İpek Tombak

İpek Tombak
@ipektombak
"Okumazsan ruh sefili olursun."
Puan vermedi·272 syf.··
2019 69. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2019 11:19
Ayırntılı inceleme için : youtube.com/watch?v=7RCMgwP... Heybesi dolu bir yazarın, Türkiye'de yayınlanmış ilk kitabı ve umut vadeden 'motivasyon psikolojisi serisi' kitaplarının birincisi. Yazarın Azerbaycan'da yayınlanmış ve çok satan 26 kitabı daha olduğunu da söylemek gerek. Bu kitabın en güzel yanı, tamamen yaşanmış olaylardan ve hayat tecrübelerinden yola çıkılarak oluşturulması. İçeriği hikayelerle dolu ve sohbet tarzındaki anlatımıyla sanki kitap okumuyor da bir hikaye anlatıcısından ünlü isimlerin öykülerini dinliyor gibi hissediyorsunuz. Hikayeler dışında ünlü isimlerin sözleri, kitap alıntı ve atıfları hatta İslamiyet için önemli konular da işlenmiş. Peygamberlerin hayatlarından ve ayetlerden bahsedilmiş. Kitap anlattıkları ile size yol göstermekten çok, çıktığınız yolda size yoldaşlık ediyor desek daha doğru. Çeşitli insanların yaşadıklarından, bilimsel araştırmalardan ve hatta ayetlerden bir şeyler öğrenip kendi yolunuzu kendiniz çizerken size eşlik ediyor. Bu açıdan diğer birçok kişisel gelişim kitabından ayrıldığını düşünüyorum. Akıcı ve anlaşılır dili sayesinde, beğenerek okunacağına eminim. Her sayfada kendinizden, hayatınızdan bir şeyler bulmanız mümkün. Ve okudukça, aslında yalnız olmadığınız, sizin yaşadığınız sorunları başkalarının da yaşayıp başarıyla atlattığını görüyorsunuz. Kendi açımdan, dünya üzerinde tek olmadığımı, birçok insanın benim gibi sıkıntılarla boğuştuğunu bana yeniden hatırlatan bir kitap oldu. Ve sorunları biraz da bizim sorun haline getirdiğimizi. Özellikle bu kategorideki kitapları okumayı sevenlerin beğeneceğine inanıyorum. Şimdiden keyifli okumalar.
Edebiyat
Zor Olsa da Hayat Devam EdiyorRövşen Abdullaoğlu · Destek Yayınları · 2019836 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·413 syf.··
Beğendi
·
2019 61. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2019 14:28
Cengiz Aytmatov ile tanışma kitabımdı Gün Olur Asra Bedel. Bu tarz kitaplar için şöyle bir tanımlamam var benim; 'varış noktasının değil, yol üzerindeki çiçeklerin ve dikenlerin anlatıldığı kitaplar.' Yani bu kitabı aslında bir yere varmak için değil, yolculuğu anlamak için okuyorsunuz da diyebilirim. Öyle bir gün gelir ki, bir gün değil bir asır yaşar insan. Öyle bir gün gelir ki bitmek bilmez, sürer gider, bir ömre bedel olur... İşte kitapta tek bir güne sığdırılan birkaç ömrü okuyorsunuz aslında. Sadece ömürleri değil, toplumları, devletleri, coğrafyaları, baş kaldırıları ve boyun eğmeleri okuyorsunuz. Sovyetler Birliği'ndeki Sarı-Özek'in uçsuz bucaksız bozkırlarında aslında bir cenazeye katılmak için bir yolculuğa çıkıyor, dostluktan, ülke yönetimine, geçmişten geleceğe derinlemesine bir hikayenin içine dalıyorsunuz. Masal içinde masal okuyorsunuz. Kitaptaki her karakterle farklı duygulara giriyor, kah kızıyor, kah hüzünleniyorsunuz. Kimi zaman gözlerinizin dolmasına engel