9/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 14:00
Selamünaleyküm. Ilan Pappe, İsrailli bir aktivist ve tarihçi. Bunu öğrendiğimde kitaba ister istemez şüpheyle yaklaştım. “Acaba vicdanlı bir yaklaşım mı sergiliyor, yoksa taraflı mı?” diye düşündüm. Ancak okudukça bu şüphemin büyük ölçüde yersiz olduğunu gördüm. Ufak tefek birkaç nokta dışında taraflı bir söylemle karşılaşmadım. Nitekim 1000Kitap’ta okuduğum bazı yorumlarda da benzer değerlendirmeler vardı. Yazara göre işgal ne 1. Dünya Savaşı’ndan sonra ne de 1948’de başladı. Süreci, 1882’de üç Yahudi gencin Filistin topraklarına gelmesiyle başlatıyor ve bu tarihten 7 Ekim 2023’e kadar yaşanan olayları kronolojik olarak, kısa ama anlaşılır bir şekilde anlatıyor. Elbette ayrıntıları okuyucunun kendi ilgisine bırakıyor. Kitabın sonunda, konuyu derinleştirmek isteyenler için bir ileri okuma listesi de yer alıyor. Ne yazık ki bu listedeki eserlerin büyük bir kısmı henüz Türkçeye çevrilmemiş. İnşallah en kısa zamanda onları da raflarda görürüz. Ben yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Bu kitabı ise keyifle okudum, konuya ilgi duyanlara tavsiye ederim.
Filistin-İsrail Meselesinin Kısa TarihiIlan Pappé · 202533 okunma
10/10
·248 syf.··
2026 7. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:57
Bir solukta okunacak, su gibi akan bir kitap. Pırıl pırıl tertemiz bir anlatım. Nasıl başladım nasıl bitti hiç anlamadım bile.. Yer yer güldüren, yer yer gözlerimi nemlendiren, çok güzel bir romandı. *Spoiler uyarısı, kitabı okumayanlar devam etmesin :) Aşağıda çok spoiler var, okumayın bak. Günah benden gitti, ben uyarımı yaptım. Okuyan okusun gari ben karışmam. *Spoiler* Küçük Meltem'e, o yapayalnız kırgın çocuğa böyle sıkı sıkı sarılsam diye o kadar çok istedim ki... Yaralı ve suskun çocuklara paramparça oluyor kalbim. Başına gelen her talihsizlikten kendini suçlayıp, kendi masumiyetini cezalandırmayı, ancak bir çocuk kalbi yapabilir. Ama büyük Meltem bir yolunu bulur, ona inanıyorum. O mutlu olur. Fırat çok tatlı bir yerden dokundu ona. Selime teyzenin de mutlu sonunu okusaydık keşke, merak ediyorum, şimdi nasıldır acaba? Hem neden geri dönmemek üzere gitmiş. Telefonu Hasan'da bırakmasaydı keşke. Çocuklarıyla güzelce bir barışıp sonra köydeki huzurlu hayatına dönseydi de çocukları, onu orada ziyaret edip tatil yapsaydı Kaz Dağları'nda... Huzurevindeki teyzeye de çok içim acıdı zaten. Kadın elden ayaktan düşmemiş, yatalak değil, kimsenin üstünde yük değil, ne demeye bozdular güzelim düzenini, aldılar elinden sedirinden izlediği dağ manzarasını? Neyse belki Selime teyze Kastamonu'da kendi köyüne yerleşmiştir, Mustafa'sıyla yaşlılık hayaliydi sonuçta. Hem bizim köyün buradan kalır yanı yok dememiş miydi? Kendi köyünde kurmuştur o huzurlu hayatı. Huzurevindeki teyzeyi zaman zaman yoklar, halini hatırını sorar belki. Sonra çocukları gider Selime teyzeyi kendi köylerinde ziyaret ederler. Belli mi olur? Selime teyze ben Meltem'in çocukluğuna paramparça oldum evet, ama senin akıbetini de çok merak ediyorum doğrusu. İnşallah kalan ömründe çok mutlusundur. Edit: Acaba
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hayda... Keyifle Okuyordum, Neden Böyle Oldu Ki?
