10/10
·136 syf.·
2026 65. kitabı
“Her şey bir kurgu, ben babamın en büyük kurgusuyum.” Muazzam bir metin okudum ve bu kitabın neden yeterince konuşulmadığını düşünüyorum şu an. Geriye Kalan Kadın, bir kadının kendi hayatını, bedenini, ailesini ve geçmişini yeniden anlamlandırma çabasını anlatıyor gibi görünse de aslında bundan çok daha fazlası. Roman boyunca bireysel bir hikâyenin içinden geçerken, kuşaklar boyunca aktarılan travmaların, aile içinde kurulan görünmez iktidar ilişkilerinin ve kadın olmanın yükünün izini sürüyoruz. Karabash, karakterini yalnızca yaşadığı olaylarla değil, o olayların zihninde bıraktığı kırıklarla da inşa ediyor. Yazarın tuhaf bir anlatım biçimi var: yer yer şiirsel, yer yer sert, bazen de insanın nefesini kesecek kadar yoğun. Bir insanın kimliğinin ne kadarının kendisine, ne kadarının başkalarının onun için kurduğu hikâyelere ait olduğu sorusu roman boyunca peşimizi bırakmıyor. Geriye Kalan Kadın benim için son dönemde okuduğum en güçlü romanlardan biri oldu. Israrla tavsiye ediyorum.
1000Kitap
Geriye Kalan KadınRene Karabash · İthaki Yayınları · 2026113 okunma
Gök Kubbenin Altında Bir Başına: Harita Odasında Kaybolan Dev
Puan vermedi·517 syf.··
2023 3. kitabı
Bazı kitaplar vardır; kapağını kapattığınızda odadaki hava değişir, duvarlar üzerinize doğru esner ve aynadaki yüzünüze bakacak cesareti kendinizde zor bulursunuz. Benim için bu hayatta okuduğum en iyi, en sarsıcı hikâyedir Martin Eden. Bu, bir ruhun kırıla kırıla, yana yana kendi küllerinden bir dev inşa edişine ve sonra o devin kendi yarattığı yalnızlık okyanusunda boğuluşuna yakılan merhamet dolu bir ağıttır. Jack London, Martin’in şahsında bize sadece bir başarı ya da başarısızlık öyküsü anlatmaz; ham bir gücün, rafine bir yabancılaşmaya nasıl evrildiğini sezdirir. Martin’in aristokrat bir eve ilk adım attığı o sahne, hantal bedeniyle nesnelere çarpmaktan korkan, kollarını nereye koyacağını bilemeyen o kaba saba denizcinin ürkekliği aslında yolun henüz başıdır. Duvardaki yağlıboya tabloya yaklaştığında güzelliğin özensiz boya darbeleri arasında kaybolduğunu görüp şaşırmış, gerilediğinde ise resmin yeniden muhteşem bir fırtınaya dönüştüğünü görmüştü. "Dalavereli bir resim" diye geçirmişti içinden. Martin’in trajedisi tam olarak bu tespitte gizlidir. Uzaktan kusursuz, pürüzsüz ve semavi görünen o burjuva dünyası, içine girdikçe tıpkı o tablo gibi çözülmüştür. Yaklaştıkça görmüştür ki, tapındığı o insanların zihinleri sığ, kalpleri hesapçı, entelektüel derinlikleri ise sadece ezberlenmiş kalıplardan ibarettir. Oysa Martin açtır. Bilginin o uçsuz bucaksız harita odasında rehbersiz yolunu bulmaya çalışırken, kelimeleri birer uysal hizmetkâr yapabilmek için uykuyu beş saate indirirken kalbinde sadece saf bir aşk ve güzellik arayışı vardır. Çamaşırhanenin o cehennemî sıcağında, insanı iş hayvanına çeviren o öldürücü ritmin içinde bile ruhunun derinliklerinde parıldayan o ışığı korumak için direnmiştir. Peynir Surat’la on bir yıl boyunca dövüşen o inatçı çocuk, editörlerin
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
Reklam
Puan vermedi·384 syf.··
2026 79. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 14:25
