İrem

7/10
Gogol'un Fayton ismiyle de yayımlanan kısa realist öyküsü. Esere birkaç farklı açıdan yaklaşabiliriz. Rus realist döneminde ele alacak olursak, öykü sınıflar arası gösteriş merakını ve bu merak sonucu düşülen komik durumu yalın bir dille anlatır. Gogol bu eserinde de mizahı ve hicvi bir arada kullanmıştır fakat bu eleştiri diğer eserlerinin gerisinde kalacak kadar hızlı biter. Rus realist dönem çerçevesinde bakınca eser amacını gerçekleştirir, diğer realist yazalara ön ayak olur. Rus toplumu açısından baktığımızda evet yine işlevseldir, toplumda var olan düşüklükleri hızlıca eleştirir ve biter. Okur gözüyle baktığımızda ise eser işlevini değiştirir, artık ne Rus toplumu anlamak için okunacak kadar derin ne de realist gelişimi görmemize olanak sağlayacak kadar yoğundur. Eser bize hepsine şöyle bir göz attırır ve biter. Günümüzde kazandığı anlam daha çok yazarı tanımak içindir. Bu açıdan okumak isteyenlere öneririm. Gogol realizmin öncüsü, o kapıyı ardına kadar açan isimdir. Onu tanımak için diğer Petersburg hikayeleri gibi bu hikaye de okunmalı. Rus edebiyatına ilgisi olan okurlar için de öneririm çünkü bu eser Dostoyevki'nin başka bir eserine de ilham verir. Özellikle Dostoyevski'nin Gogol ile yaklaştığı yerleri görmek Suç ve Ceza felsefesini anlamak için önemlidir. Öte yandan Rus edebiyatına ilgisi tanınmış kitaplarla sınırlı olan Gogol'e ve bu edebiyata özel bir ilgisi olmayan okurlar için gözden çıkarılabilecek bir eser.
FaytonNikolay Gogol · B-T Yayınevi · 2011955 okunma
Reklam
7/10
·181 syf.··
2025 24. kitabı
Benim için Ebedi Koca, Dostoyevski’nin kendini en net aktardığı eserlerden biridir. Bunun nedenine geçmeden önce kısaca konuya değinmek istiyorum. Eserin baş kahramanı Velchaninov, geçmişte evli bir kadınla aşk yaşayan ve bundan dolayı pişmanlık duymayan bir adamdır. Kahramanımız bu ilişkiden yıllar sonra sevgilisinin kocası Pavloviç'in kendine ulaşmasıyla büyük bir gerçeği öğrenir ve hayatına bu gerçek doğrultusunda yön vermeye karar verir. Velchaninov’un gözünde Pavel Pavloviç alkolik ve başka bir insanın varlığına bağlı olarak yaşayan bir ‘’ebedi koca’’dır. Öte yandan karakter, kendi yanlışlarının da farkına varmaya başlamıştır. Eser bu iki karakterin çatışması üzerinden birçok duyguyu gözler önüne serer. Dostoyevski’yi yakından tanıyan okurlar bilir ki yazar her eserine kendinden büyük bir parça ekler ve bunu diğer yazarlardan daha net bir şekilde yapar. Ebedi Koca da bu yönüyle tam bir Dostoyevski kitabı çünkü eserde yer alan aile, Dostoyevski’nin bir yazı yanında geçirdiği İvanov ailesinin yansımasıdır. Öte yandan Velchaninov’un kişiliğinde de