Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "KUZGUN YEMİNİ" //ALINTILAR #Karanlık her zaman korkutucu değildir, bazen de öğreticidir... #En büyük korku bilinmeyen değil, insanın henüz tam keşfedemediği kendi zihnidir;çünkü adalet de zulüm de önce orada başlar... #Bazı karanlıklar anlatılmadıkça büyür... #Bazı hikayeler yazılmak değil, susmamak için doğar... #Bilinmezlik kapının ardında kara bir kuyu gibi bekliyordu... #Zaman yalnızca akmıyor, insanın üstüne çörekleniyordu... #Düşünceler bazen insana bir tabanca gibi doğrulabilirdi... #Gölge karanlığı değil aydınlığı getirecek... #Bazen dönmek iyidir, nereye olursa olsun... #Doğrular acıtır... Dönüşen birinin ardından koşan herkes, bir noktada aynı karanlığa girer.. #Bazı sorular soruldukları anda anlamını yitirirdi.. #Hiçbirşey söylememek en doğru cümleydi... #Bazı mesajlar anlaşılmak için değil, uyanmak için yazılırdı... #Bir insanın içinde bu kadar karanlık olabileceğini... Sevginin bazen insanı kurtarmadığını... Geç farketmişti... #Bazı sorular insanı hayatta tutmaz;sadece daha çok acıtırdı... #Yüreğinin ortasından kırılmıştı, nasıl onarılacağını bilmiyordu... #İnsan her zaman gerçeğin iyileştirdiğine inanır... #Bir insanın sevdiği birini kaybetmesinden daha önemli ne olabilirdi? Yanılmış olmak... #Bazı anlar vardır, yaşanmasa hayat devam eder, yaşandığında ise insanın içinden bir şey kopar... #Hiçbir şey aydınlığa erişmemişti, aksine herşey karanlığa gömüldü... #Bazen doğru olan şey, insanın en büyük yanlışıydı... #Bazı pişmanlıklar ses istemezdi., sessizce insanın içine çöker orada kalırdı... #Gölgeler ölümsüzdür... #Tehlike geçmişte kalmazdı, şekil değiştirirdi... //KİTAP HAKKINDA
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202616 okunma
Puan vermedi·592 syf.··
2026 11. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 23:24
10/10 bir kitap.. İlk okuduğum aşk romanımdı bu kitap benim o yüzden bendeki yeri çok ayrı. Sekiz yıl üstüne tekrar okumak ve aynı hisleri yaşatıyor olması o kadar duygusaldı ki.. kitap hakkında ayrıntılı yorumumu Instagram hesabımdan bulabilirsiniz :)
Yusuf Yüzlü Demir YürekliŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 2021885 okunma
Reklam
7/10
·160 syf.··
2026 10. kitabı
Todd McElroy, hepimizin içten içe hissettiği ama bir türlü yüksek sesle itiraf edemediği o suçluluk duygusuna parmak basıyor: "Boş durursam zamanı boşa harcamış olurum." McElroy’un anlatmak istediği şey, tembellik yapmak ya da hayattan tamamen elini eteğini çekmek değil. Yazarın "hiçbir şey yapmamak" derken kastettiği şey, zihni serbest bırakmak, anı sadece yaşamak ve sürekli bir üretim baskısı altında ezilmemek. Günümüzde kitap okurken bile "Ayda kaç kitap bitirdim?", film izlerken "Kültürleniyor muyum, listeme ekleyeyim", kahve içerken "Instagram'a ne koysam?" diye düşünmekten anın tadını kaçırıyoruz. İşte McElroy tam bu noktada devreye giriyor ve diyor ki: "Zihnin hiçbir şey üretmediği, sadece var olduğu anlar, aslında en çok beslendiği ve yenilendiği anlardır." Kitabın en güçlü tarafı, modern insanın üzerine kabus gibi çöken "hiçbir şey yapmama suçluluğunu" incelemesi. Yazar, boş durduğumuzda kendimizi neden suçlu hissettiğimizi tarihsel ve toplumsal nedenlerle açıklıyor. Kapitalist sistemin bizi sürekli tüketen ve üreten birer robota dönüştürmek istediğini, oysa insanın doğasının buna uygun olmadığını söylüyor. Boş bir güne uyanmanın ve o günü planlamadan, sadece rüzgarı izleyerek geçirmenin lüks değil, bir ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Kitap, insana kaybettiği "yavaşlama hakkını" geri veriyor. Yazar, zihin boşluğa düştüğünde, yani kelimenin tam anlamıyla "hiçbir şey yapmadığında", bilinçaltının çalışmaya başladığını ve en orijinal fikirlerin, hikayelerin, çözümlerin bu sessizlikte doğduğunu harika örneklerle anlatıyor. Zaman zaman tekrara düşse de, "daha çok çalış, başarabilirsin" diyen kişisel gelişim kitaplarının aksine, "zaten yeterince şey yapıyorsun, şimdi biraz da hiçbir şey yapma zamanı" diyen bir eser. Kendimize bu "sadece var olma" iznini vermek, bu
Hiçbir Şey Yapmadan Her Şeyi YapmakTodd McElroy · İdeal Kültür Yayıncılık · 20259 okunma
Kendimle Barışıyorum.
