R.N. İrukin

Ekonomik ve siyasal sömürünün ya da umursanmamanın diğer biçimleri dünya üzerinde o kadar yaygındı ki UNICEF 1982 yılında geçen yıl süresince her bir gün 40.000’den fazla çocuğun yetersiz beslenme ya da önlenebilir hastalıklar nedeniyle öldüğünü tahmin etmektedir, o sene içinde ölen çocukların sayısı 14 milyonun üzerinde bir toplamla tamamen şok edicidir. Eğer gereksiz yere her yıl 14 milyon çocuk ölümü yeteri kadar uyarıcı değilse, o zaman 1990 yılında ölüm oranının aynı kalmasını düşünün ve bu rakam önlenebilir hastalıklar veya açlıktan ölen yetişkinler hariç sadece çocukları içermektedir ve hastalıklar yüzünden yaşamları kısalacak olan bu sayının altı katı kadar çocuğa da değinmemekteyiz.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünya üzerindeki sıradan insanların yöneticilerinin bencilliğinden hayıflandıklarını yazması ve yöneticilerin de karşılığında kuralsız kitlelerin nankörlüğü ve yönetilemezliği hakkında şikayette bulunması şaşırtıcı değildir. Azınlığın zenginliğinin, çoğunluğun harcanmasında olması insanlığın bitmeyen bir endişesidir.
Dehşete düşürücü diğer bir örnek Papua Yeni Gine dağlık bölgesi olan Fore’den gelmektedir. Bu bölgede erkekler hayvan etlerine erişim konusunda tekeldir, kadınlar ve çocuklar ise beslenmelerini ölü akrabalarının etlerini yiyerek sağlıyordu. Sonuç olarak kadınlar ve çocuklar, yamyamlıktan kaynaklanan virüslerin yavaş yavaş ilerlediği ölümcül bir sinir hastalığı olan Kuru’ya yakalanıyordu.27 Erkeklerin kadınlara kaliteli besinleri vermeyi reddettiği bu ve benzer toplumlarda erkekler dinsel ideolojiye, tabulara veya kadınların sağlığına değinerek bu eylemlerini haklı çıkarmaya çalışmış ama genellikle ortada haklılık payı olmamış, bunun yerine sadece kadınların refahını düşünmeyen ve kendi üstünlüklerinin bariz bir göstergesini sunmuşlardır. Bu aynı duyarsızlık bazen ayak bağlama, kadın sünneti, kız kardeşlerin fuhuş için satılması, toplu tecavüz ve kadın dövmek gibi uygulamaları desteklemektedir.
Adaptiflik bakımından vahşi hayvanlara işkence etme uygulamasından açıklaması daha zor olan Inuitlerin vahşiliği; artık değerli olmayan kızak köpeklerini cezalandırmalarıdır. Belki de ekonomik açıdan önemli olduklarından dolayı köpeklere genellikle kötü muamele yapılmıyordu fakat bazen erkekler köpekleri kırbaçlıyor ya da tekmeliyordu ve eğer bir köpek yaralanmışsa bu yüzden kızak üzerindeki yükü çekemez, “merhametsizce dövülür” ve açlıktan ölmeye bırakılırdı.15 Topal bir köpeği geride bırakmanın bir açıklaması olabilir fakat neden merhametsizce dövülsün ki? Inuitler bu konuda eşsiz değillerdi. Avcılık için köpeklere bağlı olmalarına rağmen Mbutiler, Calin Turnbull’a göre “…köpekleri doğdukları günden öldükleri güne kadar merhametsizce tekmelerdi.”16 Turnbull bu tarz bir davranışın Mbuti için neden adaptif olduğunu açıklamamaktadır. Aslında Turnbull, Mbutilerin kahredici acı çeken yaralı hayvanları izlemekten aldıkları haz konusunda şaşkına dönmüş ve dehşete düşmüştür. Şiddetin ortaya çıkması gibi evcil hayvanlara yapılan işkence uygulaması, insanlar bunu yapmaktan zevk alıyor diye adaptif olarak düşünülmemelidir. Örneğin, Peruvian Amazonu’nun Machiguenga yerlileri arasındaki erkekler özellikle savaşçı veya agresif değildi ve Machiguengalı kadınlar ve çocuklar farklı şiddet türlerine nadiren maruz kalmıştır ama Machiguengalı erkekler bazen av köpeklerine şefkatsiz bir eziyet biçimiyle davranmıştır. Michael Baksh’a göre bu insanlar köpeklerinin ağzına acı biber sürmüş ve yutmaya zorlamışlardır, “…köpekleri ava hazırlamaktan çok onların acı içinde kıvranmasını, deli şekilde sağa sola koşmalarını, ulumalarını izlemekten keyif almışlardır.”
Chagnon’nun aktardığına göre bir kadın hamile olduğunu fark ettiği andan sütten kesildiği ana kadar kocasıyla cinsel ilişkiye girmesi yasaklanmıştır. Uzun süre boyunca cinsel ilişkiye girmemeye katlanmak yerine bazı genç çiftler bebeklerini öldürme yoluna gitmeyi tercih etmiştir.