The language is extremely complex, generally it’s okey yet if you are not interested in astronomy you might get lost like me. I put it aside to read it later.
The story makes you curious however if you can’t keep up with the events which is hard based on terminology they used, you lose your interest too
And the terminology is a bit more complicated than the first book. I can’t say I enjoyed it very much.
Dark ForestCixin Liu · Tor Books; Reprint edition · 20161,000 okunma
1959 yılında Daniel Keyes tarafından yazılmış olup 1966 yılında romana çevrilmiştir.Bu hikaye ilk olarak 1959 yılında “The magazine of fantasy& science fiction” dergisinin nisan sayısında yayınlanmış. 1966 yılında roman olarak genişletilmiş. 1968 yılında “Charly” ismi ile sinemaya da uyarlanmıştır.
Charlie karakterinin zeka geriliğiyle ilgili yapılan deneyin sonuçlarını konu alıyor. Kitap o kadar akıcı ve yıkıcıydı ki okunurken hem Charlie karakterine sevinip sonrasında zekasının arttığı konumda yaşadığı hayal kırıklığıyla üzülüyorsunuz. Aklıma kitabı okurken hep şu soru geliyor “ Gerçekten cehalet mutluluk mudur ? Fazla farkında olmak hep hayal kırıklığına mı yol açar ?” Charlie’nin yaşadığı zeka geriliğinden dolayı fark edemediği sevgisizliğini zeka seviyesi yükseldikçe bunun farkına varıp bu sevgisizliği derinden hissetmemizi sağlıyor.
“Sevgi alma ve sevgi verme yeteneğinden yoksun olan zeka, zihinsel ve ahlaki çöküşe, nevroza ve muhtemelen psikoza bile yol açar.Ben merkezci bir amaca odaklanan ve insan ilişkilerini dışlayan beyin sadece şiddete ve acıya neden olur.”
Zekaya karşı bakış açınızı derinden sorgulatacak aynı zamanda insan zekasının mutlulukla ters orantılı olduğu gerçeğini düşünmemize sebep oluyor. Ayrıca yazar zihinsel engelli bireylerin toplumda nasıl göründüklerini de çok iyi konu almış. Okurken hepimizin kendi hayatlarımızdan pay çıkarmamız gerektiğini savunduğum bir kitap oldu.
Ayrıca kitap Person Of İnterest ( 2x02) ve Lost (4x05) bölümlerinde yer alıyor. Filmini izlemek isteyenler için ;
youtu.be/8VNFv0Tambg?si=...
Özellikle son dönemde Türk yazarlar birbirinden güzel fantastikler ile öne çıkıyor ki Selin Demirkıran da onlardan biri. Güneş ve Ay'da sihirli, aşk ve ihanetlerle dolu bir dünyaya konuk oluyoruz. Dünya düzenini kesinlikle sevdim. Yazar insanların bilmediği şeyden korkuşunu, bunun baş karakter üzerindeki etkisini ve özel olmanın zorluklarını çok güzel bir şekilde aktarmıştı. Yazar sade ve akıcı dili ile dünyaya kolay adapte olmamı sağlamıştı bence. Fantastik kitaplardaki o klasik yavaş giriş bu kitapta da mevcuttu ama dünya düzeni bunun altından kalkmıştı.
Sadece baş karakterler Luna ve Solaris arasındaki ilişki biraz hızlı ilerledi gibi. Aralarında daha çok bir çekim olmasını isterdim ama Solaris bir love interest olarak başarılı bir şekilde yazılmıştı. Luna'ya olan yaklaşımı gerçekten çok hoştu ve karakter olarak da merak uyandırıcıydı.
Kitabın son kısımları da kendisine yakışır bir şekilde heyecanlıydı. Her bir olayı soluksuz bir şekilde okudum. Özellikle o sondan sonra ne yapacağım bilmiyorum. Acilen ikinci kitabı okumam gerek.
Güneş ve AySelin Demirkıran · Ulysses Yayınları · 202530 okunma
Alfred Adler (1870-1937), Avusturyalı bir psikiyatrist ve psikologdur. Sigmund Freud'un öğrencisi olmuş ancak görüş ayrılıkları nedeniyle ayrılıp Bireysel Psikoloji (Individual Psychology) ekolünü kurmuştur. Freud'un cinsellik odaklı yaklaşımından farklı olarak, Adler sosyal faktörleri, güç arzusunu ve toplumsal ilgiyi vurgular."Yaşama Sanatı" (orijinal adı: Lebenskenntnis veya İngilizce The Science of Living, yaklaşık 1929-1930), Adler'in en bilinen ve erişilebilir eserlerinden biridir. Türkiye'de Say Yayınları, Timaş Yayınları gibi yayınevlerinden çıkmış baskıları vardır.
