Sosyal medyada paylaşılan, üzerinde epeyce oynanmış selfie'ler ve fotoğraflarla dolu bu zamanda, görsel sahtekarlık her an her yerde mevcut. İnsanlara kendini nasıl göstermek gerek meselesi giderek büyüdü. Facebook ve Instagram kullanıcılarındaki psikolojik rahatsızlıklar üzerine araştırmalar, görünüşünden hoşnut olmama halinin özellikle kadınlar arasında dikkat çekici boyutlarda arttığını gösterdi.
Sosyal medyadaki güzel kadın fotoğraflarına bakan çoğu kadın kendini nasıl gördüğüyle ilgili sorun yaşıyor. Kullanıcılar ünlü kadınların da tanıdıklarının da ideal bedenlerine baksalar benzer dertler çekiyor. Kendilerini bu kadınların paylaştığı fotoğraflarla karşılaştırınca, yeterince çekici, tarz, genç olmadıkları duygusuna kapılıyorlar.
Mükemmeliyetçilikle bağlantılı bu kaygılardaki artış yeni ortaya çıkan sosyal medyayla da ilgili. Twitter, Facebook ve Instagram kaygılarından bahsedenler var. İnsanın sosyal medyada kendi tanıtımını, reklamını yapmasının gerekmesi, ken dini marka ürün gibi tasarlaması, bireyin kendisini en çekici haliyle göstermek zorunda hissetmesiyle ilişkilendiriliyor. Sosyal medyada hayatların en mükemmelini yaşarken görünmek, özellikle de sosyal statü ve maddiyat simgeleriyle çalım satmak lazım geliyor.
Dijital kaosun ortasında, sosyal medyada başkalarının "mükemmel hayatları"na bakarak kendi ilişkisini kıyaslayan, yargılayan bir kuşak var karşımızda. Saatlerce Instagram' da dolaşıp kendine yatırım yapmak için ayıracak beş dakikayı bulamayan insanlar... Tweet'lerin, yorumların, linç kampanyalarının arasında birbirini kıran, hakaret eden ama yüz yüze gelse belki asla söyleyemeyeceği cümleleri kolayca kuran kitleler...
Bu büyük kalabalığın içinde, paradoksal biçimde derin bir yalnızlık yaşıyoruz. Hepimiz birbirimize bu kadar "bağlıyken" hiç olmadığı kadar kopuk hissediyoruz.