Puan vermedi·400 syf.··
2026 52. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 14:57
Bu ay okuduğum yüksek puanlı romanların birçoğu beni hayal kırıklığına uğrattı. Bu yüzden okuma listemde sıradaki kitap olan Uzakların Şarkısı'nın puanını görünce ilk hissettiğim şey heyecan değil, "İnşallah yine aynı şeyi yaşamam." düşüncesi oldu. Buna rağmen Kaan Murat Yanık'ın çok övülen bir yazar olması ve hakkında sık sık "İhsan Oktay Anar çizgisinde bir kalem" yorumlarını duymam merakımı canlı tuttu. Ben de yazarı bu romanla tanımaya karar verdim. Romanın ilk dikkatimi çeken tarafı dili oldu. Normalde uzun tasvirler ve yoğun betimlemeler beni hikâyeden uzaklaştırabilir. Fakat burada tam tersi oldu. Atmosferini öyle güzel kuruyor ki kendinizi hikâyenin içinde buluyorsunuz. Evet, belli bir noktadan sonra tekrar eden betimlemeler yorucu olmaya başlıyor ama bu, yazarın kurduğu dünyanın başarısını gölgelemiyor. Bünyamin'in İstanbul'dan Kars'a gidişi de hikâye için doğal bir başlangıç oluşturuyor. Asıl yolculuk ise Zencefil'in (Papağan) hikayeyi anlatmasıyla başlıyor ve roman masalsı bir havaya bürünerek merak duygusunu sürekli canlı tutuyor. Bulunan hikâyenin ana fikrini sevdim. Gülbadem ve Zencefil arasındaki dostluk romanın en güçlü taraflarından biriydi. Gülbadem'in İpek Böceği'ne duyduğu karşılıksız aşk, Gülbadem'in yolculuğu ve aralarındaki ilişki uzun süre boyunca beni hikâyenin içinde tuttu. Özellikle hoşuma giden ayrıntılardan biri de şuydu: Gülbadem, İpek Böceği'ne duyduğu aşk uğruna Zencefil'e "Benimle gel." derken, Zencefil'in Fülfül'e duyduğu aşkı ilk başta göremiyor. Oysa kendisi de aynı duygunun peşinden koşuyor. Zencefil'in "Ben de âşığım." dediği anda bunu fark etmesi bana oldukça dokunaklı geldi. Hikâyenin sonunda ise Zencefil ve Fülfül'ün kaderi yüzümde acı bir tebessüm bırakmadı değil. Ancak yaklaşık üç yüz sayfa boyunca büyük bir merakla takip
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Everest Yayınları · 20174,798 okunma
Puan vermedi·524 syf.··
2026 61. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 17:16
Merhaba. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Bülent Akyürek'in “Satılık Adam” adlı romanı oldu. Şubat ayında hayatını kaybeden yazarımıza Allah'tan rahmet diliyorum mekanı cennet olsun inşallah. Yazarın, hayat mücadelesi, ciddi hastalıklarla boğuşan bir dönemde kaleme aldığı Satılık Adam, içsel çatışmalarıyla kavgalı karakterlerin hikâyeleri bu romanda biraraya toplanmış. İki tezat oluşumun yani varlık ve ölümün insan üzerindeki zayıflığını en tabii hatta zıtlıkla tabir edersekte en hoyratça şekilde dile getirilir. İnsanın hayat yolunda toplumsal, çevresel ya da kendi içsel dünyasında hor görülme kaygısı yetmezmiş gibi birde kaygıdan öte gerçekleşmesiyle boğuşan roman kahramanlarının her biri bambaşka bir duvar örmüştür kendisine ve hepsi ayrı ayrı çarpar kendi duvarlarına... #kitapalıntıları &İnsanların destana değil, destanların insanlara ihtiyacı vardır, destanlar büyük