Karanlık Orman, Üç Cisim Problemi serisinin ikinci kitabı. Genel bir kabul var, üç serilik kitaplarda ikinci kitaplar genelde zayıf olur ve sadece bir geçiş hikâyesi içerirler. Başlangıç ve sonun heyecanı arasında bir merdiven vazifesi görürler. Ancak Karanlık Orman böyle değil. Temeli atılmış bir başlangıcın devamından ziyade, bambaşka fikirler ve hikâyelerle devam eden, kendi başına bir eser. Yeni karakterler, başka bir yüzyıl, yeni savunma stratejileri ile tamamen bambaşka bir fikir.
“Karanlık Orman” konsepti aslında bu kitapla ortaya çıkmış bir konsept değil. Astronomide uzun süredir kullanılır. Özetle insanlığın ve dünyanın evrendeki yeri ve durumu, karanlık bir ormanda, hiçbir şey göremeyen bir insanın durumuna benzetilir. Bu durumda yapmamız gereken sessiz olmaktır ama, kitapta insanların yaptıkları şöyle özetlenir:
“Evren karanlık bir ormandır. Her medeniyet ağaçların arasında gezinip takip eden silahlı bir avcıdır, tıpkı bir hayalet gibi, yolunu engelleyen dalları kenara iterek sessizce yürümeye çalışır. Nefesini bile itinayla verir, avcı dikkatli olmak zorundadır. Çünkü ormanın her yerinde onun gibi gizli avcılar vardır.
Bu, kozmik medeniyetin resmidir işte. Fermi Paradoksu için açıklamadır.
Ve bu karanlık ormanda, şenlik ateşini yakıp, "İşte buradayım! İşte buradayım!" diye bağıran ve tüm ilgiyi üzerine çekmeye çalışan insanlık denen aptal bir çocuk var.”
Kitapta karanlık orman, Fermi Paradoksu’nun açıklaması olarak gösteriliyor. Çok zekice. Bunun dışında uzay medeniyetlerinin, hatta yaşam nerede olursa olsun ortak yaşamın sosyolojisi, duvarabakan konsepti, insan toplumları ve düşünceleri, kaos anındaki tavırlarımız, zayıflıklarımız ve güçlerimiz çok detaylı ve akıllıca işlenmiş. İlk kitabın üstüne koyarak, daha merak uyandıran, daha detaylı ve derin,