Okurken içinde kayboldum.Kitap o kadar kendine çekiyor ki karakterlerle birlikte sen de sürükleniyorsun.O kadar kapıldım ki kitaba hislerimi tarif edemiyorum.Kitapta ki her söz o kadar değerliydi ki,belliydi hiç bir kelime boşuna yazılmamış.Her harfin anlamı vardı.
Ve sonu...
Kitabın sonu içinde kaldı ve gerçekten de kaçamadım,kaçamadık hala orada sıkışıp kalmış haldeyiz.
Okuyun pişman olmazsınız.
Düello sahnesi,kozlarını paylaşmaları kitabın en güzel yeriydi bence ve bir çok anlam barındırıyordu içinde.Sevgi o kadar güzel işlenmiş ki,aslında bu hayatta ki tek çözümümüz...Hepimizin içinde bir Voldemort ve Harry barınıyor seçimde bizim elimizde...Asla okumaya doyamayacağım.
İzlemeye ve okumaya asla doyamadığım bir seri.Ne zaman mutsuz olsam soluğu bu seride alıyorum adeta detoksum beni mutsuzluktan arındırıp keyfimi yerine getiriyor.
Birinci kitaba göre daha iyi buldum.Konu cinsellikten çok duygusallığa çekilmiş ve aşkı barındırmaya başlamış.Christian'ın dönüşümü kitaba olgunluk katmış.Aşkı için kendini değiştirmeye çalışması,kendi karakterinden ödün vermesi çok hoştu.Ana ve Chris arasında ki duvarların yavaş yavaş yıkılmasını ve birbirlerine bağlanmalarını sağladı.Çoğu insan bu seriyi duyduğunda akıllarına cinsellik geliyor ama benim, sevdiği kadın için kendinden vazgeçebilen bir adam geliyor ki Chris'in Ana sırf onu terketmesin diye onun önünde eğilip itaat etmesi de bunu kanıtlayan en güzel örnekti ve bence kitabın en iyi sahnesiydi.Okumanızı tavsiye ederim ama okurken fiziksele değil duygusallığa yoğunlaşın derim asıl olay orada başlıyor...
Canım Alaska benim için her zaman özel olmuştur.''Büyük Belki''ye doğru çıkılan yolculukta Alaska'nın karanlığına kapılıp bizi adeta sürüklemesine izin veriyoruz...