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:54
Bu muhteşem kitaba bir instagram videosunda rastlamıştım. Kitap hakkında yorum yapan kişi kitaptan hayatını değiştiren bir kitap olarak bahsediyordu. Gerek O okurun yorumu gerek kitabın adı bende bu kitabı mutlaka okumalıyım isteği uyandırdı. Ve aynı gün kitapçıya gidip kitabı aldım. Kitabın kişisel gelişim türünde bir kitap olduğunu düşünmemiştim. Ama kitabı alınca kişisel gelişim tarzında olduğunu düşündüm ve okumaya başladım. Ve kitap hakikaten O okurun bahsettiği kadar vardı. İnsan gerçekten değişmeye karar verirse bu kitap ciddi manada yardımcı olabilir diye düşünüyorum. Aydınlık ve Karanlık, İyilik ve Kötülük veya kendimizle ilgili nefret ettiğimiz şeylerin bile bizden olduğunu onları kabullenmenin asıl amaç olduğunu anlamış oldum. Bir bütün olduğumuzu ver her şeyin bu bütünün bir parçası olduğunu ve en önemlisi bunu kabul etmemizin esas olduğunun farkına varmak önemliydi. Çok önemsediğim diğer nokta da belki bir çok yerde de duyduğumuz bir tavsiye: "hayatımızın bir amacı olmalı", bu amaç için yaşarken bütün varlığımızla barışık olmalıyız ve yargılamamalıyız kendimizi ve kimseyi. İyi okumalar herkese.
Işığı Arayanların Karanlık YanıDebbie Ford · Akaşa Yayın · 2001807 okunma
4/10
·239 syf.··
2026 10. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:57
10/4 bir kitap.. Beklediğim şekilde sürüklemediği için bu kadar düşük puan verdim ama ilişki içinde olanların çok işine yarayacağını düşünmüyorum. Kitap hakkında ayrıntılı yorumumu Instagram hesabımdan bulabilirsiniz :)
BağlanmaAmir Levine · Aganta Kitap · 20185,9bin okunma
Enformasyon çağında insan olmanın bedeli nedir?
8/10
·72 syf.·
2026 32. kitabı
Keyifli okumalar dilerim:) Enfokrasi puanım 8/10 instagram.com/p/DZkvAqsiLxV/?... Byung-Chul Han bu kitabında modern demokrasinin sessiz ama köklü bir dönüşüm geçirdiğini ileri sürer: artık iktidar kaba baskıyla değil, enformasyonun akışıyla çalışmaktadır. Bu yeni rejimin adı onun ifadesiyle *“enfokrasi”*dir. Enfokrasi nedir? Han’a göre enfokrasi, bilgilerin, verilerin ve algoritmaların siyaseti şekillendirdiği bir düzendir. Bu düzende gerçeklik, ortak bir hakikat etrafında değil; sürekli akan, parçalanmış ve hızlı tüketilen enformasyon parçaları üzerinden üretilir. Bu durum demokrasinin temel zemini olan “ortak tartışma alanını” zayıflatır. Çünkü düşünmek yavaş bir süreçtir; fakat dijital alan hız ister. Demokrasinin krizi: hız ve dikkat ekonomisi Han’ın en güçlü eleştirilerinden biri şudur: Demokrasi, yavaşlık ve müzakere gerektirir. Oysa dijital çağda: * dikkat dağınıktır * bilgi aşırı boldur * duygular hızlı tetiklenir * düşünce yerine tepki geçer Bu nedenle siyaset, fikirlerin çatıştığı bir alan olmaktan çıkar; en çok dikkat çeken içeriklerin kazandığı bir gösteriye dönüşür. Şeffaflık = özgürlük mü? Han burada kritik bir tersine çevirme yapar:
EnfokrasiByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2022417 okunma
Reklam
Reklam