bu toplumsal ve ekonomik haksızlıklar arasında bir öğretmen olarak beni en çok perişan eden, eğitimde fırsat eşitsizlikleridir. bir çocuğun eğitimi, annesinin babasının ekonomik durumuna bağlı olmamalıdır. oysa şimdi bir ailenin parası varsa, çocuğunu nasıl olsa okutuyor. çocuk pek akıllı sayılmasa da, onu okutuyor, meslek sahibi ediyor. doğal yetenekleri açısından sıradan bir elektrik tamircisi olacak biri, ailesinin parası sayesinde yüksek elektrik mühendisi oluyor. boyuna özel üniversiteler açıldığı için, eğitimde eşitsizlik ayyuka çıkacaktır bunlardan böyle.
çağımıza uymak zorundayız palavrasına da hiç mi hiç inanmıyorum. eğer yaşadığım için en yüce ideali köşeyi dönmekse; eğer yaşadığım çağ toplumsal adaletsizlik üstüne kuruluysa; eğer yaşadığım çağ inandığım her şeyi yadsıyorsa; eğer yaşadığım çağa bayağılık ve çirkinlik egemense ben böyle bir çağa neden ayak uydurmak zorunda kalayım? tam tersine baş kaldırırım, direnirim böyle çağa karşı.
kime sordumsa seni doğru cevap vermediler.
kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus dediler
künyeni aşmak için partiye ettim telefon;
bizdeki kayda göre şimdi mebus dediler.