İdealistler, hayatın gerçek amacını maddenin ruha bağlı kılınmasından çıkarmaya çalışmışlardır. Ama idealist felsefelerin çoğunun, incelenince hâkim sınıf ideolojileri oldukları meydana çıkar. Tıpkı bunun gibi idealist filozofların ilahi irade, evrenin gayesi ve insanın gerçek refahı –ki insan hayatının amaçları bunlardan çıkarılırdı– konularındaki büyük laflarının da hâkim sınıflar, evrenin amacının kendilerini iktidarda ve refah içinde tutmak olduğunu söylüyorlardı. Başka türlü düşünürseniz evrenin zorunlu düzenini devirmeye çalışıyorsunuz diyorlardı.
Sayfa 86 - SOL | Materyalizm ve İdealizm·Kitabı okudu
Şeyler süreçlerden meydana geldiği içindir ki, değişmez, yok edilmez veya tamamen kalımlı hiçbir şey yoktur. Her şey var olur, değişir ve göçer. Kalımlılık bir derece meselesidir.
İlkin Kant, "öte"yi -"aşkın"ı (transzendent)- kaçınılması gereken bir yanılgı olarak ortaya koymakla, felsefenin "aşkınlıklı" (transzendental) biçimini belirler. Bu, yanılgılara engel olabilecek bir biçimdir. Ondan sonra da Nietzsche, her türlü "öte"yi reddederken, bunu yapmanın temel ediminin "kendini aşma" (sich überwinden) olduğunu; bununla, "öte"lere gitmeden "yeryüzüne sadık kal"ınabileceğini, belirler. Wittgenstein da, kendisinin de okurunun da, kendini -"önermelerini"; "tümcelerini"- "aş"tıktan sonra "dünyayı doğru göreceğini" belirler.