Hz. Ömer (r.a.) demiştir ki:
"Seni ilgilendirmeyen şeyin peşine düşme. Düşmanından uzaklaş. Kavmin içerisinden emin olmadığın dostlarından da sakın. Emin olan, şüphesiz Allah Teâla'dan korkan kimsedir.
Facir bir kimse ile arkadaşlık yapma; yoksa ondan kötü işler öğrenirsin. Onu, sırrından da haberdar etme. İşlerinde, Allah Teâla'dan korkanlarla istişare et."
'Çok'ta kederlenir, 'az'da gülerim
Ustura ağzında düşüncelerim..
Deliliktir belki.. bırakın kalsın.
Doğan her bebeğin hakkı var bende
Öğütülen benim her değirmende
Ne sonu, ne ilki...bırakın kalsın.
Sevdam büyüdükçe dünyam dar olur
Zamandan çıktığım zamanlar olur
Ve öyle güzel ki.. bırakın kalsın.
Saatler ya geri, ya hep ileri
Kıran yok hileli terazileri
Umutlar ırakta.. bırakın kalsın.
On bin'lerle sohbet on bin nafile
Dönmüyor toprağa giren kafile
Öfkeler yürekte.. bırakın kalsın
Ne yarım tam yarım, ne bütün tamam
Yolcular anlamaz, ben anlatamam
Tren son durakta.. bırakın kalsın.
Gelir beni yakar suya düşer kor
Düşünen baş çekmek, dert çekmekten zor
Kutsaldır bu yara.. bırakın kalsın.
Dursun ayazına uyandığın kış
Dursun ki şevk ile sürsün bu yarış
Acısıyla o kadar bütünleşmişti ki bu acı onda bir alışkanlık hâlini almıştı. Ruhunu ve aklını bedenine bağlayan zincirlerin çözülmesini büyük bir zevkle izliyordu, ki bu ona ocaktan çıkan bir ateşin gökyüzüne kavuşmak için süzülmesi gibi geliyordu.
Bunu daha önce binlerce kez kanıtlamış olması hiçbir anlam taşımıyordu. Şimdi bir kez daha yapacaktı. Her seferi kendi başına ayrı bir olaydı ve bunu yaparken geçmişi aklına bile getirmezdi.