İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali
5/10
·268 syf.··
2026 6. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 00:40
Kitap / Book: İçimizdeki Şeytan / Der Dämon in uns / The Devil Within Us – Sabahattin Ali, 1940 Tür / Genre: Psikolojik roman, toplumsal eleştiri / Psychological fiction, social critique Dönem / Period: 1940’lar, Türkiye – 1940, Turkey İçimizdeki Şeytan, bireyin kendi zaaflarıyla yüzleşmesini merkeze alan, psikolojik derinliği yüksek bir romandır. Sabahattin Ali, dönemin aydın tipini, kaçışlarını ve içsel çelişkilerini son derece incelikli bir dille ele alır. Toplumsal baskılar ile bireysel sorumluluk arasındaki gerilim, roman boyunca güçlü bir şekilde hissedilir. Yorumum: Kitabın en çok hoşuma giden tarafı muazzam yazı dili. Fevkalade güzel bir Türkçe ile her şey en ince ayrıntısına kadar detaylı işlenmiş. Hikâye etkileyici ve sürükleyici. Karakterler gerçek hayattan fırlamış gibi çok gerçekçi. Özellikle protagonistin okurda negatif duygular uyandırması, yazarın psikolojik derinliği ne kadar başarılı yansıttığını gösteriyor. The Devil Within Us is a psychologically rich novel that focuses on an individual’s confrontation with their own weaknesses. Sabahattin Ali masterfully portrays the intellectual of his time, their escapism, and inner contradictions through a subtle yet powerful narrative voice. The tension between social pressure and personal responsibility runs strongly throughout the novel. My Review: What I appreciated most about this book is its magnificent language. Written in an exceptionally refined and powerful Turkish, every detail is handled with great care. The story is compelling and immersive, and the characters feel strikingly realistic, as if taken directly from real life. The protagonist’s ability to evoke negative emotions in the reader is particularly impressive and highlights the author’s success in conveying psychological
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2021209,2bin okunma
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 23:35
Listelerinize mutlaka eklemeniz gereken bir kitapla geldim.. Gece.. Gece bende garip bir his bıraktı. Kitap zaten çok kısa ama okurken sanki çok daha uzun bir yolculuktan geçmişim gibi hissettim. Elie Wiesel çocuk yaşta savaşın içine düşmesini, ailesiyle birlikte toplama kampına gönderilmesini ve sonrasında yaşadıklarını anlatıyor. Bir noktadan sonra artık sadece olayları değil, onun iç dünyasındaki değişimi de görmeye başlıyorsun. Özellikle yaşadıkları arttıkça çocukluğundan yavaş yavaş uzaklaşmasını okumak beni baya düşündürdü. Kitabın en sevdiğim tarafı, duyguyu zorla vermeye çalışmaması oldu. Çok sakin bir anlatımı var ama tam da bu yüzden bazı satırlar daha sert çarpıyor. Bazı yerlerde devam etmek istemeyip birkaç dakika kitabı elimde tuttuğum oldu. Çünkü okuduğun şey kurgu değil, gerçekten yaşanmış olması hissi ağırlığını artırıyor. Bitirdiğimde en çok aklımda kalan şey olayların büyüklüğünden çok, bir insanın böyle koşullarda neleri kaybedebildiği oldu; sadece ailesini ya da evini değil, inancını, güven duygusunu, çocukluğunu da. İnce bir kitap olmasına rağmen içi çok dolu hissettirdi bana.. Özellikle 2.Dünya Savaşı zamanlarını okumayı sevenlere öneririm, çok iyi bir kitap #cansununkitapligi #okudumbitti #reels #bookstagram #gece
GeceElie Wiesel · Koridor Yayıncılık · 20242,031 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Körlük Gözde Değil, İnsandadır...
