Irmak Demir

Irmak Demir
@irmmakdemir
kitaplar, içimizdeki çığlıkları sevecenle karşılayan müthiş yardımcılar.. Ve onlar, iyi ki varlar
Puan vermedi·352 syf.··
2023 11. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2023 00:53
Yılın son günlerinde ben bir kitap bitirdim, 1984.. Defalarca yarım bıraktım, aylarca hatta yıllarca erteledim ve kaçtığım o kitabı bugün bitirdim. Müthiş bir distopya eseri. Bilmiyorum her kitap okuduktan sonra bir boşluk oluyor içimde. Son cümleyi son paragrafı defalarca defalarca okuyorum. Bugün yine aynısı oldu. Sevgi.. çok başka çok fazla insanın içini ısıtan bir şey böyle olmamalıydı. Parti bu kadar kontrolü elinde barındırmamalı. Nefes nefese kaldım bitirdikten sonra. Winston'un bir farkı vardı o insanlardan o da onların arasına karışmamalıydı. Hayır inanmak istemiyorum zihnimizi kimse yönetemez. Winston çok acı çekti ama başarmanın bir yolu olmalıydı.Bir çıkış yolu bir kaçış yolu.. İnandığını, bildiğini, zihnini, aşkını, sevgisini elinden almamalıydılar. Winston umuttu, Winston ışıktı, köle olmuş koyun olmuş toplumda o ışıktı, parlayan tek yıldızdı. Kabullenmek istemiyorum. Hayır hiçbir güç sevenleri ayıramaz. Aşk her zaman var, var olacak. Zorla yaptırılan, işkence ettirilerek yapılan dayatmalar yüzünden söylendi bazı şeyler. (101 numaralı oda) Zorla dayatıldıktan sonra söylenen sözler sizin yüzünüzden onlar sadece sanı, siz öyle biliyorsunuz. Zorla dayatılan şeylere sen yaptın, sen söyledin sen düşündün diyemezsiniz. Onlar sizin düşünceleriniz. Hayır aşk var aşk her zaman vardı. 2+2=4 eder Gördüklerimiz unutturulamaz. Zihin kontrol edilemez George Orwell şaşırtmıyor mükemmel
1K
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayat ne tuhaf…
Puan vermedi·331 syf.··
2023 9. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2023 22:47
uzun süre boyunca okuduğum kitaplardan biriydi. bitirmesi çok uzun sürdü. okurken o kadar sıkıldım, o kadar bunaldım ki sadece bitirmek için okuyordum ama sonunda hissettiğim duygu o kadar karmakarışık ve tuhaftı ki bazı kitapların sonu çok etkileyici oluyor kişiye bağlı bu durum tabi. aslında öyle aman aman bir sonu yoktu alışkın olduğumuz sonlardandı ama sürekli aynı monotona, aynı duyguya, aynı çaresizliğe o kadar alışıyorsunuz ki burdan daha dönüş olmaz diyorsunuz sonra pat bambaşka bir duygu geliyor birden karşınıza. tüm toplumun bir anda kör olduğunu ve bunun doğuracak sonuçlarını ele alıyor yazar. hayatımızda alıştığımız aslında şah damarımız olan gözümüzün yüceliği o kadar güzel betimlemelerle, olaylarla anlatmış ki her okuduğumda gözlerimi düşündüm ben de. gözlerimiz meğer ne kıymetli, sahip olduğumuz ne büyük nimetmiş diyoruz kitabı okuduğumuzda. ayrıca kadınlarla ilgili öyle güzel noktalara değinmiş ki yazar. kitapta en hoşuma giden ve beni sevdiren kısmı da tüm toplumun kör olduğu bir salgında tek kör olmayan kişinin doktorun karısı olması, bir kadın olması. bu kadın; öyle dik duruşlu, öyle güçlü bir kadındı ki okuduğum kitaplardaki en muhteşem kadındı diyebilirim. o sorumluluğun altından kalkmak öyle herkesin baş edeceği bir durum değilken ismini sadece doktorun karısı olarak bildiğimiz kadının mükemmel bir şekilde altından kalkması takdire şayan bir şey. ben okurken hep şunu düşündüm: böyle bir salgında güçlü, iyi niyetli, sorumluluk sahibi birinin bunun üstesinden gelmesi gerekiyordu insanlara umudu sağlayacak, onlara güzel yarınlardan bahsedecek bir rehber gerekiyordu ve bunu sağlayan kişinin sadece doktorun karısı olduğu için bu yükün ona verildiğini düşündüm. kitaptaki tuhaf ayrıntı da kimsenin bir adı olmaması, herkesin betimlemelerden ibaret
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
istediği de buydu: yaşamak!
