Neslihan İplikci

Sabahattin Ali Değirmen
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi? Pekala,ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o? Atma be adaşım,kaç tane kalbin var senin?Hem biliyor musun,bu aptalca bir laftır: Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun... Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun... Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir. Bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin? Aşk sana bunları yaptırabilir mi? İşte o zaman sana seviyorsun derim
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Stefan Zweig Mürebbiye
Ben aşık olmanın güzel bir şey olduğunu düşünmüştüm hep. Artık her şeyi biliyorlar. Kendilerine yalan söylendiğini, bütün insanların kötü olduğunu ve alçaklık edebileceğini biliyorlar. Ana babalarını da sevmiyorlar artık, onlara inanmıyorlar. Kimseye güvenmemeleri gerektiğinin farkındalar, şu korkunç yaşamın tüm yükünü çelimsiz omuzlarında hissediyorlar. Çocukluklarının o neşeli rahatlığından bir uçuruma düşercesine çıkıverdiler. Suskunlukları, nüfuz edilemeyen o mutlak suskunlukları, bağırmadan, ağlamadan çektikleri sinsi acı onları herkese karşı yabancı ve tehlikeli bir hale getiriyor. Kimse yanlarına yaklaşamıyor, ruhlarına ulaşan geçit belki de uzun yıllar boyu kapalı kalacak. Bana inanın ki, bu yaşlardaki genç kızlar okudukları şiirlerin iyi mi kötü mü, sahici mi yoksa uyduruk mu olduğunun hiç önemi yoktur. Dizeler onlar için susuzluklarını dindiren kadehlerdir, içindeki şaraba dikkat etmezler, çünkü daha içmeden sarhoşturlar. Saf altından böylesi bir çamur elde etmek nasıl bir şeydir!
Edebiyat