adamların ölümsüzlük iksiridir ama hayat gittikçe anlamsızlaştığı için bir gün gerçekliğini yitirdiğinde yaşanan en gerçek şeyler destana dönüşür, edebiyata bürünür ve böyle kurtulur yüklerinden küçük insanlar. &Biz sanırız ki hakikati az insan bilir! Hayır, gerçeği birçok insan bilir ama söyleyecek cesaretleri yoktur. &İrade, içi temizlendikçe noksanlaşır. &Bazen can alıcı bir yalnızlık cümlesi kurmak istersin ama bunu kalabalıklar okuyup sahte bir hüzne kapılarak senin sahici kederini meze yapmasınlar diye vazgeçersin. Bazen en iyi yalnızlık cümlesinin belki de bir hayata denk geldiğini anlarsın. &İnsanın tükendiği an içinin dış olduğu zamanlardır. Varlık keşfedilince, sırrını kaybeder, cazibesini yitiririr, sıradanlaşır. &Hayat hepimizi birbirimize satar ama hiçbirimiz aldıklarımızdan memnun kalmayız. Dünya evrenden, insan hayattan ömür çalarak yaşar...
Edebiyat & Roman
Satılık AdamBülent Akyürek · Ketebe Yayınları · 2025160 okunma
Allah’ın biricik esmaları
Puan vermedi·348 syf.··
2026 3. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 23:29
Sevmek, tanımakla başlar.. Allah’ı sevmek ancak O’nu tanımakla mümkün olur. Tanımak için de yine Allah bize yol göstermiş ve esmalarını göndermiş. Bu Esmaları yeterince idrak edebilirsek Allah’ı hakkıyla tanımış oluruz inşallah. Kitapta yazar her Esma’yı farklı bakış açıları ile açıklamaya çalışmış. Değerli âlimlerden alıntılar yaparak örneklendirmelerle zenginleştirmiş. Beni özellikle Sufî’lere atfedilen söz ve düşünceler çok etkiledi, esmaları anlamam konusunda ufkumu genişletti diyebilirim. Unuttuğum, aklımdan çıkmış bir takım esmamalar yeniden gün yüzüne çıktı ve Allah’ı tanımam konusunda bana yardımcı oldu. Her kütüphanede olması gereken ve hatta tekrar tekrar okunması gereken bir kitap olduğu kanaatindeyim.
99 Esma Sonsuz ManaFatma Bayram · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 2025815 okunma
Operadaki Hayalet
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 12:32
Operadaki Hayalet Merhaba hissedenler, şimdi de size #ürkünçhikayeler #gastonleroux 'dan #operadakihayalet kitabıyla geldim. Yine güzel bir macera bitmiş bulunmakta. Heyecan dorukta ilerliyoruz ve hemencecik bitiyor çocuklar için yine bir güzellik daha keşfetmiş bulunmaktayım bunda emeği geçen herkese teşekkür ederim. Bay Poligny, Paris Opera Evi'ndeki yöneticilik görevinden emekli olur. Görevini bırakmadan önce, yerine gelen yeni yöneticilere opera evinde yıllardır dolanan Hayalet'i nasıl memnun edeceklerini açıklar. Bir sahne görevlisinin şüpheli ölümüne rağmen, yeni yöneticiler hayaletin bir masaldan ibaret olduğunu ve balerinlerin boş yere korktuğunu düşünürler. Bu arada operanın solistlerinden biri, Müzik Meleği tarafından ziyaret edilir. Ancak bu kişi ne bir melek ne de bir hayalettir. Bu kitapların aslını da okumak isterim bir gün inşallah Okumak isteyen, okuyacak olan herkese şimdiden keyifli okumalar dilerim
Operadaki HayaletGaston Leroux · The Kitap Çocuk Yayınları · 20263,826 okunma