"Filozofların sözlerine bakılırsa büyük mevkiler çok tehlikelidir: Çünkü
Muhabitelerin kralı Eglon, Aod tarafından öldürüldü; Apşalom saçlarından asıldı ve vücudu üç ciritle delindi; Jeroboham'ın oğlu kral Nadab'ı Bassa, kral Ela'yı Zambri, Ochosias'ı Jehu, Attalia'yı Joiada öldürdü; kral Yoakim, kral Jeconias, kral Sedecias esir düştüler. Kresüs'ün, Astiage'ın, Dârâ'nın, Siracusalı
Denis'nin, Pyrrhus'ün, Perse'nin, Annibal'in, Jugurthha'nın, Arioviste'in, Sezar'ın, Pompeius'un, Neron'un, Othon'un, Vitellius'un, Domitianus'un, İngiltere Kralı II. Richard'ın, II. Edward'ın, VI. Henri'nin, III. Richard'ın, Marie Stuart'ın, I. Charles'ın, Fransa kralı olan üç Henrilerin, İmparator IV. Henri'nin (60) nasıl mahvolduklarını bilirsiniz! Bilirsiniz ki..." Candide: "Biliyorum," dedi; "bahçemizi yeşertmek gerektiğini de biliyorum." Pangloss: "Haklısınız," dedi; "çünkü insanoğlu cennet bahçesine konulduğu zaman, oraya 'ut operatur eum' (61) yani onu işlesinler diye konuldu; bu da insanın, dinlenmek için yaratılmadığını gösterir." Martin: " Fazla düşünmeden çalışalım; bu, hayatı dayanılır kılan tek çaredir,"
dedi.
Bu güzel öneriyi hepsi kabul etti; herkes elinden gelen işi yapmaya koyuldu. Küçük toprak çok verimliydi.
Cunégonde gerçekten çok çirkindi ama çok iyi bir aşçı olmuştu; Paquette nakış işler, kocakarı çamaşırlarla uğraşırdı. Papaz Giroflée'ye varıncaya kadar, bir iş tutmayan kimse kalmadı; o çok iyi bir doğramacı, hatta namuslu bir adam oldu. Pangloss, ara sıra Candide'e: " Olası dünyaların en iyisinde bütün olaylar birbirine bağlıdır," diyordu. "Çünkü Matmazel Cunégonde'un aşkı uğruna güzel bir şatodan kıçınıza tekme yiyip kovulmasaydınız, engizisyonun işkencesine uğramasaydınız, yaya olarak bütün Amerika'yı
dolaşmasaydınız, kılıcınızı Baron'un vücuduna