Dostoyevski’yle ve yazarın diğer karakterleriyle kesişen birçok nokta mevcuttur. Bu açıdan kitap benim için yazarın kendi tarzını ustalıkla aktardığı bir eserdi. Başka bir açıdan baktığımızda ise Dostoyevski’nin eserlerinde ‘’ruhsal temizlenme’’ vurgusu dikkat çeker. Karakter kimi zaman sistemin kimi zaman da kendi ruhunun kurbanı olarak kötü bir işe bulaşmıştır ve karşısına çıkan kişi karakterin hayatını değiştirerek onun ruhunu saflaştırır. Ebedi Koca’da da bu saflaşma hali dikkat çekiciydi. Başka bir karakter üzerinden gidelim. Pavloviç ruhsal olarak çok zayıf bir karakter fakat bu zayıflık yara almışlıktan ziyade tercih edilen bir karakter yoksunluğu olarak karşımıza çıkıyor. Bu açıdan da Pavloviç’i Karamazov
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Araf Yayıncılık · 20123,533 okunma
7/10
Gogol'ün ilk eserlerinde yazarın içinden geldiği kültürü; Ukrayna taşrasının izlerini görürüz. Bu eserlerinde yazar fantastik halk anlatılarını günlük yaşamla birlikte aktarır ve bu öykülerin çoğunda romantik bir hava hakimdir. (Dikanda, Viy, Mayıs Gecesi...) Yazarın Petersburg Öyküleri ismiyle derlenen öykülerinde ise (Burun, Palto, Fayton, Bir Delinin Hatıra Defteri...) Ukrayna teması yerini Petersburg gerçekçiliğine bırakır. Geçim derdi, toplumsal aksaklıklar, sınıflar arası acımasızlık ve bunun gibi birçok Petersburg gerçeği yazarımızın öykülerinde yeniden hayat bulur. Yine yazarımızın ilk eserlerine dönelim. Mistik Slav anlatılarında taşrada hurafelerle ve korkularla yaşayan insanları görüyorduk. Yine bir korku ve ruhsal sıkıntı vardı, Petersburg'ta ise bu ruhsal sıkıntı, gösterişli başkent yaşamının içindeki küçük insanın ezilmişliği ile karşımıza çıkıyor. Bu ezilmişlik karmaşık Rus bürokrasisinin ve üst sınıftan insanların kibri ile kimi zaman akli dengesini yitirme konusuyla (Bir Delinin Hatıra Defteri) kimi zaman da küçük insanın küçük amacı (Palto) ile öyküye dönüşüyor. En fantastik Petersburg öyküsü olan Burun'da bile yazar Petersburg gerçeğinden besleniyor. Burun imgesi Gogol'ün kaleminde gösterişi temsil etmektedir. Kendini beğenen memurun burnunu kaybetmesi ise onun toplumda gerileyen statüsünü gözler önüne serer ve bu durum Gogol'ün alaycı mizahı ile mükemmel bir hiciv fırsatına dönüşür. Petersburg Öyküleri benim için Gogol gerçekçiliğinin ve Gogol tarzı mizahi hicvin en net ve en güzel örnekleri diyebilirim. Bu eserlerin çoğunun tek basımı da mevcut. Gerek o şekilde gerekse bu derleme ile Rus edebiyatına gerçekçi pencereden bakmak isteyen okurlara her zaman; özel olarak Gogol'ü tanımak isteyen okurlara ise yazarın ilk dönem eserlerinden sonra öneririm.
