Bismillâhirrahmânirrahîm…
Her şeye yeten Allah’a hamd olsun!
Salât ve selâm, onun seçtiği bütün peygamberlerin üzerine olsun!
Benim Allah yolundaki dostum Fahreddin Muhammed Râzî’ye de selâm olsun ve Allah onun himmetini yüceltsin!
Bundan sonra:
Senin için biz, kendinden başka ilah olmayan Allah’a övgüde bulunuruz (seni Allah’a medhederiz).
Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyurur:
“Biriniz kardeşini severse, bunu ona bildirsin: «Ben seni seviyorum.» desin!”
Zâten yüce Allah da:
“Birbirinize hakkı/gerçeği tavsiye ediniz” (el-Asr, 3) buyurmaktadır.
Ben, senin bazı telif eserlerine ve (bu eserlerde) yüce Allah’ın, seni tahayyül kudreti ve mükemmel düşünce bakımından desteklediğine vâkıf oldum.
Nefs, ne zaman sadece bedeninin taleplerinden lezzet ve haz almaya başlarsa ilâhî cömertlik ve mevhibenin (ilâhî bağışların) tadını alamaz. Böylece yalnız ayakları altından beslenen gâfil kimselerden olur. Fakat esaslı bir adam, üstten beslenendir. Allah Teâlâ’nın buyurduğu gibi:
“Eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve Rablerinden kendilerine indirilen Kur’ân’ı lâyıkıyla tatbik etselerdi, her yönden (hem ayakları altındakinden/yeryüzünden hem de yukarıdan/göklerden) nimete ermiş olurlardı…” (el-Mâide, 66)
Allah’ın, onu muvaffak etmesini istediğim benim dostum bilsin ki, (Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-‘e) kâmil mânâda vârislik, sadece bir vecihle değil, bütün yönleriyle olandır. Zaten: “Âlimler, peygamberlerin (her yönüyle) vârisleridir.” Bu itibarla akıllı olana gereken, bütün yönleriyle (Hazret-i Peygamber’e) vâris olmaya çalışmak ve bu hususta gayret noksanlığına düşmemektir.
Allah’tan, onu muvaffak kılmasını temennî ettiğim değerli dostum bilir ki; insan tabiatının güzelliği, ancak ilâhî bilgilerle donatılmasının semeresidir ve çirkinliği de o ilâhî