10/10
·192 syf.··
2023 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2023 00:32
José Mauro de Vasconcelos yine mükemmel ötesi bir kitapla gelmiş karşıma.. şeker portakalıyla tanıdım kendisini ve bu okuduğum ikinci kitabı. tek kelimeyle muhteşem, ben bayıldım. o susuzluk sorununu ben de içime yayıla yayıla hissettim. Chicao adlı kahramanımızın yaşadığı sıkıntılardan bahsediyor. takdir ettiğim bir nokta var kahramanda: umudu hep çok yüksek. yaşamalı insan, bu hayat yaşanmalı felsefesiyle mutsuz olmadığı yerde durmak istemiyor. ait olduğu çok sevdiği yer dahi olsa daha iyi yerlerde olmak için, daha iyi yaşayabilmek için, daha mutlu olabilmek için, hayata tutunmak istediği için çok uğraşıyor. hayata olan bu umudu eminim ki okuyan herkesi etkileyecek. kızdığım ve onu maalesef kötü etkileyen özelliği de: ün yakaladıktan sonra, ününün arkasına geçip kendini daha iyi gösterme, kendini kanıtlama, ve bir süre sonra insanlara en iyisi benim, göreceksiniz düşüncesiyle yazgısını kendi elleriyle yazmış olması. insanız, kendimize güvenmezsek hiçbir konuda başarılı olamayız ama kendimizi başkalarına kanıtlamak için, gösteriş için, şov için tehlikeli sularda yüzmemiz boğulmamıza sebep olabilir. Chicao, çok güçlüsün gencecik yaşında neleri feda ettin ama keşke gücünü hep hayata tutunmak için harcasaydın, kendini en iyi göstermeye çalışıp , bakın ben en güçlüsüyüm göreceksiniz diye ispatlamaya çalışarak değil. o kadar çektiğin cefanın sonu böyle olmamalıydı.. kitapta alttan verilmiş o kadar çok mesaj var ki.. iyi ki okumuşum çok şey kattı bana keyifli okumalar
Edebiyat
Kardeşim Rüzgar Kardeşim DenizJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 20212,857 okunma
+Hasan! Getir onu. -Bin tane iste, senin için yakalayayım.