9/10
·336 syf.·
2026 183. kitabı
Sivas’ın Kangal ilçesine ilk kez gidiyordum. Çocukluğumdan beri adını duyduğum, dünyanın en güçlü çoban köpeklerinden biri olarak gösterilen Kangal köpeklerini yerinde görmek istiyordum. Fotoğraflarına defalarca bakmış, haklarında onlarca yazı okumuştum. Fakat bazı şeyler uzaktan öğrenilmiyor. Bazı değerleri anlamak için onların bulunduğu toprağa basmanız gerekiyor. İlçeye vardığımda ilk dikkatimi çeken şey bozkırın dinginliği oldu. Şehirlerin bitmek bilmeyen gürültüsünden sonra buradaki sessizlik insana yabancı gelmiyor, aksine yıllardır özlediği bir sesi yeniden duyuyormuş hissi veriyordu. Kangal köpeklerini ilk gördüğüm an ise anlatılan hiçbir cümlenin onları tam karşılamadığını anladım. Heybetleri yalnızca iri cüsselerinden gelmiyordu. Bakışlarında acele etmeyen bir güven vardı. Kendilerini ispatlamak zorunda olmayan canlıların huzuru... Sürünün etrafında dolaşırken attıkları her adım ölçülüydü. Gereksiz hiçbir hareket yapmıyorlardı. Güçlerini göstermek için saldırmaya ihtiyaç duymayan bir asaleti seyrediyordum. Uzun süre onları izledim. Sonra yürümek istedim. İlçenin dışına doğru uzanan eski demiryoluna çıktım. Rayların üzerinde ağır ağır ilerlerken karşıma yıllardır ayakta duran Deliktaş Tüneli çıktı. Taştan örülmüş kemeriyle bozkırın ortasında sessizce bekliyordu. İçeri girdim. Her adımda dışarıdaki gün ışığı biraz daha geride kaldı. Tünelin serinliği yüzüme vuruyordu. Ayak seslerim taş duvarlardan geri dönüyor, sanki önümde benden birkaç saniye önce yürüyen başka biri varmış gibi yankılanıyordu. Tam tünelin ortalarına yaklaşmıştım ki uzaktan rayların titrediğini hissettim. Ardından trenin sesi duyuldu. Hızla duvara yaslandım. Lokomotif yaklaştıkça karanlığın içini delen beyaz far büyümeye başladı. Bir an...
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,3bin okunma
Kitabı yazdığı dille bir cümle yazmak isterdim :)
9/10
·342 syf.··
2026 206. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:27
Erotizmin en doruk noktalarını ve insanların açık açık konuşmaktan korktuğu her noktayı ustalıkla kaleme almış. Kendisinin de bahsettiği gibi şeytancasına içten biri.. Bütün bunlar elbette ağıza alınmaza dair simgesel konuşmalar ve cinsellik insan doğasında olmayan bir şey değil. Bu kadar sansür gerektirecek metinler olmasa - tüm alıntılarımı filtreleyerek paylaştım - muhtemelen dünyanın sayılı yazarları arasında yerini alırdı ki kendine yarattığı tarzıyla - biyografi, mistisizm ve felsefe - okurların dünyasında zaten yine de sayılı yazarlardan biri. Ne taraftan baktığınıza bağlı :) Bugüne kadar yengeç dönencesi ve oğlak dönencesi olmak üzere iki kitabını okudum ve hayatının belirli kısımlarını onunla birlikte yaşamış oldum. Anne karnından itibaren çocukluk ve yetişkinlik dönemine kadar en ince en sapkın duygularına şahit oldum. Yaşadığı mistik anlarda onunla birlikte farklı dünyalara girdim. Yeri geldi aynı felsefi görüşü paylaştım. Annesi tarafından sevilmemesi, yaşadığı yerin aptal insanları arasında sırıtışı hepsine şahidim. O sevilmediğinde ben de sevilmedim. Onunla birlikte küfredip insanlara tükürdüm. Bu serseri ve kaçık abimizin herkese hitap etmediği açık. Ama meraklısını fazlasıyla besleyen, yer yer de eğlendiren bir tarafı var. Benim için etkisi oldukça büyük oldu. Ama fazla erotizmden rahatsız olacaklar için… evet, pek uygun bir yatırım değil. Çeviri kısmına da değinmek gerekir. Avi Pardo dışında bir çevirmenin işinden bu kadar keyif alacağımı pek düşünmezdim. Sokak dilini oldukça iyi yansıtmış. Bazı çevirmenler vardır; kitabı değil, çevirmeni seçtirir. Bu da onlardan biri. Henry Miller ile tanışmamı sağladığı için ayrıca teşekkür borçluyum.
