indéfini

indéfini
@indefini
"Kavramlar tinsel imzalardır."
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"YILLIK Sen bana göründüğünde gözde kayası üzerinde türkü söylüyordu yaz, sessizlik sevgi, hüzünlü özgürlük, uzun mavi küreği ayaklarımızla eğlenen denizden daha deniz olan bizden uzakta türkü söylüyordu yaz. Türkü söylüyordu yaz ve yüreğin yüzüyordu ondan uzaklarda. Kucaklıyordum gözüpekliğini ve şaşkınlığını duyuyordum. Yol, evlerimizi taşıyan eller için öldürücü erdemlerin yol açtığı yüksek köpük tepelerine doğru uzanan dalgaların saltıklığı boyunca. Yıllar geçti. Fırtınalar öldü. Çekip gitti dünya. Yüreğinin beni artık tam anlamıyla fark etmemesinden acı çekiyordum. Seviyordum seni. Yüz yoksunluğunda ve mutluluk boşluğunda. Seviyordum seni, tepeden tırnağa değişerek, sana yürekten bağlı.’’1 ‘’MUTLULUK Çok sevdiği kayasının üstünde türkü söylüyordu yaz bana göründüğünde, bizden ayrı, bir başına türkü söylüyordu yaz, konuşmuyorduk biz, tatlı, yaralı bir özgürlüktük, uzun mavi küreği ayaklarımızda eğlenen denizden daha denizdik. Türkü söylüyordu yaz ve yüreğin ondan uzakta yüzüyordu. Yürekliliğini öpüyordum senin, şaşkınlığını duyuyordum. Evlerimizi taşıyan eller için ölümcül erdemlerin kesiştiği bu yüksek köpük tepelerine doğru dalgaların saltlığından geçiyordu yol, Saf değildik. Çevrilmiştik. Yıllar geçti. Öldü fırtınalar. Dünya başını alıp gitti. Yüreğin artık beni göremediği için üzülüyordum. Seni seviyordum. Yüz yokluğumda ve mutluluk boşluluğumda. Seviyordum seni, her biçime girerek, bağlı sana.’’2 1. Char, R. (2004). Sessiz Oyun. Özdemir İnce (Çev.). İstanbul: Alkım Yay. 2. Berk, İ. (1968). Dünya Edebiyatından Aşk Şiirleri. İstanbul: Varlık Yay.
"Sen kendinin bilincinde olduğunu söylüyorsun; sonra düşünen Ben'ini düşünce içindeki düşünülen aynı Ben'den zorunlu olarak ayırıyorsun. Bunu yapabilmen için, yine o düşüncenin içindeki düşünenin, bilincin nesnesi olabilmek için daha yüksek bir düşünmenin nesnesi olmak gerekir; ve sen böylece yeni bir özne elde ediyorsun, bu özne daha önce özbilinç olduğunun yeniden farkına varıyor. Burada yine daha önceki argümantasyona devam ediyorum; bir kez bu ilkeye göre sonuçlar çıkarmaya başladığımızda, bana orada durmamızı gerektiren hiçbir noktanın varlığını gösteremez ve kanıtlayamazsın; bundan sonra sonsuza kadar, her bilinç için nesnesi bir önceki olan yeni bir bilince gerek duyarız ve böylece gerçek bir bilincin varlığını kabul edebileceğimiz noktaya hiçbir zaman gelemeyiz."
Johann Gottlieb Fichte