10/10
·184 syf.··
2026 161. kitabı
İçerik: Roman, karısını öldüren başarılı ve saygın bir adam olan Ata’nın gözünden anlatılır. Dışarıdan bakıldığında eğitimli, güçlü ve dengeli görünen Ata’nın iç dünyasında ise yıllardır büyüyen kırgınlıklar, öfke, kıskançlık ve tatminsizlik vardır. Bir anlık öfke patlamasıyla işlediği cinayetin ardından gözaltı, ev hapsi ve vicdanıyla hesaplaşma süreci başlar. Roman, suçun kendisinden çok suçtan sonraki psikolojik yıkımı anlatır. İnci Aral, kadın cinayetlerini yalnızca bireysel bir suç olarak değil, toplumsal yapıların ve erkeklik normlarının da etkilediği bir olgu olarak ele alıyor. Bu roman bir polisiye ya da gerilim romanı değildir. Cinayetin “kim tarafından” işlendiği baştan bellidir. Merak unsuru suçun faili değil, “Neden?” sorusudur. İnci Aral, olaylardan çok psikolojiye ve toplumsal eleştiriye odaklanır. Bu nedenle roman, hızlı aksiyon arayanlardan çok insan ruhunun karanlık yönlerini okumayı sevenlere hitap eder. Verda’nın Ölümü İnci Aral
Verda’nın Ölümüİnci Aral · Everest Yayınları · 2025196 okunma
Her Zamanki Gibi MÜKEMMEL
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
öncelikle söylemek istiyorum ki umarım bu kitabı bir dizi/film olarak izleriz,okuduktan sonra bile zaten film izlemiş gibi bir etki bırakıyor insanda SPOİLERRRR sezinin her kitabını çok beğenirim bunu da çok beğendim beni asla hayal kırıklığına uğratmadı,kitabı eğlenerek ve çok sinirlenerek okudum kendimi eylülün yerine koydum ve onun yerinde olsam inciyi direkt o evden atardım,ben eylül biraz daha kafayı kırmaya başladığında incinin aslında eylül olabileceğini düşünmüştüm,sadece psikolojik bir etki olamazdı çünkü incinin somut hataları vardı ve tanışmalarının daha derin bir sebebi vardır diye düşünmüştüm,eylül de aynı inci gibi bahçeye çıkıp gözlerini odaya kilitlediğinde inci aslında o diye düşünmeye başlamıştım,doktor incinin yaptıklarını yaz dedikten sonra yatağın altındaki defterde eylül uyuyor yazdıktan sonra emin gibi olmuştum,emir ve inci yesin diye pasta aldığında,onlar dizi izlerken o odasında sessizce oturduğunda onun yavaşca baştaki inciye dönüştüğünü ve en sonunda tamamen dönüşeceğini düşünmüştüm,inci o eve arkadaş ortamından kaçarak gelmişti eylül de tanıdığı herkesten o şekilde kaçacak gibi gelmişti ben de öyle olacak sanmıştım ama sezo böyle gösterip bizi de kandırdı ve incinin gerçekten suçlu olduğunu gördük,böyle de güzeldi ama ben paranormal şeyleri sevdiğim için dediğim gibi olmasını da isterdim o garip hareketlerin bi anlamı olmasını falan,yine de çok beğendim ve incinin hak ettiğini bulmasına sevindim kızın çevresindeki herkes de malmış sonunu çok anlayamadık ama ya inci peşini bırakmadı ya da kendisinin de sorunları var ikisi de iki küp şekerli içiyodu kitap fractured filmine benziyo sezodan sıradaki beklediğim konulardan bazıları: -behind her eyes dizisi tarzı bi konu yazması, -çok gerilim veya ters köşe olmadan ama çok merak ettirici
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202674 okunma
Reklam
7/10
·112 syf.··
2026 32. kitabı
10 adet Tomris Uyar öyküsünü bünyesinde barındıran bir seçki. Hazırlayanın Handan İnci olması kitabı benim nezdimde daha üst bir oktava taşıyor. Aynı zamanda yine Handan İnci'nin kaleme aldığı sunuş kısmı Tomris Uyar'ın öykücüğü hakkında önemli bilgiler veriyor. Öykülere gelecek olursak "Çiçek Dirilticileri" diğer bütün öykülerin yanında zirvede kaldı. Ben en çok onu beğendim.
