Puan vermedi·120 syf.··
2026 378. kitabı
Özdemir Asaf’ın Türk şiirinin zirve noktalarından biri olan Yalnızlık Paylaşılmaz eseri, insanın en derin, en kuytu ve en kaçınılmaz duygusu olan yalnızlığı muazzam bir yalınlık ve felsefi bir derinlikle masaya yatırıyor. Şair, uzun cümlelerin arkasına saklanmak yerine; kısacık dizeler, keskin ironiler, kelime oyunları ve paradokslarla insan ilişkilerini, aşkı, ayrılığı ve bireyin kendi iç hesaplaşmalarını çarpıcı bir şekilde dile getiriyor. Her okunuşta yeni anlamlar keşfettiren, adeta insana kendi ruhunun aynasını tutan bu zamansız şiirler, okuyucuyu hem kelimelerin sadeliğine hayran bırakıyor hem de zihinde derin ve kalıcı izler bırakıyor.
Yalnızlık PaylaşılmazÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 202117,4bin okunma
Puan vermedi·406 syf.··
2026 373. kitabı
Jean-Christophe Grangé'nin polisiye-gerilim türünde bir kült haline gelen Kızıl Nehirler eseri, Fransa’nın gözlerden uzak bir dağ kasabasında işlenen vahşi bir cinayeti ve bu gizemi çözmeye çalışan iki sıra dışı dedektifin yollarının kesişmesini konu alıyor. Yazar; tıp, genetik ve insan karanlığının sınırlarında gezinen bu tüyler ürpertici hikayeyi, yüksek temposu, gotik atmosferi ve insan psikolojisinin derinliklerine inen sarsıcı tarzıyla birleştirerek okuyucuya soluk soluğa bir ters köşe serüveni sunuyor.
Kızıl NehirlerJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 202417,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·325 syf.··
2026 43. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 13:17
Bu kitap çoğu kişinin söylediği gibi sadece “IQ yükselirse ne olur?” hikâyesi değil benim için. Daniel Keyes aslında bir insanın bütün halini anlatıyor: zihnini, duygularını, geçmişini ve en çok da yalnızlığını. Charlie’yi okurken şunu çok net hissettim: aslında iki Charlie var. Biri dünyayı tam anlamayan ama bu yüzden daha az acı çeken Charlie. Diğeri ise her şeyi daha iyi anlayan ama bu yüzden daha çok yalnızlaşan Charlie. Zekâ arttıkça hayat kolaylaşmıyor, tam tersine bazı şeyler daha ağır hale geliyor. Çünkü farkındalık arttıkça insan geçmişini de daha net görmeye başlıyor. Ve Charlie’nin en büyük kırılması da burada başlıyor zaten. Benim için kitabın en önemli tarafı şuydu: Zekâ öğretebileceğimiz bir şey ama sevgi, bağ kurmak ve anlaşılmak bambaşka bir yerden geliyor. Bunlar sadece bilgiyle oluşmuyor. Deneyimle, insanla, ilişkiyle büyüyor. Charlie’nin hikâyesi bana şunu düşündürdü: Bir insanın değeri IQ’suyla ölçülmez. Hatta bazen en önemli şey zekâ değil, duygularını nasıl kurabildiğin. Algernon ise bana hep Charlie’nin geleceğini gösteren bir gölge gibi geldi. Ve hikâyenin sonunda bırakılan çiçekler de sadece bir fareye değil, aslında kaybolan bir şeye bırakılıyor gibiydi. Bu kitap benim için olaylardan çok hissiyatı kalan bir kitap oldu. Bitince aklımda cevaplardan çok sorular kaldı. Algernon'a Çiçekler
1000Kitap
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Puan vermedi
... Merhaba... Sırlarla dolu bir kitabevine girmeye hazır mısın? Yalnızlar Odası & Nehir Güzel @_nehir.gzl Kitabevine gelen gizemli bir genç... Kitaplarına sığınan yalnız ve umutsuz bir adam... Hüzün dolu aşklar... Olayların peşini bırakmayan bir komiser ve kayıp iki kadın... ●● Yazarın kaleminden okuduğum üçüncü kitap oldu devam kitabının geliyor müjdesi mutlu etti beni. ●● Sabit annesinin yeniden evlenmesiyle üvey baba evinde büyür, yalnızlığı onu kitaplara yöneltir, annesinden kalan dükkanı kitabevi, merdivenle çıktığı üst kat yirmi yıldır yalnızlığının tanığı dünyasıdır, Kimim ben sorusu zihninden hiç gitmeyen hele son zamanlarda bu soruya yeterli cevap bulamayan yapayalnız bir insan portresi var karşımızda. Bir gün ünv.ögrencisi Semih' in gelmesi ve kitabevinde çalışmaya başlaması bu iki insanı ortak bir bağla birbirine bağlar. Semih' in kız arkadaşı Pelin' in onunla ilgili gerçeklerin hiç de anlattıgı gibi olmadığını öğrenmesiyle olaylar farklı bir yöne evrilir. Kitabevinden alışveriş ettiği tesbit edilen iki kadının kayıp olmasıyla komiser Haluk olayı araştırmaya başlar, ipuçları, yarım kalmış hayatlar, kırık kalpler, bir katil var ama... Acaba komiserin ulaştığı sonuç ne kadar gerçek? Kitap yalnızca bir polisiye kurgu değil, karakterlerin iç dünyalarına da odaklanarak onları geçmişleriyle de tanıtıyor okura. ●●