10/10
·424 syf.··
2022 32. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2022 00:22
spoi içerir! Emir ve Hasan: Kabil'in sultanları. kitabı bitirdikten sonra ağır bir psikolojik buhran içerisine girdim. ne hissetmem gerektiği hakkında upuzun düşüncelere girdim. Sözcüğe nasıl gireyim kimden gireyim hangi olaydan hangi karakterden bahsederek devam etmem gerektiğini bilmiyorum. yalnız bildiğim sevgisiz büyümenin bir çocuğu ne kadar zorbalaştırdığını tekrar gördüğüm oldu. çocuklar açtır, sevgiye, ilgiye, başlarının okşanmasına, ona değer veren birilerini görmeye açtır onlar. onları olmasını istediğimiz kişiler olarak düşünmemeliyiz. onları öyle olduğu için sevmeliyiz. çünkü onların kalplerinde azıcık hissettirdiğimiz değersizlik, onları istemediğimiz şeylere sürükleyebilir. Emir.. okurken çok kızdığım anlam veremediğim bir çocuktu oysa. annesiz büyümüş, babasının sevgisini kazanmak için küçücük aklıyla bir sürü oyun oynamış, ve daha tehlikeli iftira atmak, yalan söylemek gibi çok tehlikeli işlere kalkışmış. öyle işler ki bunlar, bedelinin ağır ödeneceği işler. o, bunları yaparak onu çok seven, hatta en çok değerini hissettiği kişiden uzaklaştı, ayrıldı ve onun için her şeyi göze alan cesur, arkadaşını, kardeşini kaybetti. giderken bile gözlerinin içine bakamadan son kez yağmurlu günde camdan izleyerek veda etti kardeşine. Hasan... işte oydu onu en çok seven kardeşi, dostu arkadaşı. iyi ki tanımışım seni hasan. seni öyle çok sevdim ki. seninle ilgili okuduğum her yaprağı göz yaşlarına boğdum. senin kadar sadakatli, sevdiğine değer vereni görmedim. sana ihanet eden arkadaşına bile aynı gözlerle bakmaya devam ettin sen. ona çok kırılsan bile sana defalarca zarar verse bile birlikte geçirdiğiniz güzel günlerin hatrına hiç küsmedin ona. sana defalarca nar atıp yüzünü üstünü kan renginde bıraktığında bana at hadi at Allah'ın cezası dediğinde dahi dönüp
Edebiyat
Uçurtma Avcısı (Midi Boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2021192,5bin okunma
incelemeden ziyade duygu aktarımı..
Puan vermedi·160 syf.··
2022 31. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2022 00:20
Kitabı bitirdikten sonra nasıl bir duygu içerisine girdiğimi ne hissetmem gerektiğini bilmiyorum. "Ben bir insandım." diyor Nergis. Sadece kendisi insanmış gibi davranan ırkçı insanlara sesleniyor: "Ben bir insandım. benim de 46 kromozomum var. benim de bir ağzım, iki gözüm, iki kulağım var. Benim de duygularım var. Bizim de, hepinizde olduğu gibi bizim de insanlara ait özelliklerimiz var ama neden bir köpeğe gösterilen veya bir ata, bir silaha gösterilen sevgi, değer kadar azıcık bazı duygular bize de hissettirilmiyor." diye haykırmak istedi ama sesini duyuramayan Nergis boşluklara bıraktı kendini. Meleknaz, Zilan ve Nergis ve adı geçmeyen ama onlar gibi binlerce ezidi kadın sırf dinlerinden, inançlarından dolayı köylerinden kaçırılıp köle pazarlarında satılıyor ve bir paket sigara uğruna acımasızca tecavüz ediliyor, her yeri kan içinde kalana kadar şiddete tabi tutuluyor. Müslümanlığı kullanarak insanları uzaklaştıran, insanlara bu şekilde muamele edenlerin vay haline! Ve ona yardım etmek isteyen hatta bu uğurda Meleknaz'a tüm saflığıyla tüm merhametiyle, tüm kalbiyle sevdalanan, insanlığın simgesi olan, mazlumlara kucak açmaya çalışan, yaralarını sarmak için tüm gücünü kullanan Müslümanların incisi Hüseyin'in başına gelmeyen kalmıyor tabi. Sırf insanı insan gördüğü için ve daha da ötesi ona sevdalanıp onunla evlenmek istediği için önce Mardin'de silahlar altında tutuluyor, sonra Amerika'da sırf müslüman olduğu için öldürülüyor. Ve bu kirli dünya bir temiz kalbi daha kaybediyor. Hikâyeyi onun ağzından dinlediğimiz İbrahim ise çok sonradan Meleknaz'ı buluyor ve onu sahiplenmek istiyor, kör bebeğini (tecavüzlerden sonra doğan) tedavi etmek istiyor. Ve o da Hüseyinleşip bir Meleknaz'a sevdalanıyor. Belki de arkadaşının emanetine sahip çıkmak istiyor. Her pazar cafede
Edebiyat
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,8bin okunma