Oğlak DönencesiHenry Miller · Siren Yayınları · 2014741 okunma
İnsan Ruhunun Sessiz Çatışmaları
9/10
·264 syf.··
2026 10. kitabı
Karmaşık Duygular, insanın içinde sakladığı, söyleyemediği ve bazen kendinden bile gizlediği duyguları anlatan etkileyici bir eser. Stefan Zweig, yine insan psikolojisinin en ince noktalarına dokunan sade ama derin anlatımıyla okuru karakterlerin iç dünyasına çekiyor. Kitap boyunca sevgi, hayranlık, bağlılık, utanç ve korku gibi birbirine zıt duyguların insan üzerindeki etkisini görüyoruz. Zweig’in en güçlü tarafı ise büyük olaylar yaratmadan, küçük anlar ve düşünceler üzerinden karakterlerin ruh hâllerini çok gerçek hissettirebilmesi. Kısa bir eser olmasına rağmen bıraktığı etki oldukça uzun sürüyor. Okurken asıl hikâyenin yaşananlardan çok, karakterlerin kendi içlerinde verdikleri mücadele olduğunu fark ediyorsunuz. Zweig okumayı sevenler için insan ruhunun karmaşıklığını gösteren, sakin ama sarsıcı bir kitap. Bitirdiğimde aklımda kalan şey, bazı duyguların isim koyulamayacak kadar karmaşık olabileceğiydi.
Karmaşık DuygularStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202113,2bin okunma
10/10
·360 syf.·
Beğendi
·
2026 75. kitabı
Yazdan Başka Mevsim Yok Modem dünyada Antik Yunan tanrı ve tanrıçaları okumayı düşünmek hayal gibi gelirdi, ancak Matilda Leyser bunu başarmış. Kahramanlarımız Zeus'un kardeşleri Demeter ve Hades, bir de Demeter'in ( Zeus'tan olan ) kızı Persefoni. Persefoni hayatının 6 ayını yerin altında , karanlıkta , ölüler diyarında kocası , ilk aşkı Hades ile geçiriyor, kalan 6 ayı da yeryüzünde doğanın, bereketin tanrıçası olan annesi Demeter ile. Ancak son yeryüzüne çıkışında onda bir farklılık olduğunu hem kendi hissediyor hem de kocası Hades. Öte yandan modern zamanın iskan politikası ve imar sorunları Demeter'in bahçesine , ormanına , evinin olduğu araziye geliyor. Şimdi ikisinin de tek istediği Persefoni 'nin bundan sonra hep kendi yanlarında kalması. Hades büyük bir özlem ve kaybetme şüphesiyle geldiği bahçede Demeter'e 6 aylık anlaşmalarını bozmamak için yol çalışmasını durdurmasını, bunun için 3 ay süresi olduğunu söylüyor. Aslında kitap boyunca anne olmak ve evlat olmak arasındaki o ince çizgiyi okumak hüzünlü geldi bana. Persefoni iki tarafı da anlamayı öğrenecek. Tüm bunların yanında gelişen olaylar, gündelik hayatın sorunları, karakterlerin mitolojik yanlarının özünde insanlığı görmeyi sağlıyor. Persefoni tarafını seçecek , bu seçim nelere sebep olacak okuyun , pişman olmayacaksınız. Ve Demeter sen gerçek bir kraliçesin. Kitapları Kurtaran Kedi Yazdan Başka Mevsim Yok Matilda Leyser
Yazdan Başka Mevsim YokMatilda Leyser · Nora Kitap · 20261 okunma