Puan vermedi
Peyami Safa, son dönem romanlarına doğru mistisizme kaydı. Matmazel Noraliya’nın Koltuğu ve Yalnızız romanlarında bunu irdeledi. Ancak fikir yazılarındaki net ifadeleri romanlarından farklıdır. Bu sanırım romanın büyük gücünden ve yazarının içinden çıkamadığı parapsikolojisinden kaynaklı. Çünkü roman kahramanları hep ıstırap halindedir. Doğu batı, madde ruh, gelenek yenilik vb. Bu yazarın içinden çıkamadığı buhrana tanıklık eder. Nitekim hocam Prof. İnci Enginün’ün dediği gibi Türkiye’de intiharlar Peyami Safa’dan sonra artmaya başlamıştır. Bu ayrı bir inceleme konusudur. Safa’nın hayatına tanıklık edenler kimsede bulunmayan kitapların Safa’da bulunduğunu söylemişlerdir. Aşağıda Mistisizm kitabında alıntıladığı romandan pasajı aynen aktarıyorum: Matmazel Noraliya’nın koltuğu -onun yalnız kendi ben’ine değil, bütün ben’lere, mücerret Ben’e isyandır. Bütün dinlerin, fikirlerin ve politikaların tarihi bu isyanın tarihidir. Dinler, insanın - iştah, şehvet, kazanç hırsı ve kibir halinde - kuduran ben’ini Allahda eritmeye çalışmışlardır s.129
MistisizmPeyami Safa · Bâbıâli Yayınevi · 196136 okunma
10/10
·63 syf.··
Beğendi
·
2026 235. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:37
MUHTEŞEM AYIPLAR Göğsümün yelkenini şişirecek bir rüzgâr Yüzüme çarpılacak bir kapı bulmalıyım Dışlanmak nasıl bir şey, öğrenmek için Ruh halini metale yenik düşen ahşabın Katliamdan kıl payı kurtulan günün sonunda Hissemden çoğunu almak muhteşem ayıplardan Öpen dudaklar ahşap, okşanan metal ise Sevişmeyi ayıp saymak mümkündür kaptan Tekne şizofren öyle mi, kayalara yöneliyor İlk celsede beraat ettiriliyor deniz Soru metal, yanıt ahşap, asılan bir sokağa Cadde adım verecek kadar İncelikliyiz İstiridye konusunda usta olsam ne çıkar İnci bulamadıktan, inci bulamadıktan... Zıtların birliği çok can yakıcı tanrım! Gövdem metal, ruhum ise ahşaptan Ağaç ile dâr sözcüğü yer değişmiş, aldanma Sallanan bedenlere bakınca göreceksin Yoruldum, uykum geldi,sözlerim kapanıyor Terzi ahşap, kumaş metal, kırılmış bir iğneyim Tanrım! Bu orantısızlık beni çok korkutuyor Şehrin elleri ne büyük, ne kadar küçük başı Kanın sızdığım gördüm bir çivinin sesinden Karıştırmak zorundayım metal ile ahşabı
Şiir
Ahşap AnahtarAbdülkadir Budak · Yazılı Kağıt Yayınları · 201631 okunma
Reklam
Gitmek mi zor kalmak mı?
10/10
·64 syf.··
2026 26. kitabı
#okudumbi̇tti̇ "Çöpler mi toplanıyordu, yoksa kırılıp bin parçaya bölünen umutlar mı?" "Yok sayıldığım, değer görmediğim yerde nasıl mutlu olabilirdim ki?O bağırdı,ben sustum.Ben sustukça haklı zannetti kendini." Merhaba kitap dostlarım.Bugün size çok sevdiğim çiçeği burnunda yazar arkadaşım @sibel.dulger'in kitabı ile geldim.@potkalkitap'tan çıkan eseri okurken yeri geldi gözlerim doldu,yeri geldi karakterin yerine umutlandım. Kadına yönelik kitapları okumayı zaten çok seven bir okurum. Yazarımız da eserinde dokuz kısa öykü ile birbirinden farklı kadınların hikâyelerine yer vermiş. Kimi yok sayılan,kimi aldatılan,bazılarının kıymeti bilinmemiş, bazıları uçurumun kenarından dönmüş,yorgun,bitkin ama ne olursa olsun her daim 'Ben buradayım' diyen güçlü ve sapasağlam duran kadınlar, hikâyelere konu olmuş. Yalın,akıcı anlatımıyla her yerde karşılaşacağımız bu kadın karakter öykülerini okurken içinizin acımasına,hüzünlenmeye, bir parça umutlanmaya engel olamayacaksınız. Beni özellikle etkileyen öyküler 'Baharın Kalbinde Bir Kadın', 'İnci Küpe' ve 'Meryem' oldu. Kitaba ismini veren 'Yokuştaki Ev' ise nostaljik yapısıyla çok dokunaklıydı. İlk kitabı olmasına rağmen kurgudaki akıcılık, verilen mesajlar çok etkileyici.Sevgili Sibel yazmaya devam et lütfen,kalemin daim olsun canım Canım Merve iyiki önerdin iyiki okuduk birlikte, varol her daim @sibel.dulger @1kitap.1kahveee @potkalkitap @herayokuyanlarkulubu Merve #kitap #book
Yokuştaki EvSibel Dülger · Portal Kitap Yayınları · 202641 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2026 105. kitabı