Yalnızlar OdasıNehir Güzel · Çınaraltı Yayınları · 202613 okunma
7/10
·392 syf.··
2026 22. kitabı
Bir kadının geçmişiyle, kaybolan kız kardeşinin yarattığı boşlukla ve sırlarla dolu bir dünyaylala başladığımız hikayede, iz sürme sürecini ve karakterin içsel çatışmalarını daha ilk sayfalardan itibaren oldukça merak uyandırıcı bir atmosferle giriş yaparken,bir kardeşin yokluğunun bir hayatı nasıl şekillendirebileceğini okurken kitabın, bildiğimiz o hızlı ve aksiyon dolu gerilimlerden farklı olduğunu gördüm.. Yazar, kayıp hikayesini çözerken acele etmiyor; aksine her bir ipucunu, karakterlerin geçmişini ve psikolojik analizlerini adeta iğne oyası gibi işliyor fakat bu durum kitabın temposunu beklentimin aksine oldukça yavaşlatan bir unsura dönüştü:(( Detayların ve karakter analizlerinin yoğunluğu, gizemin heyecanını biraz gölgede bırakarak hikayenin adımlarını fazlasıyla ağırlaştırıyor. Olay örgüsünün bu sakin ilerleyişi, daha tempolu bir akış aradığım için olsa gerek sayfaları çevirirken beni biraz zorladı diyebilirim:)) ​ ​ Kayıp Kardeş, ters köşelerle savrulacağınız bir macera değil, sindirerek okunması gereken, karakter odaklı bir psikolojik dram diyebilirim. Hikayenin dramatik yapısı ve kız kardeşlik bağının getirdiği o hüzünlü gizem oldukça başarılı işlenmiş yinede. Eğer yüksek aksiyonlu bir polisiye yerine, insan psikolojisine ve karakterlerin iç dünyasına odaklanan sakin, puslu bir arayış hikayesi okumak isterseniz, doğru zamanda elinize aldığınızda sizi etkilemeyi başaracak bir kurgu diyebilirim..
Kayıp KardeşClaire Kendal · The Roman · 202062 okunma
Özgürlüğün ve Sorumluluğun Arasında
7/10
·182 syf.··
2026 537. kitabı
Kadının Adı Yok, Türkiye’de kadın hareketi ve feminist edebiyat açısından en çok tartışılan eserlerden biridir. Duygu Asena, bu romanda toplumun kadınlara biçtiği rolleri, evlilik kurumundaki eşitsizlikleri, kadınların eğitimli olsalar bile maruz kaldıkları baskıları ve kendi kimliklerini arama süreçlerini anlatır. Kitabın yayımlandığı dönemde yarattığı etki, yalnızca edebi yönünden değil, kadınların gündelik hayatta yaşadıkları sorunları görünür kılması açısından da önemlidir. Bu nedenle eser, Türkiye’de feminizmin geniş kitleler tarafından tartışılmasına katkı sağlamış ve önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmiştir. Romanın merkezindeki kadın karakter, çocukluğundan yetişkinliğine kadar birçok toplumsal baskıyla karşılaşır. Kadın olmanın getirdiği beklentiler, evlilik, annelik, ekonomik bağımsızlık ve bireysel özgürlük gibi konular üzerinden kendi varlığını sorgular. Kitap, özellikle “kadının önce insan olarak görülmesi” gerektiği fikrini güçlü biçimde savunur. Feminizm açısından bakıldığında eserin verdiği temel mesajlardan biri, kadınların erkeklerle hukuksal ve toplumsal haklar bakımından eşit olması gerektiğidir. Ben de bu yönünü değerli buluyorum. Kadınların eğitim hakkı, çalışma hakkı, seçme ve seçilme hakkı gibi temel özgürlüklere sahip olması; aynı işi yapan kadın ve erkeğin aynı ücreti alabilmesi gibi kazanımlar son derece önemlidir. Feminizmin kadınların sahip olamadıkları hakları elde etmeleri için ortaya çıkmış bir hareket olması nedeniyle bu yönünü destekliyorum. Feminizmi erkek düşmanlığı olarak görmek de doğru değildir; özünde amaç kadınların insan olarak hak ettikleri değeri ve fırsat eşitliğini elde etmeleridir. Bununla birlikte, feminist düşüncenin her görüşünü aynı ölçüde benimsediğimi söyleyemem. Hukuksal anlamda kadın ve erkeğin eşit
Kadının Adı YokDuygu Asena · Doğan Kitap · 20268,1bin okunma