Cemil Meriç
Kıtaları İpek bir kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan . Bir biz vardık cihanda, bir de küffar… Zafer Sabahlarını kovalayan bozgun akşamları. İhtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, Unutkanlığa bıraktığı yerini,’’ben Avrupalıyım’’ demeye başladı,’’Asya bir cüzzamlılar diyarıdır.’’ Avrupa dostları acıyarak baktılar ihtiyara ve kulağına:’’delikanlı,’’diye fısıldadılar,’’sen bir az gelişmişsin’’ve Hristiyan batının göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir’’nişan-ı Zîşân ‘’gibi gururla benimsedi aydınlarımız. Bu sözler fikir dünyamızın dışa vurulan sesi ‘’izm’’lerin i̇draklerimize giydirilmiş deli gömlekleridir diyen Cemil Meriç’e ait fildişi kulesi mütefekkirini rahmetle anıyoruz
Gözlerim rüyaların yakutlaşan yerinde, Fecir, nihayetlerden nihayetleri taşır. Kanatlanır hasretim sevgimin göklerinde, Ve temiz enginlerden turnalar yakınlaşır. Uzak minarelerden uzak kandiller yanar, Hatırlıyor gibiyim unuttuğum izleri. İpek maviliklerde uyanır bütün bahar; Bütün bir renk eritir sedeften denizleri. Turnalar belki selam getiriyor çöllerden, Ben bu çöl gülleriyle belki serinliyorum; Bir şırıltı esiyor bilinmeyen göllerden. Turnalar, uzaklarda söylenen bir şarkıdır; İçimdeki boşluktan bir sükûn dinliyorum, Ve bu ses dünyaların birbirinden farklıdır. Fazıl Hüsnü Dağlarca Turnalar
Şiir
Reklam
“Çelik gibi bir duruş, ipek gibi bir yürek.”
"Büyü be kızım,artık. Herşeye doldurma şu gözlerini Bak geçiyor ipek gibi zamanların. Sessizce vedalaş kafamdakilerle Açma artık eski defterleri Sana çiçek verene bahçe bağışlama Çiçeğin karşılığı çiçektir."
Kıtaları ipek kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar…
Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Türk milleti; Çin'in tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanma, aldanırsan öleceksin.
Reklam
Reklam