Gerçek bir hayat hikayesinden beslenen, Kuveytli güçlü yazar Taleb Alrefai’nin kaleme aldığı ve kıymetli çevirmen Zafer Ceylan’ın ödüllü çevirisiyle dilimize kazandırdığı Kaptan’ı bir solukta okudum. Kitap, Kuveyt’in petrol öncesi dönemine, halkın geçimini balıkçılıkla ve o zorlu inci avcılığıyla sağladığı yıllara götürüyor bizi. Dönemin ünlü denizcilerinden Kaptan Ali Nasır’ın biyografisinden yola çıkan gerçek bir hikaye bu. Bir fırtına anında, denizin ortasında sıkışıp kalan bir kaptanın o gerilim dolu anlarını, geçmişiyle hesaplaşmasını, "keşke"lerini, özlemlerini ve varoluştan yok oluşa geçeceğini hissettiği o kırılma anındaki çaresizliğini anlatıyor. Yazar, o son saniyelerdeki gerilimi ve çaresizliği okura öyle kuvvetli hissettiriyor ki... Kısa ama sarsıcı, çok etkileyici bir metin. Aslında aldığı çeviri ödülünden beri merak ediyordum Kaptan’ı. Yazar Taleb Alrefai'nin Kuveyt hükümeti tarafından vatandaşlıktan çıkarıldığını öğrenince bu haberi derin bir üzüntüyle karşıladım. Kendisi hakkında daha fazla şey okudukça, onun romancı kimliğinin ötesinde gerçek bir aydın, düşünür ve kültür elçisi olduğunu gördüm. Bir okur olarak yanında olduğumu göstermek, sesine ses katmak ve dayanışmamı onun kalemine tutunarak ifade etmek için hemen kitabına, Kaptan’a koştum. Dilerim bu sarsıcı hesaplaşma sizin de rotanıza denk düşer. Edebiyat dolu bir hafta olsun.
1000Kitap
KaptanTaleb Alrefai · Ayrıntı Yayınları · 2022150 okunma
10/10
·184 syf.··
2026 161. kitabı
İçerik: Roman, karısını öldüren başarılı ve saygın bir adam olan Ata’nın gözünden anlatılır. Dışarıdan bakıldığında eğitimli, güçlü ve dengeli görünen Ata’nın iç dünyasında ise yıllardır büyüyen kırgınlıklar, öfke, kıskançlık ve tatminsizlik vardır. Bir anlık öfke patlamasıyla işlediği cinayetin ardından gözaltı, ev hapsi ve vicdanıyla hesaplaşma süreci başlar. Roman, suçun kendisinden çok suçtan sonraki psikolojik yıkımı anlatır. İnci Aral, kadın cinayetlerini yalnızca bireysel bir suç olarak değil, toplumsal yapıların ve erkeklik normlarının da etkilediği bir olgu olarak ele alıyor. Bu roman bir polisiye ya da gerilim romanı değildir. Cinayetin “kim tarafından” işlendiği baştan bellidir. Merak unsuru suçun faili değil, “Neden?” sorusudur. İnci Aral, olaylardan çok psikolojiye ve toplumsal eleştiriye odaklanır. Bu nedenle roman, hızlı aksiyon arayanlardan çok insan ruhunun karanlık yönlerini okumayı sevenlere hitap eder. Verda’nın Ölümü İnci Aral
Verda’nın Ölümüİnci Aral · Everest Yayınları · 2025197 okunma
Her Zamanki Gibi MÜKEMMEL
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
öncelikle söylemek istiyorum ki umarım bu kitabı bir dizi/film olarak izleriz,okuduktan sonra bile zaten film izlemiş gibi bir etki bırakıyor insanda SPOİLERRRR sezinin her kitabını çok beğenirim bunu da çok beğendim beni asla hayal kırıklığına uğratmadı,kitabı eğlenerek ve çok sinirlenerek okudum kendimi eylülün yerine koydum ve onun yerinde olsam inciyi direkt o evden atardım,ben eylül biraz daha kafayı kırmaya başladığında incinin aslında eylül olabileceğini düşünmüştüm,sadece psikolojik bir etki olamazdı çünkü incinin somut hataları vardı ve tanışmalarının daha derin bir sebebi vardır diye düşünmüştüm,eylül de aynı inci gibi bahçeye çıkıp gözlerini odaya kilitlediğinde inci aslında o diye düşünmeye başlamıştım,doktor incinin yaptıklarını yaz dedikten sonra yatağın altındaki defterde eylül uyuyor yazdıktan sonra emin gibi olmuştum,emir ve inci yesin diye pasta aldığında,onlar dizi izlerken o odasında sessizce oturduğunda onun yavaşca baştaki inciye dönüştüğünü ve en sonunda tamamen dönüşeceğini düşünmüştüm,inci o eve arkadaş ortamından kaçarak gelmişti eylül de tanıdığı herkesten o şekilde kaçacak gibi gelmişti ben de öyle olacak sanmıştım ama sezo böyle gösterip bizi de kandırdı ve incinin gerçekten suçlu olduğunu gördük,böyle de güzeldi ama ben paranormal şeyleri sevdiğim için dediğim gibi olmasını da isterdim o garip hareketlerin bi anlamı olmasını falan,yine de çok beğendim ve incinin hak ettiğini bulmasına sevindim kızın çevresindeki herkes de malmış sonunu çok anlayamadık ama ya inci peşini bırakmadı ya da kendisinin de sorunları var ikisi de iki küp şekerli içiyodu kitap fractured filmine benziyo sezodan sıradaki beklediğim konulardan bazıları: -behind her eyes dizisi tarzı bi konu yazması, -çok gerilim veya ters köşe olmadan ama çok merak ettirici
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202682 okunma
Reklam
Reklam