Tartışma insanın gönlünü kabartır ve öfkeyi alevlendirir. İnsan öfkelendiği zaman asıl meseleyi unutur da geriye sadece iki taraf arasında kin kalır. Hatta öyle bir hâl alır ki bir taraf diğer tarafın üzüntüsüne sevinir, sevincine üzülür. Dil artık ağzına gelen her şeyi söylemeye başlar.
Hz. İsa (a.s.); “Yalanı çok olanın güzelliği gider. İnsanlarla tartışanın heybeti gider. Kederi çok olanın vücudu hasta olur. Ahlakı kötü olanın nefsi azap görür.” dedi.
Vehb b. Münebbih Hz. Davud’un hikmetinde şu vardır;
“Akıllı bir kişinin zamanını iyi tanıması, dilini koruması ve dikkatini kendi durumuna yöneltmesi gerekir.” dedi.
İnsana en çok karşı koyan azası dilidir. Çünkü dil yorulmak bilmez, kullanmak için cephaneye ihtiyaç duymaz, insanlar ise çoğu kez dilin zararlarından ve tuzaklarından sakınmakta dikkatsiz davranmışlardır. Hâlbuki şeytanın insanı yoldan çıkarmak için en büyük kozu dildir.