olamıyorsunuz. Kitapta tek bir şeyden bahsedilmiş demek çokça hatalı olur. Toplum incelemesinden aile ve dostluk kavramına, uzaydan ülke yönetimine, komünizmden savaşlara ve barışlara kadar birçok kavramı ve konuyu bir arada okuyabileceğiniz, katmanları olan ama katmanlar arasındaki geçişleri size hissettirmeyecek kadar kibar gerçekleştiren bir kitap bu. Masallarla, yerel efsanelerle dolu, doyurucu bir okuma hazzı sunuyor. Genel olarak bilinç akışı yöntemi kullanılarak yazılmış bu kitapta zaman sıçramaları da kullanılmış. Yer yer leitmotiflerle renklendirilmiş. Ağır ve ağdalı olmayan bir dil, olabildiğince sade bir anlatım var. Zaten kitaba başlar başlamaz Aytmatov'un dili kullanma becerisine hayran oluyorsunuz. Küçük bir tilki hikayesi ile başlayan kurgu, sizi yazarın ne kadar güçlü bir
Edebiyat
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656,1bin okunma
Puan vermedi·378 syf.··
Beğendi
·
2019 65. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2019 23:54
~~İLK KİTABI OKUMAYANLAR İÇİN SPOILER İÇEREBİLİR!~~ Esir Şehir Üçlemesi'nin 2. kitabı: Esir Şehrin Mahpusu. Esir Şehrin İnsanları'nda kurtuluş mücadelesi içindeki İstanbul'u gözlemleyen ve Türk aydınından beklediği davranışları Kamil Bey'in sıfatında okura anlatan Kemal Tahir, bu kitapta, kurtuluş mücadelesi içindeki ülkenin insan profillerini biraz daha net yansıtmış okura. Yıl 1921. Milli Mücadele'nin en yoğun zamanları. Kamil Bey, Esir Şehrin İnsanları'nda yaşadığı talihsiz olaylardan sonra hüküm giyer ve 7 yıl hapis cezasına mahkum edilir. Ancak hata ile yanlış koğuşa verildiğinde, yurdun çeşitli yerlerinden gelmiş mahkumları tanıma ve gözlemleme şansına erişir. Böylece okura detaylı şekilde Anadolu insanı profili çizilmiş olur. Bu kişilerin büyük kısmı milli mücadele karşıtı olduğu için Kamil bey kah sinirlenir kah üzülür ancak yaşadığı en ağır duygu pişmanlıktır. Zira Avrupa'nın neredeyse tamamını gezen ve tanıyan Kamil Bey, kendi memleketine ve insanlarına yabancıdır. Bu yabancılığın farkına varmak Kamil Bey'i derinden sarsar. Kitabın ilk bölümünde, hapishane duvarları arasında bir Anadolu portresi çizilir. Anadolu insanının cahilliği, fakirliği, güçsüzlüğü ve batıl inançları okura sunulur. İkinci bölümde, Kamil Bey artık olması gereken yerdedir. Milli Mücadele'ye gönül vermiş mahkumlar arasındadır, artık hem düşünce hem de bilgi birikimi olarak kendisine daha yakın insanların yanındadır. Nispeten daha rahat olan bu ortam Kamil Bey'i düşünmeye ve bir takım hesaplaşmalar yapmaya sevk eder. Bir yandan Kamil Bey'in iç hesaplaşmalarını okurken, diğer yandan Milli Mücadele haberleri çalınır kulaklara. Ankara Hükümeti'nin tavırları, İstanbul'un karşılıkları okura açıklanır. Mustafa Kemal'in başarıları anlatılır. Aslında bu kitap bir roman olduğu kadar, tarih ve
Edebiyat
Esir Şehrin MahpusuKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20205,4bin okunma
Puan vermedi·186 syf.··
2019 66. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2019 23:02