Daha cesur, daha sağlam, daha korkusuz, endişelerinden arınmış biri olmak isterdim. Hayatta kaçırdığım fırsatlara baktığımda bunun arkasında yatan nedenin hep kendi kendime inşa ettiğim korkularım olduğunu görüyorum. Evet kaygının artık bireysel bir problem olmaktan çıkıp toplumsal soruna dönüştüğü bir çağda yaşıyoruz. Hepimizin geleceğe dair endişeleri var, kaygı sarmalı içinde hapsolmuş gibiyiz. Mesela ben bazen ortada herhangi bir tehdit unsuru, korkmamı ya da heyecanlanmamı gerektirecek bir şey olmadığı halde nabzımın hızlandığını, odaklanmakta zorlandığımı hissediyorum. “Endişeli biriyseniz şu duyguyu iyi bilirsiniz: son derece güvenli yatağınızda uzanmış, gözleriniz açık yatıyorsunuzdur, içinizde bir korku vardır ve bu korku giderek artar. Nedeni gerçek olaylar değildir, olabilecek olaylardan korkuyorsunuzdur.” Bu aslında sol beynimizin algıları fazlasıyla abartan, dengesiz bir düşünme biçimidir. Bunu fark ettiğimizde sağ beynimizi harekete geçirerek daha dengeli bir bakış açısını yeniden kurabiliriz. Harvard sosyoloji mezunu, dünyaca ünlü yaşam koçu ve konuşmacı olan Martha Beck kaygı ile başa çıkma sürecini iki temel döngü üzerine kurar. Kaygı sarmalı ve yaratıcılık sarmalı. “Sağ beynimi çalıştıracak şeylerle ilgilenmek, beni sol beynimin kaygı sarmalından çıkaracaktı.” Yaratıcılık Sarmalı beynin sağ yarım küresiyle bağlantılıdır. Merak, keşif ve öğrenme yoluyla aktive edilir. Beck, kaygının panzehirinin kontrol değil, merak olduğunu savunuyor. “Kaygı sarmalları bizi dünyadan uzaklaştırır. Yaratıcılık sarmalları bizi dünyaya yaklaştırır.” Martha Beck New York Times çoksatanı ve Amazon 2025’in En İyi Kitaplar seçkisinde yer alan bu kitabında, dünyayı tehdit olarak algılayarak daralan bir bakış açısı yerine, merak ve yaratıcılıkla dünyayı genişleten bir bakış
Kaygının ÖtesiMartha Beck · Domingo Yayınevi · 20265 okunma
Maarif Davası Üzerine
10/10
·208 syf.·
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Nurettin Topçu'nun Türkiye'nin Maarif Davası, eğitimi yalnızca okul, müfredat ve sınav meselesi olarak görmeyen; insanı, ahlakı ve memleket sorumluluğunu merkeze alan güçlü bir metin. Kitabın derdi bilgi yığmak değil, şahsiyet inşa etmek. Topçu'nun dili yer yer sert ve iddialı; fakat bu sertlik kuru bir eleştiriden değil, maarif meselesini medeniyet meselesi saymasından geliyor. Öğretmeni sadece ders anlatan biri olarak değil, ruh ve irade terbiyesinin taşıyıcısı olarak görmesi kitabın en dikkat çekici taraflarından biri. Bugünün eğitim tartışmalarında da hâlâ canlı kalan sorular soruyor: Nasıl bir insan yetiştirmek istiyoruz? Bilgi ahlakla birleşmeyince neye dönüşür? Okul, memlekete karşı sorumluluk hissi verebiliyor mu? Bu yüzden eser, geçmişe ait bir metin olmaktan çok, bugün de üzerinde düşünülmesi gereken bir çağrı gibi okunuyor.
Duygu ve Düşünce
Türkiye'nin Maarif DavasıNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2016378 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 54. kitabı
Her yüzyılda geçerliliğini koruyacak fikirlerle dolu bir kitap. Okuyucuyu duygudan duyguya sürüklemesinin ötesinde, içinde bulunduğumuz yüzyıldaki köhne düzenin neden bu şekilde inşa edildiğini de sorgulatıyor. Herkesin okumasının gerektiğini düşündüğüm kitaplardan biridir.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
İmkânsızlıklar İçinde Azim
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 15:48
Gerçek bir yaşam öyküsü... William Kamkwamba'nın tüm yoksulluk, kuraklık ve açlık ile mücadele eden bir ailede kısıtlı imkanlara rağmen, bilgi ve bilime olan merakı sayesinde başardıklarını okuyoruz. okul kütüphanesinde tanıştığı fizik kitaplarından edindiği bilgilerle bir rüzgar tribünü inşa etme çabasını izliyoruz. yazar olayları abartamadan o kadar gerçekçi anlatıyor ki kitabı okurken sanki o kuraklığı ben de yaşamış gibi hissettim. Yalın ve akıcı dilinden dolayı her yaştan kişilerin okuyabileceğini düşünüyorum.
1000Kitap
Rüzgarı Dizginleyen ÇocukWilliam Kamkwamba · Beyaz Balina Yayınları · 20244,955 okunma
Reklam
Reklam