ş

ş
*in solis sis tibi turba locis. instagram.com/liliumsvoice
"hangi tanrı bu dünyayı yaratmış olabilir, diye sordu. mantık, düzen, adalet gibi şeyler yoktu, aklında tutmuştu hep bu gerçeği, onun yerine ıstırap vardı, ölüm vardı, yoksulluklar vardı. dünya her türlü adi ihanete girişebilirdi, bunu biliyordu. hiçbir mutluluk sonsuza kadar sürmezdi, bunu da biliyordu."
Kırmızı Kedi Yayınevi
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"gece ilerlerken, beyaz ışıklar perdeleri ayırırken, ara sıra bir kuş bahçede öterken, umarsızca cesaretini toplayıp kendisinin evrensel yasanın dışında tutulmasını talep edebilirdi, bunun için yalvarırdı; yalnızlıktan hoşlanıyordu, kendisi olmaktan hoşlanıyordu, bu işlere uygun değildi, bu yüzden dipsiz derinlikteki gözlerin ciddi bakışlarıyla karşı karşıya kalıyordu."
"hayatla kendisi arasında bir şeyler oluyordu, kendisi bir yandaydı, hayatsa öbür yanda, kendisi hep onun üstesinden gelmek istiyordu, hayat da onun üstesinden gelmek istiyordu; ve bazen de barış görüşmesi yapıyorlardı (kendisi yalnızken); büyük barışma sahneleri olduğunu hatırlıyordu; fakat çoğunlukla, çok tuhaftı ama, hayat dediği şeyin çok korkunç ve düşmanca davrandığını, fırsatını bulsa insana yumruğunu indirecek bir şey olduğunu hissettiğini kabul ediyordu."
Kırmızı Kedi Yayınevi
"herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin ifadesi. oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. ama bunu anlamıyorlar. anlamak istemiyorlar. insan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var...hayvana geri dönülüyor. böylesi, insanca yaşamaktan daha kolay. herkes sürüye katıldığından ötürü güven içerisinde, kentlerin yollarından geçip işe, yemliklerin başına ve eğlenceye gidiyor. tıpkı büroda olduğu gibi, sınırları iyice çizilmiş bir yaşam. böylesi bir yaşamda mucizeler değil, yalnızca kullanma talimatları, doldurulacak başvuru formları ve kurallar var. özgürlükten ve sorumluluktan korkuluyor. o nedenle insanlar, kendi yaptıkları parmaklıkların ardında boğulmayı yeğliyorlar."
Can Yayınları