İkinci Dünya Savaşı'na farklı bir açıdan bakmamı sağlayan bir kitap oldu Tanrısız Gençlik. Kitap, Nazi Dönemi Almanya'sında toplumu, daha çok da lise döneminde genç erkekleri inceleme altına almış. Nazi Propagandalarının, radyo yayınlarının, Hitler söylemlerinin onları nasıl etkilediğini açıklamaya çalışmış. Ben-anlatıcı konumundaki ana karakterimiz hümanist bir lise öğretmeni. Faşizme karşı olan öğretmen bir yanı hümanist düşüncelerini bağırmak istiyor diğer yanı ise dönemin tüm insanları gibi başına gelebileceklerden korkuyor. Nitekim, kurduğu tek bir cümle yüzünden başına gelmedik kalmıyor. Kurgu boyunca sık sık din ve tanrı inancı eleştiriliyor. Tanrının neden savaşlara, ölümlere, açı ve perişan çocuklara izin verdiği gibi, kimi zaman hepimizin kafasını meşgul eden sorular soruyor anlatıcı. Ve elbette ki cevabını bulamayıp çeşitli çıkarımlar yapıyor. Kitabın dili oldukça akıcı ve sürükleyici. Ve öyle güzel dipnotlar var ki, başlı başına bir kitap gibi. Aslında, kurguda dönemle ilgili çok fazla açıklayıcı bilgi yok, bilgilerin neredeyse tamamı dipnotlardan geliyor. Dipnotlarda çeşitli Nazi propaganda yöntemler anlatılıyor, kutsal kitaplara ve düşünürlere atıflarda bulunuyor. Meraklı okurlar için geniş bir araştırma yelpazesi sunuyor. Bunun dışında kitabın ikinci yarısı çok daha sürükleyici. Döneme ilgili duyan ve Nazi Almanyası ile ilgili bilgisini genişletmek isteyen herkese tavsiye edebileceğim bir kitap.
Edebiyat
Tanrısız GençlikÖdön Von Horvath · Jaguar Kitap · 20164,709 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2019 64. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2019 23:14
Katilbot Günlükleri serisinin ilk kitabı, eğlenceli bir giriş ile okuyan herkesin kalbini fethetmiştir diye düşünüyorum. Kurguya tam ortadan daldığımız için ilk kısımları okumak biraz zorlayıcı olsa da, kitabın ilk yarısında sizi özgün ve eğlenceli bir hikaye beklediğini söyleyebilirim. Ana karakterimiz, kendi sistemlerini hackleyen ve kendisine Katilbot ismini takmış bir GüvBirim. Asıl işi, yanına verildiği insan grubunu korumak, ama Katilbot kendi sistemlerini hacklediği için bağımsız hareket edebiliyor. Oldukça esprili, fazlasıyla utangaç, en az insanlar kadar vicdanlı ve bolca da dizi bağımlısı olan bu tatlı robot, kitabın ilk yarısında sizi kendisine bağlamayı beceriyor. Ancak, maalesef ikinci yarıya geçtiğimizde Katilbot'umuzun bu eğlenceli tavırlarından eser kalmıyor ve kurgu klişeleşmeye başlıyor. Keşke yazar, ikinci yarıda da ilk yarıdaki ritmi yakalayabilseydi, o enerjik ve neşeli his bu kısımda da etrafımızı sarsaydı diye düşünüyorsunuz. Buna rağmen başarılı bir ilk kitaptı. Serisinin diğer kitaplarının çizgiyi yukarı taşıyabileceğine inanıyorum. Dili oldukça yalın, sadece yazar tarafından döneme ilişkin üretilmiş bileşik kelimeleri okumak biraz zor olabilir, ama zamanla gözünüz alışıyor zaten. Akıcı bir anlatımı var. Karakter ağzından yazıldığı için kitaba biraz daha fazla kapılıyorsunuz. Bilim kurgu seven herkese şiddetle öneriyorum.
Edebiyat
Tüm Sistemler ÇöktüMartha Wells · İthaki Yayınları · 2019919 okunma