Kitap, Bireysel Psikoloji'nin temel prensiplerini günlük hayata uygulayarak "yaşama sanatı"nı öğretmeyi amaçlar. Adler'e göre sağlıklı bir yaşam, bireyin toplumla uyumlu ilişkiler kurmasıyla mümkündür. Ana kavramlar:
Aşağılık Kompleksi (Inferiority Complex): Her insanda doğuştan veya çocukluktan gelen yetersizlik duygusu vardır. Bu duygu, kişiyi motive eder.
Üstünlük Çabası (Striving for Superiority): Aşağılık duygusunu yenmek için üstünlük arayışı. Sağlıklıysa toplumsal katkı ile olur; sağlıksızsa nevroz, suç veya egoizmle sonuçlanır.
Yaşam Üslubu (Life Style): 4-5 yaşına kadar oluşan kişilik kalıbı. Tüm davranışlarımızı belirler.
Toplumsal İlgi (Social Interest): Kitabın çekirdeği. Sağlıklı birey, başkalarıyla işbirliği yapar ve topluma katkı sağlar. Eksikliği sorunların kaynağıdır.
Diğer konular: Çocuk eğitimi, okul, evlilik, cinsellik, özgürlük, erkek-kadın rolleri, rüyalar, suçluluk gibi pratik örneklerle işlenir.
Adler, teoriyi soyut bırakmaz; somut vaka örnekleri verir ve okuyucuya kendi hayatını sorgulatır. Kitap, psikolojiyi "yaşam bilimi" olarak görür ve herkesin anlayabileceği sade bir dille yazılmıştır.
Neden Önemli?
Döneminin ötesinde: Toplumsal eşitlik, demokrasi ve işbirliğini
Yaşama SanatıAlfred Adler · Say Yayınları · 20063,684 okunma
The May 2020 edition has just arrived and was read immediately:)
Friends who love science fiction thriller, you should start this urgently when you run out of book..
Ugh, how to explain this book. First, let me clean the sand that escaped into my throat.
The book is so realistic that you literally live what you read. I can say that I faced my claustorophobia in the first parts. I guess I held my breath while reading the book, or I tried to read it with little breath.
The world is under the sands, and people who have built ruined towns on it are trying to live somehow. The most popular profession is 'Sand Diving', they dive 300-400 meters deep. You can estimate the pressure on you while reading. The plot is awesome.
& It was my book to meet Hugh Howey. Author of the Silo series.
The author's writing biography is also very dramatic. He can't publish his book, and he publishes it in the form of an e-book from amazon for a very small number. And of course, the book is published when it sees great interest from readers.
This book is a 5-piece book published after the Silo series.
The only book. Those who want to meet the author can start with this book.
Monokl books were printed in the Silo series, it is still on sale, ithaki publications received the rights. I bought it from Monokl, I can't wait to start.
Frank T. Vertosick Jr. describes his personal voyage from eager medical student to board certified neurosurgeon. By turns comic and tragic, this memoir is a must read for neurosurgeons but also of interest to most readers. Dr Vertosick provides, from an American perspective, a keen insight into a specialty which is often regarded with suspicion by other doctors. He did not initially intend to become a neurosurgeon, but “strayed too close to a dangerously seductive profession and became stuck for good like a fly in a spider’s web.”
On his first day as a neurosurgical resident, a cynical and weary chief resident takes him aside and outlines the “Rules of Neurosurgery.” The first of these provides the title of the book: “You ain’t never the same when the air hits your brain.” A worrying proposition to those with no background knowledge, nevertheless this maxim pithily sums up the subtle, intangible change that often occurs after cranial surgery, but which cannot be neatly recorded on a chart. The other rules include such useful aphorisms as “the only minor operation is one that someone else is doing” and “if the patient isn’t dead you can always make them worse,” a contemporary variation on the Hippocratic motto: "primum non nocere."
Though lighthearted in tone, the book addresses serious points that are relevant to the practice of neurosurgery in particular and medicine in general. Medical careers tend to be dominated by anecdotes. Clinicians all remember their first times, the medical curiosities they have encountered, and, perhaps most importantly, their mistakes. Dr Vertosick’s trial by fire comes during a craniotomy and clipping of aneurysm. At first the case progresses well, but suddenly he is faced with a “crimson flood” as the aneurysm ruptures, with catastrophic results for