“Sen kendini ne kadar anladıysan, başkalarını da o kadar anlarsın. Kendi aklının sınırlarını aşamazsın. Kim olduğunu anlamak istediğin her insanda, kendinde ne kadarını anladıysan o kadarını anlarsın. Yok, illa başkalarını anlayacağım diyorsan, önce kendini unutacaksın.”
“Bir gün benden adalet dağıtmam istense kasılır kalırım. Bilemem haklı kim haksız kim. Doğru ne, yanlış ne. İyi nerede, kötü nerede? Bunları bilmemek benim en vahşi hikayem.”
“Ya da düşünmek artık hapishanedeki faredir, bir hücreden diğerine geçmek için boruları, kablo yuvalarını kullanan, kabloları, alçıları kemiren, fare tuzaklarından, ilaçlı yiyeceklerden kaçmaya çalışan faredir.”
“ Belki de, diyorum, bugün düşünmek bir çöplüğün içine dalmaktır, çöpte eşelenmek, çöpleri ellerinle karıştırmak, hatta burnunla koklamak, bir şeyi -ama neyi?- bulup çıkarmaya çalışmaktır.