Hareket sonuca yol açmıyorsa onu neden yapıyoruz? Bazen gerçekten planlamamız ve daha fazla öğrenmemiz gerektiği için yapıyoruz. Ama daha çok, başarısızlık riskine düşmeden ilerleme kaydettiğimizi hissetmemize olanak sağladığı için yapıyoruz.
Hayat reaktif gibi gelse de aslında öngörücüdür. Gün boyu, biraz önce gördüğünüz şeye ve geçmişte neyin en çok işe yaradığına dayalı olarak en iyi tahminlerinizi yürütürsünüz. Durmadan bir sonraki anda neler olacağını tahmin edersiniz.
Ayrıca statümüzü düşürecek davranışlardan kaçınma konusunda da motiveyizdir. Çalı çitlerimizi budar ve çimlerimizi biçeriz çünkü mahallenin pasaklısı olmak istemeyiz. Annemiz ziyarete gelince evi temizleriz çünkü yargılanmak istemeyiz. Sürekli olarak, "Başkaları benim hakkımda ne düşünecek?" diye merak eder ve davranışımızı cevaba göre değiştiririz.
İlk alışkanlıklarımızı seçmez, taklit ederiz. Arkadaşlarımız ve ailemiz, kilisemiz ya da okulumuz, cemaatimiz ya da genel olarak toplum tarafından dağıtılan senaryoya uyarız. Bu kültürlerin ve grupların her birinin kendine ait bir beklenti ve standart kalıpları vardır. Ne zaman evleneceğimize, evlenip evlenmeyeceğimize, kaç çocuk sahibi olacağımıza, hangi tatilleri kutlayacağımıza, çocuğumuzun doğum günü partisine ne kadar para harcayacağımıza varana dek. Pek çok açıdan bu sosyal normlar her gün davranışlarınızı yönlendiren görünmez kurallardır. Zihninizin en tepesinde olmasalar da her zaman aklınızın bir köşesinde yer alırlar.