Metal YorgunluğuTomris Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 20191,111 okunma
Yürü Direncim
9/10
·56 syf.··
2026 228. kitabı
Size kıyıda köşede kalmış bir adet inci çiçeği takdim ediyorum. Çok daha fazla okuru olması gereken bir eser, kesinlikle. O kadar güzel şiirler var ki şairin esaslı bir kâşif, usta bir sanatkâr olduğunu zaten itiraf edeceksiniz okurken. Keşke ben yazmış olsaydım dediğim dizeler var. Büyük bir keyifle okudum. Herkese tavsiyemdir.
Şiir
Yürü DirencimNur Bulum · Belge Yayınları · 202110 okunma
Çocuk,çocuktur !
8/10
·336 syf.··
2026 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 11:24
Kitabın ilk bölümünde küçük bir kız çocuğu olan Meleğin ağzından mahallesini,ailesini ve yaşadıklarını okuyoruz . Annesi tarafından istekleri karşılanmayan, yaz tatillerinde bakıcılık yapmak zorunda kalan bir kız çocuğu Melek. Kitabın ikinci anlatıcısı ise Meleğin kızı İnci. İnci de tıpkı annesi gibi yaşadıklarını kendi üslubunca anlatıyor . Annesinden farklı olarak istekleri bir şekilde karşılanan,ailesi tarafından sevilen bir çocuk İnci. Annesi Melek kendi yaşadıklarını kızı yaşamasın diye elinden geleni yapan bir genç kadına dönüşmüş. Kitapta çok fazla karakter olduğu için okurken bir yerlerde kafanız karışabilir ancak bu durum kitabın güzelliğinden bir şey eksiltmiyor. Yazarın yer yer argoya başvurması bir yerden sonra aşırıya kaçmış olsa da ben kitabı sevdim . Seray Şahiner sevenlerine tavsiyemdir.
Edebiyat
Vatan Millet SamatyaSeray Şahiner · Doğan Kitap · 20251,436 okunma
Puan vermedi·94 syf.··
2026 32. kitabı
Yazarın yaşarken yayımlanan son eseridir. Ben Can yayınlarından İnci Kut’un çevirisini okudum. Dil akıcı, bütünlük bozulmamış, acabaya düşmeden bir okuma yaşattı. Kitap, 90 yaşındaki bir ihtiyarın ruhi tatminsizliğini genelev maceralarıyla gidermeye çalışmasını konu edinmiş. En sevdiğim kısmı iğrençliği sansürlü bir şekilde rahatsız etmeden okutuyor olması. Yargılarken mide bulandırmıyor. Genelevin müdavimi olan hatta madalya alan bu dede tam da 90. yaş günü için bakire genç bir kız ister. Başta olmazken sonra olur ve ona asla dokunmaz, sadece seyreder ve adına aşk diyerek ona bağımlı hale gelir. Karakteri analiz etmeye çalıştım fakat bir türlü başarılı olamadım. Olgunlaşmamış bir karaktere mi sahip yoksa yalnız mı, ne istediğini bilmiyor mu veya kendini ispat etme çabası mı var? İhtimaller arasında dolaştım cevabı bulamadım. Gazetede köşe yazarlığı yapması, her hafta fikirlerini özgürce ifade etme gücüne sahip olması, öncesinde bir evlilik yapması, insanlarla bir problemi olmaması, hayvanlarla bağ kurması beni kesin bir sonuca götüremedi. Belki de kendini ispat etme çabasıdır sadece. Ve bunu ahlaksızca da olsa üstün bir başarı ile sergiliyor. Fakat bir okuyucu olarak bana bundan zevk aldığı duygusu geçmedi. Tekrar süreçleriyle alışkanlık döngüsü var. Son olarak bakire yeniyetme seçme sebebi bence yaşlanmaya karşı bir inkâr. Ve asıl zor olanı dokunmamak iken onu başarması kendini ispat etmesidir. Ve aşk diye adlandırması da sadece şehvani değil manevi olarak da dincim deme şekli olabilir.
Benim Hüzünlü OrospularımGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202625bin okunma
Reklam
Reklam