anlatışı, ilk cümlede onun öleceğini bilmenize rağmen, sizi bilinmezlik ve merakın karanlık labirentlerinde sürüklüyor. Her detay, her kelime, görünmeyen bir gölge gibi üzerinize çökerken, kurgunun içinde kayboluyor, gerçeğin ve kurmacanın sınırlarında gezinirken heyecan ve tedirginlik hissiyle dolup taşıyorsunuz. Kitap, anlatımındaki ince nüanslarla ve gizemli dokusuyla, sizi Santiago’nun son anlarının ardındaki sır perdesini aralamaya davet ediyor; her sayfa, bilinmeyene doğru atılan adımlar gibi, sizi derin bir merak ve büyülenme içinde bırakıyor.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Fakir ama gururlu...
8/10
·195 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:28
Hani bizim kültürümüzde çok bilindik bir tabir vardır ya: "Fakir ama gururlu..." İşte bu kitabı okurken, tam olarak öyle bir karakterin hayatını izliyoruz aslında. Cebinde tek bir kuruşu bile yokken sokakta bulduğu parayı başkasına verebilecek kadar asil, en değerli eşyalarını rehin bırakırken bile o dik duruşundan, karakterinden asla ödün vermeyen bir roman kahramanı var karşımızda. "Kahramanımızın adı ne?" derseniz, söyleyemiyorum; çünkü kitap boyunca adı hiç geçmiyor. Sadece bir bölümde, o da mecbur kaldığı için uydurma bir isim kullanıyor, o kadar. Karakterimizin öyle ilginç psikolojik gelgitleri var ki... Bazı zamanlar cebindeki üç beş kuruş parayı ya da midesine giren tek lokma yemeği hem cebine hem de bedenine resmen yük olarak görüyor. Para bulduğu veya karnını doyurduğu anlarda Tanrı'ya şükrederken, sadece birkaç saat sonra aynı Tanrı'ya isyan edebiliyor. Dini anlamda pek bir tutarlılığı yok anlayacağınız; hatta dine oldukça uzak olduğunu bile söyleyebiliriz. Zaten romanda daha önce gittiği yerlere defalarca uğrarken, bir rahibin yanına sadece tek bir kez gidiyor; onda da rahibi yerinde bulamayınca arkasını dönüp gidiyor ve bir daha asla oraya adımını atmıyor. Sayfaları çevirirken aç bir insanın psikolojisini, o anlık duygu değişimlerini, gururla çökmüşlük arasındaki o ince çizgiyi sonuna kadar, iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Dört bölümden oluşan bu eserde, alışılagelmiş o klasik giriş, gelişme ve sonuç bölümleri yok bana göre. Biz sadece, 1890'lı yılların Norveç'inde, hayatın kendi akışı içinde açlıkla boğuşan bir insanın, normalde görmediğimiz, bilmediğimiz sokaklarda ve köhne mekanlarda hayatta kalma mücadelesini okuyoruz.
AçlıkKnut Hamsun · Can Yayınları · 202335,7bin okunma
7/10
·72 syf.··
2026 105. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:55
Levni Hakan Şahin’in “Sen Hiç Merak Etme” kitabı, 2025 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’nü aldı. Öykü yazan ya da atölyelere devam eden biri olarak, ödül alan yazarları özellikle okumaya çalışıyorum. Çünkü ister istemez insan, “Neyi farklı yapmış?”, “Hangi teknikleri kullanmış?”, “Öyküler nasıl açılıyor, nasıl bitiyor?” gibi soruların peşine düşüyor. Bu okumalar hem öğretici oluyor hem de insanı kendi yazdıklarıyla kıyaslamaya itiyor. Ben de bu merakla kitabı aldım. Öncelikle editoryal anlamda çok temiz bir kitap olduğunu söylemeliyim. Farklı yayınevlerinden çıkan pek çok ilk kitapta akıcılığı bozan tekrarlar, gereksiz uzatılmış paragraflar ya da aynı duyguyu defalarca anlatan bölümlerle karşılaşmıştım. Bu kitapta ise böyle bir sorun hissetmedim. Dili özenle işlenmiş, üzerinde ciddi emek verilmiş. Bu yönüyle yazarı ve editörünü gönülden tebrik ederim. Kitap on öyküden oluşan ince bir çalışma. Öyküler daha çok gündelik hayatın içinden, sanki yazarın hafızasında yer etmiş anıların edebî bir dille yeniden kurulmuş hâli gibi geldi bana. Çoğunluğu olay öyküsü niteliğinde; bir iki tanesi ise bilinç akışına yaklaşan anlatılar. Buna rağmen, okuduktan sonra zihnimde uzun süre kalan ya da “İşte bu!” dedirten bir öykü maalesef olmadı. Özellikle sonlar beni çok tatmin etmedi. Elbette bu tamamen benim okuma zevkimle ilgili. Sonuçta ödül almış, güçlü jürilerden geçmiş bir kitaptan bahsediyoruz. Ben sadece bir okur olarak bende bıraktığı izlenimi paylaşıyorum. Genel olarak baktığımda, çok temiz yazılmış, iyi çalışılmış ve teknik açıdan başarılı bulduğum bir ilk kitap okudum. Benim beklentim ise biraz daha zihnimde iz bırakacak, okuduktan sonra dönüp tekrar düşündürecek öykülerdi.
Sen Hiç Merak EtmeLevni Hakan Şahin · Varlık Yayınları · 202510 okunma
Uçurtma Avcısı
10/10
·375 syf.··
2026 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 21:24
Beni derinden sarsan bir roman, o kadar ince bir mesaj yedirilmiş ki, anlayana bu kitabin hayatını sarstığı hissedecektir. Yazarın tesfir ediş şekili adeta hikayenin içinde yaşadığınız anımsarsınız.
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,3bin okunma
Delirenlerin Yaşamımıza Kattıkları
Puan vermedi·632 syf.·
2026 34. kitabı
'Ben ne yaşadım? Hayır, ne yaşamadım?' Birçok sayfasını heyecanla yeniden yeniden okuduğum bir roman... Ara sıra kitabı kapatıp saatlerce düşündüren... Duvara resimler çizdiren... Süngü'nün kalemi insana bir romanı okurken şiirlerle dolu bir dünya aralıyor. "Okuduğum şiir değildi ama ne oldu şimdi kalbimde?" Bu şaşkınlığın dipsiz şekilde yaşanacağı o muhteşem eser. Ruknettin'in durduğu Güray Süngü kapı eşiğinden mi bahsedeyim, Özel'in kaleminden akan kelimelerden mi? Varsa bir şiir külliyatı zihninde, o ince imâları fark ederek okuyorsun romanı. Kim bilir zihnimin külliyatında neler eksik de ben anlayamadım kimi yerlerin latif dokundurmalarını.. Dönüp dolaşıp tekrar geleceğim. Çünkü yüzlerce duyguya karşılık kendimi bulacağım, her defasında. "Bu şehre de bu yüzden geldim zaten. Yıllar sürdü gelmem, ama bir saniyemi bile almaz, zaman başka türlü akar, zaman başka türlü aksın istersen. Geriye akar, geriye aksın istersen, ileriye hızlı akar, ileriye hızlı aksın istersen. Ne istedin de olmadı?"
Delirmeler SarayıGüray Süngü · Ketebe Yayınevi · 202585 okunma