“Hava alıp gezinirken, çekici mi çekici bir kızla tanıştım. O, bana aldırış etmediği sürece, gözümde gerçek bir tanrıçaydı. Ona hiçbir zaman sevgimden söz etmedim. Ama gözlerin dili varsa, budalalar bile ona deli gibi âşık olduğumu kestirebilirdi.”
aslında uğultulu tepeler yıllar önce okuyup gerek gotik havası gerek aşk ve nefreti çılgınca hissettirmesi ile çok sevdiğim romanlardan biri 🌷 tekrar olarak ingilizcesini okuyorumm. brontë kardeşlere her zaman bayılmışımdır.