BurunNikolay Gogol · Tutku Yayınevi · 20177,1bin okunma
10/10
·80 syf.··
2025 30. kitabı
Rus – Japon savaşında bütün kahramanlık öykülerinden azade gerçek bir savaş öyküsü, daha doğrusu savaşan insanın gerçek öyküsü. Savaşan insanı; inandığı değer uğruna can veren o kişiyi yüceltmek isterken fark etmeden savaşı yüceltiriz. Onun savaş anında ne düşündüğünü; burnuna ceset kokuları gelirken ve uzun zamandır doğru düzgün bir yatakta uyumamışken dakikalar sonra ölümle yüzleşecek olmanın korkusunu içinde ne hissettiğini anlamayız. Bunu anlamak, düşünmek de istemeyiz. Belki de bu yüzden insanlık ilk çağlardan beri savaşmaktan vazgeçmez. Bu eserde ise bir gerçek var, savaş anındaki o an var. Bizim düşünmekten kaçtığımız o an. Savaş anında bu yıkımın gerçek nedenini sorgularken bunun yalnızca çılgınlık olduğunu fark etmek ve bu anlamsızlığın içinde delirmek. Dışardan normal görünen ve herkes tarafından kahraman olarak anılacak insanlar savaşın delilik olduğunu fark edince akıllarını kaybeder ve dünya onlara kocaman kırmızı bir kahkaha ile gülmeye başlar. Gerçek deliliği fark ettiği için delirmek, muazzam bir mesaj. Eseri yazarla birlikte ele aldığımızda karşımıza başka bir şey çıkıyor. Çok yetenekli bir yazar fakat yazma konusunda bazı sıkıntıları var. Taslaklar, yazma kararsızlığı, erken bitmiş ömür… L.N. Andreyev’in ilk dönemlerde Gorki tarafından desteklendiğini görüyoruz fakat yazarın devrim karşıtlığı bu desteğin sönmesine neden olmuş olabilir. Yazarın bütün eserlerine ulaşamıyoruz, birkaç eserini de dilimize yeni yeni çevriliyor fakat çoğunun taslak halinde kaldığını ve aslında büyük bir yazarın harcandığını rahatlıkla söyleyebilirim. Bu eseri okuyan çoğu insan kurgunun karmaşıklığını ve eserdeki giriş bölümü eksiğini fark edecektir. Kapağı açar açmaz gelişme bölümüne geçeriz ve bu bölüm aslında ustaca ilerler fakat karakterimiz ruhsal çatışmasına yeni
Kızıl KahkahaLeonid Andreyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20257,8bin okunma
7/10
·152 syf.··
2025 12. kitabı
Akıcı, yalın, kolay anlaşılır bir kitaptı. Mata Hari'nin farklı bir yaşamı var bu tarz yaşamlara ilgi duyan okurlara kesinlikle tavsiye ederim. Yazarın yetkinliğini aktardığı güzel bir eser. Özel ilgi duymayan okurlara ise ne kesinlikle okumalı ne de asla okunmamalı diyebileceğim bir eser. Beni Mata Hari'ye dair daha fazla araştırma yapmaya yönlendirdi. Bu açıdan da güzel bir kitaptı. Spoiler "Zelle, günümüzde sıklıkla rastladığımız tehlikeli tür kadınlardandır. Farklı dillerde kendini kolayca ifade edebilmesi, her meslekten tanıdıkları, dost meclisine sızma konusundaki mahareti, zarafeti, zekası, ahlak kurallarını hiçe sayması, bütün bunlar ona makul bir şüpheli gözüyle bakmamıza sebep olmakta" (s.131) Kitap çok akıcıydı, bir sonraki sayfaya geçme arzusunu kaybetmeden zevkle okudum. Mata Hari içinse ne yazacağımı tam olarak bilemiyorum. Bu kitaptan önce zamanın ötesinde yaşayan cesur casus kadın olarak görüyordum. Ama hakkında yazılanlarla kitaptaki ifadeler çelişiyor. Belki de bu yüzden kitabı pek sevemedim. Davadan yıllar sonra savcı casusluğu hakkında "deliller bir kediyi mahkum etmek için bile yetersizdi" diyor. Kitap boyunca Mata Hari de casus olmadığını, masum olduğunu savunuyor. Benim için casus olması, kendi anlattığı Mata Hari'den çok daha saygın ve davası olan cesur kadın rolüne girmesine neden olacaktı. Mata Hari mektuplarda kendini anlattıkça karşımda şöhrete ulaşmak ve onu elinde tutmak için bedenini güçlü erkeklere sunmakla övünen özgürlük ile teşhirciliği karıştırmış bir kadın buldum. Beni en çok hayal kırıklığına uğratan da bu oldu. Kitabın başında kendi de çok fazla yalan söylediğini söylüyor, kitabın sonunda avukatı da aynı şekilde kendi hayatına dair yalan hikayeler uydurma takıntın olmasa mahkeme sana inanırdı diyor. Bunu öğrenince Mata Hari'nin
CasusPaulo Coelho · Can Yayınları · 20166,9bin okunma
Reklam