Yaşar Kemal’in satırları buram buram Çukurova kokan masalsı romanı; İnce Memed.
Bu kitabı ilk olarak ortaokul döneminde Türkçe ders kitabında görünce hikayesini merak edip okumuştum.
Aklımda sadece kitabın finalindeki mağara bölümü ve İnce Memed’in eşkiya oluşu kalmıştı. Bugün yıllar sonra okuduğumda, İnce Memed benim için sömürüye karşı direnişin, mücadelenin adı oldu.
Kitap, Anadolu’da Cumhuriyet’in ilan edilmesinden hemen sonraki dönemde, köy ağalarına karşı sömürülen, ezilen, hor görülen Çukurova halkına arka çıkan İnce Memed’in mücadelesini anlatıyor.
Anadolu halkının geri kalmışlığını, yoksulluğunu, gördüğü eziyeti yazar çok iyi anlatmış. Hepimizin köylerimizde bir dönem yaşanan hayatı bu kitap içinde barındırıyor.
Kitaptaki her karakter kültürümüzü çok iyi yansıtıyor, hepimizin Anadolu’da her hangi bir köyde, bir yerde rastladığı karakterleri okuyoruz. Tanıdığımız insanlar, tanıdığımız hayatlar anlatılan. Bu sebeple Anadolu’yu en iyi anlatan yazar olabilir; Yaşar Kemal.
Yazarın betimlemeleri öyle güçlü ki; yeri geliyor okurken o toprakların sıcağı seni de kavuruyor, kışın ortasında; yeri geliyor köyün ağasının topraklarında ırgatlık yaparken sömürülen emeğin için isyan ediyorsun; yeri geliyor dayak yiyorsun ama sesini çıkaramıyorsun.
Öyle içine çeken tasvirleri var, kitabın.
Yazar Osman Şahin bir röportajında “Ben öykülerimin çoğunu kişilerden dinleyerek ya da mahkeme tutanaklarından okuyarak yazarım. Yaşar Kemal, Necati Cumalı, Fakir Baykurt gibi abilerimiz de öyle yapardı. Bunu da öğütlerlerdi bize.” demişti. Bu da Yaşar Kemal’in bu coğrafyayı bu kadar iyi yazmasının sebebidir, yaşanan hayatları kaleme almış. Hiçbir abartı yok kitaplarında.
Ülkemizin kültürünü hiç bilmeyen ama tanımak isteyen birine bu eserin, tek bir romanla yaşandığı dönemi çok iyi
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Elveda diyecek kadar cesursan, diyor Paulo Coelho, hayat seni yeni bir merhaba ile ödüllendirir.” Hayatımda ne zaman bir şeylerden vazgeçsem daha iyisi önüme serildi, hiçbir zaman geri adım atmadım, hep ileriye doğru yürüdüm.
Yeni yaş yılım için motivasyonum;
Tarih, acı veren ağrısına rağmen geri alınamaz. Ancak cesaretle yüzleşirse,tekrar yaşanmasına gerek kalmaz…. diye yazmıştım geçen yıl ki paylaştığım doğum günü fotoğrafımın altına.
Daha güzel bir yıl beklerken, 2023 benim için; çok fazla sınandığımı düşündüğüm, sabır çekerek güneşi doğurduğum, vazgeçtiklerimle, öğrendiklerimle zor bir yıl oldu.
Günden güne parça parça kırılırken, kırıldığım yerden yeniden doğmayı öğrendim.
40 yaşımda kendim için; daha çok öğrendiğim, daha çok yaşadığım, umudumu ve cesaretimi kaybetmediğim, iyikilerimin çoğaldığı bir yıl diliyorum…
Doğum günü bahanesi ile bir kez daha 1000K’daki varlığıyla hayatıma güzellik katan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum…
💜
Şimdi Kürtçe Tv yayını kurmak konuşuluyor. Ne gerek var. Aslında Kürtçe diye bir dil yok, Kürtçe zaten Farsçadır.
Bütün islam alemine hitap etmek için Arapça, Türkçe, İranlı'lara ve Kürtler'e hitap etmek için de Farsça yayın yaparsınız olur biter.
- Türk Şair Yazar Sezai Karakoç